Kırıkkale'de minibüs ile otomobil çarpıştı: 22 kişi yaralandı Kırıkkale'de minibüs ile otomobil çarpıştı: 22 kişi yaralandı

Türkiye, İstanbul'daki bir okulda, okul müdürü İbrahim Oktugan'ın öğrencisi tarafından silahla vurularak hayatını kaybetmesi ile yasa boğuldu.

Öğretmenlere yönelik devam eden şiddet olaylarını kınamak ve son saldırıyı protesto etmek amacıyla, birçok öğretmen sendikası 10 Mayıs 2024 Cuma günü iş bırakma eylemi düzenleme kararı aldı.

Bugün, 10'a yakın sendikanın sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği açıklamalara göre çok sayıda öğretmen derslere girmeyecek ve eğitim faaliyetlerini durdurarak eyleme katılacak.

Yapılacak iş bırakma eylemi ile şiddet yasası ve eğitimde yaşanan bu olumsuz olayların önüne geçilmesi çağrısı yapılacak.  

OKULLAR NORMAL GÜNLERE GÖRE BOŞ KALDI

İstanbul'da bazı okullarda sendikalı öğretmenler derse girmedi. Eylem çağrısından haberi olan bir kısım öğrenci okula gitmezken, derslerin boş olduğunu görenler de okuldan ayrıldı.

Bazı okullarda, öğretmenler tarafından eylem yapılacağının bildirilmesi üzerine velilerin bir kısmı çocuklarını okula göndermedi.

Öğretmenlerin iş bırakma eylemi nedeniyle okullar normal günlere göre boş kaldı.

Avcılar'daki Mehmet Emin Horoz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Deniz Esen, okula geldiklerini ancak içeri alınmadıklarını belirterek, "Hocalar eyleme gitmişler, eylem yapıyorlar. Bizi de ders işlenmiyor diye geri gönderdiler. Hiç kimse yok. Gelen az öğrenci de ders işlemiyor. Yoklama da almadılar."

Eğitim-Sen İstanbul 4 Nolu Şube, Eğitim Bir-Sen İstanbul 2 Nolu Şube, Türk Eğitim-Sen İstanbul 8 Nolu Şube, Eğitim-İş İstanbul 4 Nolu Şube ve Özel Öğretmenler Sendikası cinayete dair ortak basın açıklaması yaptı. 

''KORKU VE GÜVENSİZLİĞİN NEDENİ CEZASIZLIK POLİTİKALARI''

Sendikalar adına açıklamayı yapan öğretmen Filiz Tiryaki, "Evde, sokakta, okulda ve hayatın her alanında görülen şiddet, adeta gündelik hayatın bir parçasına dönüştü.'' ifadelerini kullandı. 

Tiryaki, ''Maalesef son zamanlarda okullarımız da bu şiddet atmosferi içerisinde darp, taciz, mobbing, yaralama ve öldürme olayları şeklindeki zincirleme trajedinin bir parçası olabiliyor. Oysa eğitim sistemlerinde öğretmenler, toplumda şiddet olaylarının önlenmesinde kritik bir görev ve misyona sahiplerken, ülkemizde uygulanan yanlış eğitim politikalarıyla eğitimin edilgen bir öğesine indirgenmiş ve şiddet ortamının bir mağduru hâline getirilmişlerdir. Bu vahim durum; öğrenci ve veliler nezdinde öğretmenleri eğitim sisteminin tüm sorunlarının kaynağı olarak gösteren, MEB destekli şikayet mekanizmaları ile itibarsızlaştıran ve eğitim sistemindeki nitelik kaybıyla öğretmenlik mesleğini değersizleştiren bir sürecin sonucunda oluşmuştur.

Bu süreç sonucunda eğitim çalışanlarına karşı artan şiddet, tüm eğitim sistemini etkilemekte, başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim çalışanları korku ve her türlü güvensizlik duygusuyla baş başa bırakılmaktadır. Bu korku ve güvensizlik duygusunun en önemli nedenlerinin başında eğitim emekçilerine yönelik her türlü baskı, tehdit ve şiddet uygulayan kişilerin cezasızlık politikaları ile korunmaları gelmektedir. Çünkü bu cezasızlık politikaları şiddet suçu işleyen problemli kişilikleri cesaretlendirmektedir" ifadelerini kullandı.

Tiryaki sözlerine şöyle devam etti:

"Her geçen gün, her öğretmene yönelik bir şiddet uygulandığında, her eğitim emekçisi arkadaşımızı şiddette kurban verdiğimizde bu konu ile ilgili bir düzenleme yapılmasının ne kadar elzem olduğunu bir kez daha görüyoruz. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in, öğretmenlere yönelik şiddet olaylarına ilişkin; 'Hiçbir öğretmenimizin bu süreçlerde mağdur olmasına müsaade etmeyeceğiz. Ayrıca öğretmenlerimizi ve eğitim ortamlarındaki her bir ferdimizi korumaya yönelik varsa gerekli mevzuat güncellemelerini ivedilikle gerçekleştireceğiz’ sözünün üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen hiçbir düzenlemenin henüz yapılmamış olması, yaşanılan bu acı olay ile öğretmenlik meslek kanununda öğretmenlere yönelik şiddetin caydırıcı hapis cezaları ile cezalandırılmasını içerecek şekliyle yeniden düzenlenmesini bir kere daha ortaya koymuştur"

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimcilere yönelik saldırılara ilişkin dört eğitim sendikasının başkanlarıyla görüştü. Eğitim Sen Genel Başkanı görüşmeye dair şunları söyledi: “Toplantıda bugüne kadar defalarca randevu taleplerimizin reddedildiğini aktardık. Müfredat ve eğitimi içeren sorunlarda eğitimin paydaşlarının dikkate alınmadığını aktardık. Her zaman ‘yaptım oldu’ şeklinde hareket edildiğini ifade ettik. Bir gecede Eğitim-Bir Sen’lilerin okullara müdür yapıldığını, bizim üyelerimizin bir gecede açığa alındığını söyledik. Bu nedenlerle de ortak toplantıya katılmadık.”

İSTANBUL, ANKARA VE İZMİR'DE EĞİTİMCİLER YÜRÜDÜ

Eğitim sendikaları ve eğitimciler, Beyazıt’ta bir araya geldi. Eylemde Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Veli-Der sendikaları ve öğretmenler yer aldı. Yüzlerce eğitimci, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yürüdü. Burada “Susma haykır, şiddete hayır”, “Sorunların sebebi, eğitim sistemi” sloganları atıldı.

Ankara'da ise bazı eğitim sendikalarına bağlı öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı önünden TBMM'ye yürüdü.

İzmir'de de eğitim sendikaları, "Eğitimde Şiddete Hayır!" konulu basın açıklamasında bulunacak. 

ÜLKENİN DÖRT BİR YANINDA EYLEMLER SÜRDÜ

Ağrı'da eğitim sendikaları, Eyüpsultan'da özel bir lisenin müdürü İbrahim Oktugan'ın, okuldan atılmasından sorumlu tuttuğu yabancı uyruklu bir öğrencinin silahlı saldırısı sonucu öldürülmesine tepki gösterdi. Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer, İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası önünde toplanan sendika üyeleri adına açıklama yaptı.

Editör: Dilara Adak