"Haberin İşçisi"
İstanbul
Parçalı bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2029 %0.06
55,0442 %-0.67
6.469,85 %-1.73
4.107.457 %-2.92
İşçi Haber Bilim Irak müzesi'ndeki 4000 yıllık tabletler mezopotamya'nın gizemini aydınlatıyor

Irak müzesi'ndeki 4000 yıllık tabletler mezopotamya'nın gizemini aydınlatıyor

Irak Müzesi'nde bulunan 4000 yıllık çivi yazılı tabletler, bir prensesin gizli malikanesini ve bilinmeyen yerleşimleri ortaya çıkararak antik Mezopotamya tarihini yeniden şekillendiriyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Mezopotamya'nın kayıp tarihi çivi yazılı tabletlerle gün yüzüne çıkıyor

Irak Müzesi'nde özenle korunan ve 4000 yıllık geçmişe sahip çivi yazılı tabletler, antik Mezopotamya'nın bugüne kadar pek bilinmeyen gizemli tarihine ışık tutuyor. Ur III dönemine yani M.Ö. 2112 ile 2004 yılları arasına tarihlenen bu kıymetli belgeler, sadece basit tarım veya ticaret kayıtlarından ibaret kalmayıp, o dönemin toplumsal yapısına dair çarpıcı detayları barındırıyor. Araştırmalar, bu tabletlerin bir kraliyet prensesinin devasa malikanesini, haritalarda dahi yer almayan yerleşim alanlarını ve savaş esirlerinin zorla çalıştırıldığı gizli köyleri gün yüzüne çıkardığını kanıtlıyor.

Araştırmacıların incelemeleri ve prensesin malikanesi

Söz konusu tarihi eserler üzerinde yapılan akademik incelemeler araştırmacılar Abather Rahi Saadoon, Noemi Borrelli ve Maurizio Viano tarafından gerçekleştirildi. Uzmanlar, tabletlerin bir kısmının doğrudan devlet arşivleri ile bağlantılı olmadığını, aksine Prenses Šat-Eštar'a ait özel bir malikaneye dayandığını ortaya koydu. Kralın kızı ve aynı zamanda Šarakam'ın eşi olan prensesin malikanesi, Umma bölgesi sınırları içerisinde bulunmasına rağmen dönemin oldukça katı olan eyalet sisteminden tamamen bağımsız bir şekilde faaliyet gösteriyordu.

Bu keşif, Mezopotamya tarihçiliğinde önemli bir boşluğu doldururken, kraliyet ailesi üyelerinin kendi mülkleri üzerindeki idari gücünü ve bölge ekonomisi üzerindeki özgün etkisini de gözler önüne seriyor. Tarihçiler, bu yeni yerleşim yerlerinin tespit edilmesinin, bölgenin demografik yapısı hakkında daha önce bilinmeyen yeni verilere ulaşılmasını sağlayacağını belirtiyor.

(Kaynak: Sabah)