Genel Kurul'da Saadet Partisinin "İstanbul'da olası depreme karşı alınacak önlemler", İYİ Parti'nin "Esnaf kredi faiz oranları", DEM Parti'nin "6-8 Ekim olayları" ve CHP'nin "Emniyet teşkilatında görev yapan personelin sorunları"na ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, daha önce yaşanan depremleri anımsatarak, siyaset kurumunun bunlardan gereken dersleri almadığını kaydetti.

“İSTANBUL İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR”

İstanbul'un resmi olarak yaklaşık 20 milyon kişiye ev sahipliği yaptığını aktaran Kaya, "İstanbul için tehlike çanları çalıyor. İstanbul'a bir türlü durdurulamayan iç göç, diğer ülkelerden gelen düzensiz göçmenlerin varlığı, çarpık kentleşmenin doğurduğu sorunlar, trafiğin artık kronik bir soruna dönüşmüş olması, maddi ve manevi açılardan İstanbul'u tehdit etmektedir. İstanbul için adımların hemen atılması gerekir." diye konuştu

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Türkiye'nin ekonomik durumuna değindi.

Türkoğlu, "Ekonomik krizin beraberinde getirdiği çok yönlü sorunları fedakarlıkla aşmaya çalışan esnafımız, bütün bunların yanı sıra bir de kullandığı ticari kredilere istenen ekstra faiz şokuyla karşı karşıya kalmıştır. Bugün esnaf zaten zor durumda, daralan piyasa şartlarıyla birlikte can suyu lazım, esnafa uygun kredi lazım, sen yetmezmiş gibi esnafın omuzuna bir yük daha yüklüyorsun." dedi.

KOBANİ DAVASI KARARLARINI ELEŞTİRDİ

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş ise partisinin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, 6-8 Ekim olaylarının araştırılmasıyla ilgili 10. kez önerge verdiklerini ancak iktidar tarafından önergelerinin reddedildiğini belirtti.

Çözüm sürecindeki gelişmeleri anlatan Beştaş, şunları kaydetti:

"Eğer arkadaşlarımız Kobani kumpas davasından bir tweetle sorumlu tutuluyorsa 15 Temmuz'da yaşanan ölümlerin sorumlusu kimdir? Bunu Türkiye'ye soruyoruz. İktidarı darbeye karşı ölümlerden nasıl sorumlu tutamazsak, Kobani kumpas davasında sivil yüz binlerce insanın katliam tehdidine karşı halkın protestosundan daha meşru hiçbir tepki olamaz."

“BU OLAYLAR DEVLETİMİZİN BEKASINI HEDEF ALAN BİR TERÖR KALKIŞMASIDIR”

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, eleştirilere cevap verdi.

HDP Merkez Yürütme Kurulu ile terör örgütü PKK'nın Kobani olaylarında sokağa çıkma çağrısında bulunduğuna işaret eden Yüksel, şöyle konuştu:

"Bu çağrılar üzerine meydana gelen şiddet olaylarında terör örgütü YPG-PKK yandaşları tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerimiz başta olmak üzere 35 il, 96 ilçe ve 131 yerleşim yerinde barikatlar kurularak yollar kesilmiş, çıkan olaylarda uzun namlulu silah, molotofkokteyli, havai fişek, taş ve sopalarla kamu binalarına, vatandaşlarımızın evlerine, iş yerlerine ve araçlara zarar verilmiştir. Yaşanan olaylarda toplam 37 kişi hayatını kaybetmiş, 761 kişi yaralanmıştır. Diyarbakır'da Kurban Bayramı dolayısıyla yoksullara kurban eti dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ile arkadaşları terörist bir grubun saldırısına uğramaları sonucu linç edilmiş, bu gençlerin cesetlerine işkence yapılmıştır.

Demokrasilerde şiddet çağrısına yer yoktur. Bu olaylar Suriye'deki gelişmeleri bahane eden bölücü örgüt ve unsurları tarafından devletimizin bekasını hedef alan bir terör kalkışmasıdır. Siyasi dava denilerek terör kalkışması sebebiyle vefat eden 37 vatandaşımızın yok sayılarak olayların aklanmaya çalışılması hukuk ve demokrasiye aykırıdır."

Yüksel, Türkiye'nin hukuk ve adalet temelinde hedefine terör örgütlerini alan, vatandaşlarının huzur ve güvenliği konusunda terörle mücadele eden bir devlet olduğunu söyledi.

EMNİYET MENSUPLARI ARASINDA ARTAN İNTİHAR VAKALARINA VURGU YAPTI

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan ise emniyet mensuplarının sorunlarını anlattı.

Türkiye'de en çok intihar olaylarının yaşandığı meslek grupları arasında emniyet mensuplarının geldiğini belirten Bakan, "Hayatının baharında bu mesleğe severek, isteyerek girmiş bir polis memuru neden intihar eder? Peki, emekliliği gelmiş, artık çocuklarının mürüvvetini göreceği yaşta bir emniyet müdürü neden intihar eder? Geçmişte intihar oranı en çok genç polis memurlarındaydı, şimdi genci yaşlısı, son zamanlarda emniyet müdürleri de intihar ediyor." diye konuştu.

TÜRKİYE'DE İNTİHAR ORANI YÜZ BİNDE 15,7

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Veysal Tipioğlu da emniyet teşkilatının çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin insan haklarına ve insan onuruna dayalı yapısını korumakla görevli en temel teşkilatlarından biri olduğunu vurguladı.

Mardin'de korkunç olay! Eşini ve çocuğunu öldüren polis memuru intihar etti Mardin'de korkunç olay! Eşini ve çocuğunu öldüren polis memuru intihar etti

Polis teşkilatına yönelik AK Parti hükümetlerinin yaptığı hizmetlere değinen Tipioğlu, "AK Parti iktidara geldiğinde 189 bin olan personel sayısını ikiye katlayıp araç, ekipman, kullandığı teknoloji ve silahlarla emniyet teşkilatımızı daha aktif, daha etkin, daha rahat hareket edebilen bir teşkilat haline getirdik. Hükümetlerimiz döneminde emniyet teşkilatımız dünya standartlarının üzerine çıkartılmış olup, çoğu ülkelere eğitim verecek seviyeye gelmiştir. Bütün bunlar emniyet personelimizin günlük hayatlarını en iyi şekilde idame ettirebilmeleri, milletimize en güzel şekilde hizmet etmelerini sağlamak için yapılmaktadır ve yapılmaya da devam edecektir." dedi.

İntihar olaylarına ilişkin istatistikler paylaşan Tipioğlu, şunları kaydetti:

"Dünya ülkelerine baktığımızda 2009-2018 yılları arasında Fransa'da yüz binde 34,92, Portekiz'de 19,4, Avustralya'da yüz binde 16,1, ABD'de yüz binde 16, Türkiye'de yüz binde 15,7'dir. Yapılan çalışmalar sonucunda ülkemizde yaşanan polis intiharlarının oranı Avrupa ülkelerinden azdır. Ancak her bir polisimizin canının çok kıymetli olduğunu, tek bir canımızı bile kaybetmeyi kabul etmediğimizi ifade etmek istiyorum."

Ayrı ayrı yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Saadet Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra fahiş fiyat ve stokçuluk cezalarının artırılmasını da içeren Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

Editör: Elif Zülfigaroğlu