Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri çerçevesinde kentin jeolojik mirasını, geçmişteki afetleri ve gelecekteki riskleri masaya yatıran geniş katılımlı bir panele imza attı. Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde gerçekleştirilen Geçmiş ve Gelecek Düncelerinde Bursa’da Deprem başlıklı toplantıda, alanında uzman akademisyenler kentin yapısal güvenliğine ve toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bilim insanlarının ve yerel yönetim temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikte, geçmiş tecrübelerin gelecekteki kent planlamasına nasıl entegre edileceği detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantının açılışında gösterilen 1855 yılındaki yıkıcı sarsıntıyı anlatan animasyon film, afetlere karşı hazırlıklı olmanın hayati önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bursa Ovası'nı Boydan Boya Geçen 94 Kilometrelik Fay Hattı
Panelde konuşan Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, kent genelinde yapılan son araştırmalara dikkat çekti. Susurluk'tan Kestel'e ve oradan Yenişehir Ovası'na kadar uzanan sistemin detaylarını paylaşan uzman isim, Bursa Ovası'nı baştan başa kat eden yaklaşık 94 kilometrelik aktif bir fay hattı bulunduğunu belirtti.
1855 yılında yaşanan felakette bu sistemin sadece bir kısmının kırıldığını ifade eden Seyitoğlu, hat üzerindeki gerilme birikimlerinin titizlikle hesaplandığını vurguladı. Uzman isim, elde edilen veriler ışığında bölgenin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirterek, tehlike gerçekleşmeden önce gerekli tüm önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizdi.
Tarihi Kayırlar ve Aletsel Dönem Analizleri
Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, 1900 yılı öncesinin tarihi kayıtlar, kitabeler ve dönemin tarihçilerinin araştırmaları ışığında incelendiğini belirtti. Yıldız, 1900 sonrasındaki aletsel dönemde ise depremlerin derinlik ve büyüklük verilerinin net olarak işlenebildiğini ifade etti.
Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu ise 2026 yılını bilim ve akıl önceliğiyle ele aldıklarını dile getirdi. Tonaroğlu, fethin 700. yılı kutlamalarının sadece eğlence odaklı olmadığını, kente kalıcı miras bırakacak bilimsel projelere ağırlık verdiklerini kaydetti.
Jeolojik Miras ve Mimari Perspektif
Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, doğal mirasın ayrılmaz bir parçası olan fosil, kayaç ve mineral gibi jeolojik unsurların korunmasının önemine değindi. Kazancı, yerel yönetimlerin bu tür çalışmalara öncülük etmesinin çok değerli olduğunu vurguladı.
UNESCO Bursa Alan Başkanı Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu ise birinci derece deprem kuşağında yer alan kentte fay hatlarını değiştirme lüksünün bulunmadığını söyledi. Dostoğlu, can ve mal kayıplarını en aza indirmek için disiplinler arası bir yaklaşımla hazırlıkların aralıksız sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: İHA)
