Gaziantep’teki Merinos Halı fabrikasında son aylarda işten atmalar arttı. Türkiye’nin en büyük 105. şirketi olan ve 2021’de 5 binden fazla işçinin çalıştığı Merinos Halı’da 1000’e yakın işçi işten atıldı. İşten atmaların süreceği belirtiliyor.

Merinos Halı'nın Gaziantepte'ki fabrikasında salgın döneminde devamlı çalıştırılan işçiler, “durgunluk” bahanesiyle bir bir işten atılmaya başlandı. İşten atılan işçiler, işsizlik maaşı için İŞKUR’a başvurmaya başladı.

Evrensel'in haberine göre son dönemde işten atılan işçilerden biri, “Dışarıdan bakınca işçisine çok iyi bakan bir firma olarak gösteriliyor. Ancak işte bir durgunluk yaşanınca hemen işçiler kapı önüne koyuluyor” dedi.

İŞTEN ATMALARIN DEVAM ETMESİ BEKLENİYOR

Gaziantep’teki Merinos fabrikası son dönemde işten çıkarmaların en yoğun yaşandığı fabrikaların başında geliyor. Son 2 ayda belli aralıklarla işten çıkarmaların olduğunu ancak her çıkarmada da en az 100 işçinin çıkarıldığını belirten Merinos’tan son dönemde işten çıkarılan bir işçi şunları söyledi:

“En az 10 bölüm var. İşten çıkarıldığımda bizim bölümden 5-6 işçi çıkarıldı. Bunu diğer bölümlerde ve 3 vardiya halinde düşünürsek en az 150 işçi yapıyor. Yani bütün bölüm ve vardiyalarda işten çıkarmalar benzer sayılarda oluyordu. Ben çıkarılmadan önce de bu durum oldu yine çokça. Yani belli aralıklarla işçi çıkardılar bu şekilde son aylarda. Ben çıkarıldıktan sonraki dönemde de işten çıakrmaların devam ettiğini ve bunun süreceğini duyuyorum."

İŞ YÜKÜNÜN İŞÇİYE YANSIMASI: DURAN ARABALARA ÇARPMAK

Sektörün ‘dev’ firması Merinos’ta 2021’in çalışan sayısı düşünüldüğünde işçi sayısı yaklaşık yüzde 20 azalmış oldu. Merinos’ta çalışan ya da halihazırda çalışmaya devam eden işçiler, iş yoğunluğunun da diğer fabrikalardan çok fazla olduğunu belirtiyor.

Bir Merinos işçisi, iş yoğunluğunun geldiği noktayı şöyle ifade ediyor: “İş yükü çok ağır. En az 2 işçinin yapması gereken işi 1 işçi yapıyor. Bir makineye bir halfe bakıyor. Başka fabrikalarda bir makineye bir halfe bir telci bakıyor. Tekli sistem çalıştırıyorlar yani. Bu da aslında 2 işçiye para vermeyip 1 işçiyi daha fazla çalıştırmak anlamına geliyor.

Ben mesela iş yoğunluğunun ve yükünün etkisiyle çok kez dışarıda yürürken gidip duran arabalara çarptığımı biliyorum. Ya da oturduğum yerde çay bardağının bir anda elimden kayıp gittiğini çok yaşadım.

"40 YAŞINDAN SONRA ÇALIŞMAK MERİNOS'TA ÇOK ZOR"

 40 yaşından sonra Merinos’ta çalışmak çok zorlaşıyor. O tempoyu o yoğunluğu kaldırmak mümkün olmuyor. Ama Merinos işçilerin ücretini biraz daha yüksek tutunca ‘Helal olsun, işçisine bakan fabrika’ olmuş oluyor. Halbuki iki işçinin işini bir işçiye yaptırmış oluyor. Yani fabrika karını arttırmış oluyor.”

HERKESTEN ÖNCE ZAM VERDİĞİNİ AÇIKLAYAN FİRMA AYNI DÖNEM YÜZLERCE İŞÇİYİ ÇIKARDI

İşten çıkarılan işçilerden bir başkası da salgında neredeyse hiç durmadan çok yoğun bir şekilde çalıştıklarını belirterek, “Salgın sırasında hafta içi, pazar farketmeden devamlı çalıştırıldık. 5-6 ay boyunca böyle çalıştık. 7'li sistem vardı. Sana haftada 1 gün izin veriyor ve o gün hep değişiyordu. Yani pazar tatilimiz araya gitmiş oluyordu. Şu an dokumada normal çalışmaya dönmüştük. Yani pazar günü tatil olarak çalışıyorduk. Ama iplik bölümünde 7'li sistem devam ediyor” dedi.

