Çin Genel Gümrük İdaresi tarafından paylaşılan verilere göre, Çin’in mal ticaretindeki toplam hacmi 2025 yılında 6,48 trilyon dolara ulaştı. ABD, tarihsel olarak Çin’in en büyük ihracat pazarı olsa da iki ülke arasındaki ticaret hacmi yılın ilk 11 ayında %16,9 oranında geriledi. Ancak Pekin yönetimi, ABD pazarındaki bu kaybı diğer küresel pazarlara açılarak fazlasıyla telafi etti. Bu strateji sayesinde ülkenin dış ticaret fazlası, bir önceki yıla göre %20’lik bir sıçrama yaparak 1,2 trilyon dolarlık rekor seviyeye ulaştı.
Yüksek Teknoloji ve Elektrikli Araçlar Lokomotif Oldu
Çin'in ihracat performansındaki başarının arkasında yüksek teknolojili ürünler ve yeşil enerji kalemleri yer aldı. İleri teknoloji ürünü makine araçları ve endüstriyel robot kategorisindeki ihracat yıllık bazda %13 artış gösterdi. Özellikle elektrikli araçlar (EV), lityum piller ve güneş panellerini kapsayan "yeni üçlü" grubunda ise ihracat %27 oranında yükseldi. Çinli yetkililer, karmaşık ve zorlu dış ortama rağmen elde edilen bu sonucu, ülkenin üretim kapasitesinin ve teknolojik dönüşümünün bir kanıtı olarak değerlendirdi.
Küresel Sürtüşmeler ve İç Ekonomik Dengeler
Çin'in dış ticaretteki bu agresif büyümesi, dünya genelindeki ticari ortakları arasında bazı endişelere yol açmaya devam ediyor. Birçok ülke, Çin’in yerel piyasada tüketemediği ürünleri dış pazarlara sunmasıyla oluşan "endüstriyel kapasite fazlası" nedeniyle kendi yerel endüstrilerinin zarar gördüğünü savunuyor. Öte yandan Çin'in ihracata bu kadar yoğun şekilde odaklanması, iç ekonomide yaşanan gayrimenkul krizi ve düşük iç tüketimle de ilişkilendiriliyor. Analistler, Pekin’in büyüme modelini korumak için ihracat motoruna her zamankinden daha fazla bağımlı hale geldiğini belirtiyor.
Kaynak: CNN
