İstanbul Esenyurt'taki, Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi'nde özel güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan'ı "sessiz olun" uyarısının ardından bıçaklayarak öldürülmesi üzerine Öz Sağlık İş Sendikası İstanbul 3 No'lu Şube Başkanlığı, Kartal Lütfü Kırdar Şehir Hastanesi önünde basın açıklaması yaptı.

Hayatını kaybeden Tuğrul Okudan.

Yine sağlık yine şiddet! Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi'nde 'sessiz olun' şeklindeki uyarısına sinirlenen hasta yakını, güvenlik görevlisini boynundan bıçakladı. Ağır yaralanan güvenlik görevlisi Tuğrul Okudan hayatını kaybetti.

Asılsız iddialar Devlet Sert'i yıldıramaz! - İşçi Haber

Öz Sağlık İş Sendikası'nı dünden bugüne büyüterek önemli bir konuma getiren Öz Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, gerçekleşen korkunç olaya sessiz kalmadı. İstanbul'da bulunan birçok farklı Hastanenin önünde basın açıklamasını Şube Başkanlarına yaptırarak sağlıkta şiddetin son bulmasını temenni etti.

Kartal Lütfü Kırdar Şehir Hastanesi önünde toplanan Öz Sağlık İş Sendikası 3 No'lu Şube Başkanlığı, basın açıklaması düzenledi.

Öz Sağlık İş Sendikası, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kınayarak, sağlıkta şiddete karşı alınan tedbirlerin artırılmasını talep etti. Kartal Lütfü Kırdar Şehir Hastanesi önünde toplanan Öz Sağlık İş Sendikası 3 No'lu Şube Başkanlığı çeşitli sloganlarla sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti kınadı. 

Burada basın açıklaması yapan Öz Sağlık İş Sendikası 3 No'lu Şube Başkanı Ergin Balekoğlu, kalbinden bıçaklanarak öldürülen güvenlik görevlisine ilişkin basın açıklaması metnini okudu. 

Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli çalışma arkadaşlarımız, 
Dün İstanbul’da canice bir saldırı yapılmış, Esenyurt Devlet  Hastanesi’nde görevli güvenlik görevlisi kardeşimiz Tuğrul Okudan  görevi başında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Şehit kardeşimizin acısı yüreğimizi yakmış, tüm sağlık camiasını derinden yaralamıştır. 

Yakın zamanda sağlıkta şiddete cezayı arttıran ve bu suçu kategorik bir suç olarak tanımlayan düzenleme getirilmişti. Böylesine korkunç olayların yaşanması yaptırımların ağırlaştırılması, tedbirlerin en üst seviyede alınması gerektiğini göstermektedir. Sağlıkta şiddetin kanlı bir vahşet olarak kendini gösterdiği bu olay tüm sağlık kurum ve kuruluşlarının bir an önce sıfır toleranslı alan ilan edilmesi gerekliliğini, hiçbir silah veya suç aletinin bu kurumların bahçelerine bile alınmaması gerektiğini bizlere bir kez daha göstermektedir. 

Can güvenliğinden yoksun bir şekilde sağlık hizmetlerinin yürütülemeyeceği açıktır. 

İş yerlerimiz güvenli olmamasına rağmen özverili bir şekilde çalışıyoruz. Ancak hastaları hayata tutmaya çalışırken kendi hayatını kaybetme endişesi yaşayan sağlık çalışanlarının artık tahammül edecek sabrı kalmamıştır.  

Sağlık hizmeti verirken çalışma ortamlarımızın geldiği bu nokta bizleri üzmektedir. Sağlık çalışanları yoğun iş yükü altında çalışıyor. Özel hastanelerin kârını değil sağlık çalışanları ve hastaların sağlığını mutluluğunu ve güveliğini önceleyen sağlık politikaları istiyoruz.  

Şiddet uygulamayı “hak arama” zanneden hasta ve hasta yakınlarının şiddetini kabul etmiyoruz!  

Artık yeter! şiddete maruz kalmak ve ölmek istemiyoruz. Bu vahşet son bulmak zorunda! Yaşamak ve yaşatmak istiyoruz. Pandemi koşullarında her türlü riski göze alarak çalışmış olan sağlık emekçilerinin yani bizlerin hayatı bu kadar ucuz değildir.

Hastanede bir güvenlik görevlisi canice  katledilebiliyorsa atılması gereken çok adım vardır. Bu mesele sadece sağlık camiasının değil tüm Türkiye’nin meselesidir. Bu cinayet, bu katliam, sözün bittiği bir yerdir. 
Bu nedenle bir kez daha vurguluyoruz; 

Herkes şapkasını önüne koymalı ve gereği için üstüne düşeni yapmalıdır.

Hemşirelere "Çalışmıyorlarsa kırbaçlayın" dedi! Hemşirelere "Çalışmıyorlarsa kırbaçlayın" dedi!

 Artık yeter! 

Sağlıkta şiddete karşı hemen, şimdi, amasız, fakatsız önlem alınsın, şiddet uygulayanlar istisnasız cezalandırılsın. Bizler de Tüm sağlık çalışanları olarak kendimizin ve hastalarımızın sorunlarının çözümü için bir araya gelmeli ve birlikte çaba harcayarak ter akıtmalıyız.
Sözlerime son verirken merhum Tuğrul Okudan’a Allah’tan rahmet, acılı ailesi, yakınları ve tüm sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.