reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,1977 %0.16
50,7007 %-0.47
7.225,51 % 0,27
3.163.640 %2.592
İşçi Haber Ankara Ankara'da korkunç olay : Boşanmak isteyen eşinin yüzünü tırnak makasıyla yaraladı !

Ankara'da korkunç olay : Boşanmak isteyen eşinin yüzünü tırnak makasıyla yaraladı !

Ankara’da boşanma sürecinde olan Fatma Çakmak, eşi Yasin Çakmak tarafından yüzünden tırnak makasıyla ağır şekilde yaralandı. Olayla ilgili dava, ağır ceza mahkemesine gönderilirken Yasin Çakmak'ın ifadesi dikkat çekti.

Okunma Süresi: 5 dk

Ankara’da, boşanma sürecindeki eşi tarafından yüzünden tırnak makasıyla yaralanan Fatma Çakmak ile ilgili davada mahkeme, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanık Yasin Çakmak’ın duruşmada yaptığı savunma ise dikkat çekti.

eşini, yüzünü keserek yaraladı 

Ankara’da 12 Ocak’ta polis memuru olarak görev yapan Yasin Çakmak (44), eşi Fatma Çakmak’ı (36) yüzünden keserek ağır şekilde yaralamıştı. Olayın ardından şüpheli serbest bırakılmış, Fatma Çakmak’ın açıklamalarının ardından yeniden gözaltına alınan Yasin Çakmak, 17 Ocak’ta tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

'Kirli sepetinde telefon olduğunu gördüm'

Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, hakim yargılamanın başladığını duyurdu ve sanık Yasin Çakmak’a söz verdi. Çakmak savunmasında şunları anlattı:

"Akşam yemeğini ben hazırladım. Çocuklarım ve eşimle birlikte yemeğimizi yedik. Yedikten sonra eşim tuvalete gideceğini ve uzun süre kalma durumu olduğunu belirtmişti. Ben de ‘Tamam, gidebilirsin' dedim. Daha sonra odaya geçtim. Odayı temizlerken aradan 45-50 dakika kadar bir zaman geçti. Daha sonra ben odayı temizlediğim için elimdeki kirli bezleri ve çoraplarımı çıkarıp banyodaki kirli sepetine atmak istedim. Kirli sepetine eğildiğimde içinde bir telefon olduğunu gördüm. Şaşırdım. Telefonu aldım, baktım. Telefonun daha önce eşimin telefonu bozulduğu için arkadaşından idareten, kullanması için aldığı telefon olduğunu gördüm"

‘Hâlen eşimin bunu yaptığına inanamıyorum’

Çakmak, gördüğü mesajlar karşısındaki tepkisini ise şu sözlerle dile getirdi:

"Ses kaydına bastığımda ses eşimin sesiydi. Karşı tarafa kendisinin kraliçe arısı olduğunu söylüyor. Aynı bu şekilde yazıyor. Şok oldum. Banyodan çıkarken elim ayağım titredi. Telefon elimde banyodan çıktım. Hâlen de eşimin bunu yaptığına inanamıyorum, ses kaydına rağmen. Bu telefonun banyoda ne işi olduğunu sordum. ‘Çabuk o telefonu bana ver. Sakın açıp içine bakma. İçine bakamazsın' dedi. Baktım, eli ayağı titremeye başladı. Artık konuşamaz hâle geldi. Ben ‘Mutfağa geçelim, su iç' diye söyledim ve mutfağa doğru yöneldim. Mutfağa girdiğimizde su içmek yerine bıçakların bulunduğu çekmeceye yöneldi. Oradan bıçağı aldı ve bana doğru, ‘O telefonu bana vereceksin' dedi. ‘Vermem' dedim. Ben de elimle müdahale ettim, elime bıçak saplandı. Bir yandan bıçağı almaya çalışıyorum ve bu olaya benim otizmli oğlumda şahit. Elimin kanamasını tutarken içeride silahı aradığını duydum. ‘Silah nerede? Nereye koydu silahı?' diye söylendiğini duyunca ben hemen orada yerde bulunan tırnak makasını aldım. Onunla kapının kilidini açmaya çalıştım ama açamadım"

'İntihar etmesinden korktum'

“Bunu duyunca kapıyı kırmak zorunda kaldım. İçeriye girdiğimde bir şok daha yaşadım. Eşim silahı bana doğrulttu. Benim kendi silahım, beylik silahım. Şok oldum. Artık ne yapacağımı şaşırdım. Daha sonra hemen eli tetikte olmadığını fark edince silaha doğru davrandım. Orada bir boğuşmaya girdik ama bilincim yoktu. Ne yaptığımı bilmiyorum. Silahı almaya çalışıyorum. Çünkü oğlumun peşinde geziyor. Mücadele veriyorum. ‘Silahı bırak' dedim, bırakmıyor. Zar zor silahı elinden almayı başardım. Ben ilk odaya girdiğimde silahı aldığımda da beni vuracak korkusu yoktu. İntihar edecek korkusu vardı. Çünkü bu yazışmalar gerçekten çok ciddiydi”

"Silahın hemen şarjörünü çıkarttım, ağzındaki mermiyi çıkarttım. O arada komşular gelmiş oldu, komşularla beraber aşağıya indim. Daha sonra aşağıya indiğimde ambulans ve polis arabası vardı. Eşim beşinci kattan aşağıya kendisi yürüyerek indi. Yani burada dediği gibi bilincinin kapalı olduğu bir durum yok. Ben burada bir aile katliamını önledim. Ben bıçağı elinden aldım, kendisine zarar vermedim. Bıçakla verebilirdim, vermedim. Silahı aldım, silahla zarar vermedim. Ben burada aldatıldım ve benim ailemin temelini, direğini yıktı"

'Yüzümü jiletle kestiğini gördüm'

Fatma Çakmak ise duruşmada şu ifadeleri kullandı:

"Sanık benim eşim olur. Olay tarihinde eve geldiğinde yemeği beğenmediği için yemek yapmak istedi. Üzerinde bir gerginlik olduğunu fark ettim. ‘Sen Kades'i mi yükledin?' dedi. Telefonumu cebime koydu. Boşanmak istediğimi söyledim. Bana çok sert bir tokat attı. Bana saldıracağını anladım, o sebeple mutfağa gittim. Tezgâhın üzerindeki bıçağı kendimi savunmak için aldım. Bıçağı elimden aldı. ‘Sen kimsin, benden boşanacaksın?' diye sözler söyledi. Bıçakla kendi elini yaraladı, kan akmaya başladı. Oğlumuz bunu görünce çok korktu. Daha sonra beni yatak odasına götürdü. Silahını çıkardı. Önce şarjörü elime almamı söyledi. Kurşunu takmam için zorladı. Silahın her yerine dokunmamı söyledi. Silahı şakağıma dayamamı söyledi. Sonra çocuğum gelince kapıyı kilitledim. Sanık kapıyı kırdı. Beni darp etmesi üzerine bayılmışım. Beni öldürme kastıyla hareket etti. Yüzümde 60 tane dikiş vardı. Yüzümü jiletle kestiğini gördüm. Yanaklarımda hâlâ izler vardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum."

Mahkeme Kararı

Cumhuriyet savcısı, sanığın eyleminin 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçunu oluşturabileceğini belirterek, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme de ara kararını açıklayarak dosya hakkında görevsizlik kararı verdi, dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin sürdürülmesine karar verdi.