Doğu Türkistanlılar sessiz bir soykırımdan geçerken dünya toplumları ise sessizliğini korumaya devam ediyor. Günümüzde her ne kadar bu konuda farkındalık artsada ne yazık ki bu yeterli bir seviye de olamıyor. Öte yandan bu hassas konu ‘Batının kışkırtması’ gibi bazı eleştirilere de maruz kalıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan S.K. ise “Bu tamamen insanların sorumluluk alanından kaçmak için, mesuliyetlerini yok saymak için vicdan rahatlatmak amacıyla söylenen sözlerden ibaret.” ifadesinde bulunuyor.

Gelin orada yaşananları tüm yönleriyle, 20 yaşına kadar Doğu Türkistan’da yaşamış S.K.’dan dinleyelim.

“SÜREKLİ SÖZLÜ TACİZE UĞRADIM”

20 yaşına gelinceye kadar Doğu Türkistan’da yaşamını sürdüren S.K. burada yaşadığı zorlukları, “İlkokuldan liseye kadar sürekli ayrımcılığa maruz kaldım. Çinli öğretmenlerim tarafından sürekli sözlü tacize uğradım ve bu nedenle birçok kez kavga edip okuldan atıldım. İnancımın gereksinimlerini, kültürümün değerlerini yaşatmama ve yaşamama izin verilmedi.” İfadeleriyle anlattı.

“2017’DEN İTİBAREN KİMSEYLE İLETİŞİM KURAMADIM”

Vatanından ayrılarak Türkiye’ye geldiğini aktaran S.K., ne yazık ki bazı aile mensuplarını geride bırakmak zorunda kalmış.

Japonya'da et yiyen STSS bakterisi vaka sayısı artıyor! Uzmanlar endişeli: 48 saat içinde ölebilir Japonya'da et yiyen STSS bakterisi vaka sayısı artıyor! Uzmanlar endişeli: 48 saat içinde ölebilir

Aile üyeleriyle bir türlü iletişim sağlayamadığını aktaran S.K. sözlerine şu ifadelerle devam etti:

“Doğu Türkistan’ın Kaşgar şehrinde babamın tarafından yaklaşık 30 aile, annem tarafından da yaklaşık 40 ailem bulunuyor. 2017’den beri kimseyle iletişim kuramadım.”

S.K. ile gerçekleştirdiğimiz röportajın devamında öne çıkan açıklamalar ise şöyle:

SESSİZ SOYKIRIM

“Doğu Türkistan’da insanlık tarihinin en karanlık günleri yaşanıyor. Fakat bu diğer bölgelerdeki gibi açıktan değil, gizliden gizliye yapılıyor. Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk nüfusu sessiz bir soykırımdan geçiyor. Çin’in soykırım politikaları kültürel, ekonomi, din ve soy üzerinde yapılıyor. İnsanların kültürünü yaşatması yasak ve dini vecibeleri yerine getirmeleri suç sayılıyor.”

SOYKIRIM BOYUTU EYLEMLER NE ZAMAN BAŞLADI?

“Aslında soykırım Çin’in 1949 yılında Doğu Türkistan’ı işgal etmesi ile devam ediyordu. Fakat bugünkü boyutlarda değildi. Ancak peyderpey büyüyerek ve artarak devam etti soykırım politikası. En son 2014 yılında temeli atılan 2017 yılında yürürlüğe giren sözde eğitim merkezi özde toplama kampları Doğu Türkistan genelinde faaliyete yani soykırıma geçti. Doğu Türkistan’daki soykırım boyutu bu günlere gelmeden önce yukarda bahsettiğim gibi sessiz bir baskı, insanları korkutarak sindirme politikası, ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerin Çinlileştirilme politikası devam ediyordu.”

ÇİN’İN BU VAHŞİ EYLEMLERİNİN ALTINDA NE YATIYOR

“Çin’in soykırım politikası esasında Türklere ve İslam’a olan kadim düşmanlığından, Doğu Türkistan’ın stratejik ve Çin için vazgeçilemez bir bölge olmasından, toprak üstü ve yer altı zenginliklerinin devasa boyutta olması ve buranın Çin için enerji kaynağı olmasından kaynaklanıyor.”

“DOĞU TÜRKİSTAN STK’LARINI ZORA SOKUYOR”

“Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerde yaşayan Uygur Türkleri anavatanlarında yaşanan Çin’in soykırım ve diğer baskıcı politikalarını dünya kamuoyuna duyurmak için çalışmalar yapıyor. Fakat Türkiye’de ise bu durum biraz faklı. Çünkü Türkiye’nin Çin ile olan ilişkileri Doğu Türkistan STK’larını zora sokuyor. Bu durumda Türk halkının desteği ve isteği önemli. Tıpkı Filistin mevzusunda olduğu gibi Türk halkının hükumet yetkililerine baskı yapması, Doğu Türkistan’da soydaşlarımızın azda olsa nefes almaları için önem arz ediyor.”

NEDEN PASİF KALINIYOR?

Yapılan hak ihlallerine dünyanın bir çözüm üretmemesini ve Müslümanların, Türklerin bu denli pasif kalmasını değerlendiren S.K., “Türk ve Müslüman dünyasının yeteri kadar Çin’i tanımaması ve Uygur Türklerinin yaşadıklarına hala inanmamasında kaynaklanıyor.” açıklamasında bulundu.

AİLE ÜYELERİ REHİN ALINARAK TEHDİT EDİLİYORLAR

Son olarak Çin hükümetinin Türkiye’de ve dünyadaki Uygur Türklerine baskı uyguladığına dair iddialar hakkında da konuşan S.K. iddiaları doğrulayarak, Uygur Türklerinin, geri dönmeleri ve teslim olmaları için tehdit edildiğini ayrıca bazılarının ise ajanlığa zorlandığını bildirdi.

Öte yandan, İspanya merkezli insan hakları örgütü Safeguard Defenders’in konuya ilişkin raporunu da hatırlatan S.K., rapordan edindiği bilgiler kapsamında, Çin hükümeti tarafından Türkiye’de yaşayan Uygur Türklerinin, Doğu Türkistan’da kalmış aile üyelerinin rehin alınarak veya onlar aracılığıyla tehdit edildiğini aktardı.

Kaynak: Özel Haber