Bilecik'te 160 Yıllık Gelenek: Çukurören Biberi
Yaklaşık 160 yıl önce Bilecik'e gelen göçmenlerin beraberlerinde getirdikleri ata tohumu biberi, günümüzde hala Çukurören köyünde geleneksel yöntemlerle yetiştirilmeye devam ediliyor. Tarım ve Orman Müdürlüğünün iyi tarım uygulamaları kapsamında desteklenen 'Çukurören biberi', hasat sezonunun tamamlanmasının hemen ardından kurutma aşamasına alınıyor. Özenle toplanan biberler, tek tek iplere dizilerek kurumaya bırakılıyor.
Köy Kırmızıya Büründü
Köydeki evlerin balkonları, duvarları ve çatıları, kurutulmak üzere asılan biberlerle dolup taşıyor. Köyü adeta kırmızı bir renge boyayan bu görsel şölen, ziyaretçilerin de yoğun ilgisini çekiyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca 2020 yılında coğrafi işaret ile tescillenen bu eşsiz lezzet, kurutulup öğütüldükten sonra özellikle Marmara ve Ege bölgelerine gönderiliyor.
Üretim Süreci ve Kalite Vurgusu
Köy muhtarı Muhittin Dündar, biberin genetik yapısının bozulmadığını ve kendine has bir aromaya sahip olduğunu belirterek, ürünün kalitesinin bölgedeki toprak ve suyun yapısından kaynaklandığını ifade etti. Dündar üretim sürecini şu sözlerle anlattı: 'Mart ayında serada çimlerini yetiştiriyoruz. Biberler büyüdükten sonra bahçelerimizde aşılıyoruz. Böylelikle aşama aşama hazır hale geliyor. Kızardıktan sonra biberleri tek tek diziyoruz.'
Ekonomik Değer ve Artan Talep
Ata tohumundan üretilen biberin 160-170 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu kaydeden Muhtar Dündar, bu yılki üretimin geçen seneye göre daha iyi olduğunu belirtti. Fiyatların geçen yıla oranla yüzde 50 artış gösterdiğini ifade eden Dündar, 'Geçen sene 350-400 TL bandında olan biber, bu sene 500 ila 600 TL arasında alıcı buluyor. Bir dizi biber ise geçen yıl 25 lira iken bu sene 30-35 TL seviyelerinde. Türkiye'nin her yerine kargo ile gönderim yapıyoruz' şeklinde konuştu.
Fotoğraf Tutkunlarının Yeni Adresi
Çukurören köyünün kırmızıya bürünmüş halinin fotoğraf sanatçıları için büyük bir cazibe merkezi haline geldiğini dile getiren Dündar, şunları ekledi: 'Köyümüze ve Bilecik'imize turlar düzenleniyor. Fotoğrafçılar gelip bu doğal güzelliği kayıt altına alıyorlar. Köyümüzü tanıtmak amacıyla üniversite ve köydeki kadınlarımızla iş birliği yaparak evlerin duvarlarına resimler çizdik ve köyü süsledik.'
Emek Yoğun Bir Süreç
Köy sakinlerinden Fatma Güney ise biber üretiminin ne kadar büyük bir emek istediğine dikkat çekti. Güney, 'Pahalı diyorlar ama emeği çok. Bu biberleri iğneyle boncuk dizer gibi birer birer diziyoruz. Ayrıca çimlendirme, tohum seçimi, sulama ve gübreleme gibi çok meşakkatli aşamaları var. Günlerce köydeki kadınlar yere oturarak bu biberleri dizmek için çaba harcıyor' açıklamasında bulundu.
(Kaynak: GZT)