ÜCRETLERE ZAM GELDİ AMA…

Merinos, haziran ayında henüz asgari ücrete zam yapılmamışken ücretlere temmuz ayından itibaren geçerli olmak üzere yüzde 30 zam yaptığını duyurmuştu. Bu dönemde bir taraftan da fabrikada işten çıkarmalar yaşanıyordu. O dönem işten çıkarılan işçilerden biri bu tabloyu şu şekilde açıklıyor:

Yeşilçam oyuncusundan acı haber: O filmlerle tanınmıştı Yeşilçam oyuncusundan acı haber: O filmlerle tanınmıştı

“Asgari ücret zammı daha açıklanmadan Merinos biz yüzde 30 veriyoruz diye açıklamıştı. Dışarıdan bakınca övülecek hareket ama diğer yandan yüzlerce işçiyi çıkarmaya devam ediyorlardı. Ben de çıkarılmıştım o zaman. Yani biraz işten çıkarmalar çok gün yüzüne çıkmasın diye yapılan bir hareket diye düşünüyorum. Çünkü dışarıdan duyanlar ‘Vay helal olsun’ diyorlardı. Dışarıdan bakınca işçisine çok iyi bakan bir firma olarak gösteriliyor. Ancak işte bir durgunluk yaşanınca hemen işçiler kapı önüne koyuluyor.”

KÂR PATRONA, ZARAR İŞÇİYE

Erdemoğlu Holdinge ait Merinos İSO 500 listesinde 105. sırada bulunuyor. 2021 yılı, yıllık net satışı ise 4 milyarı aşan şirketin 2021 yılında 5 bin 125 işçisi var. Merinos’ta işten çıkarılan işçilere gerekçe olarak küçülmeye gittiği söylenirken, sektörde yaşanan durgunluğun faturası işçilere çıkarıldı. Özellikle halı sektörünün yoğun olduğu Antep’te şu ana kadar binlerce işçi işten çıkarıldı ve sayı her geçen gün artıyor.

BİRTEK-SEN: "PATRONA MİNNET EDEREK GELECEK KURULMAZ"

BİRTEK-SEN Genel Başkanı ve Eski Merinos İşçisi Mehmet Türkmen, “Nasıl ki Ünaldı’da Erdemoğlu iken, Erdemoğlu işçilerinin mücadelesi bütün işçilerin mücadelesini etkilediyse Başpınar’da bu kötü gidişata dur demek için Merinos işçisine büyük sorumluluk düşüyor” dedi.

Merinos’un (Eski adıyla Erdemoğlu) diğer dokuma fabrikalarına göre ortalama 500-1000 lira daha fazla ücret veren bir yer olduğunu belirten Türkmen, “Aynı zamanda Antep’te bu sektör içinde en az işçiyle en çok üretim yapan yer. Yani iş yükünün en ağır olduğu fabrika. Yani fazla verdiği ücretin bedelini, işçi 40-45 yaşına geldiğinde çalışamayacak, bundan sonra aynı işi yapamayacak kadar sağlığını kaybettiği bir hale getiriyor. Bu yüzden bu fazla verilen ücretin anlamı aslında bu” dedi.

2003 yılında Merinos’ta bir halı makinesinde 3 kişinin çalıştığını kaydeden Türkmen, “Her makinede bir kalfa, bir telci bir de arka cağcı olurdu. Sonra bunu 2’ye düşürdüler ve şimdi bire düşürdüler. Başka bir fabrikada 2 kişinin yaptığı işi Merinos’ta bir kişi yapıyor. Ben 2003’te orada çalışıyordum. Bir kalfanın aldığı ücret asgari ücretin tam 4 katıydı. Şu anda en yüksek ücret alan, asgari ücretin en fazla 1.5 katı kadar alabiliyor” dedi.

"ÜNALDI DİRENİŞİ, ÜCRETLERİN YÜKSEK OLMASINI SAĞLADI"

Ücretlerin 2005’e kadar daha yüksek olmasının sebebinin 1996’da yaşanan Ünaldı direnişi olduğunu söyleyen Türkmen, “Aslında dokuma işçileri ücretlerin görece yüksek olmasını buna borçluydu. Ücretler eridi, ücretler ağırlaştı. Fabrika Ünaldı’dayken zam döneminde işçiler ayaklanırdı.

Erdemoğlu fabrikayı Ünaldı dışına taşıyan ilk fabrikadır. Direnerek alınan hakları grev olmadan verirdi. Buna zorlayan Ünaldı’daki işçilerin mücadelesiydi. İşçilerin bunu hatırlaması gerek” ifadelerini kullandı. Düne kadar Merinos işçisinin sahip olduğu ne kadar olumlu hak varsa mücadele eden işçilerin sayesinde olduğunu kaydeden Türkmen, “Bu mücadele gerilediği için şimdi Merinos işçisi 40 yaşına geldiğinde çalışamaz hale geliyor. Posası çıkıyor resmen. İşler biraz kötüye gidince, işler biraz durgunlaşınca binden fazla işçiyi işten atıyor” ifadelerini kullandı.

Türkmen, Merinos işçilerine şöyle seslendi: “İşten atılan bin işçinin arasında 10 yıl-15 yıl Merinos’ta çalışan işçiler var. İşçiye verdiği değer bu. Nasıl ki Ünaldı’da Erdemoğlu iken, Erdemoğlu işçilerinin mücadelesi bütün işçilerin mücadelesini etkilediyse Başpınar’da bu kötü gidişata dur demek için Merinos işçisine büyük sorumluluk düşüyor. Bunun tek yolu var. Merinos işçisi birleşmek ve örgütlenmek zorunda. Hak ettiğimiz ücret bu değil. BİRTEK-SEN olarak Merinos’un bütün Başpınar’ın kaderini değiştirmek için önemli bir yer olduğunu düşünüyoruz. Patronlara minnet ederek, geleceğimizin olmadığını görmemiz gerekiyor.”