Avrupa Parlamentosu, Müslüman Kardeşler hareketinin Avrupa'daki faaliyetleri ve siyasi kurumlar üzerindeki etkisine ilişkin yeni bir karar tasarısını oylayarak kabul etti. 8 Ekim Perşembe günü gerçekleştirilen oylamada, İslamcı yapıların demokratik kurumlara yönelik gizli etki girişimleriyle mücadele edilmesini öngören karar, 381 lehte, 167 aleyhte ve 15 çekimser oyla kabul edildi. P10_TA(2026)0342 sayılı kararda, AB üyesi ülkelerin Müslüman Kardeşler ile bağlantılı ağları incelemek amacıyla ortak bir yaklaşım geliştirmesi istendi. Karar metninde, dini ve siyasi söylemler aracılığıyla kamu kurumlarını etkilemeye yönelik faaliyetler, demokratik kurumları, hukukun üstünlüğünü ve kamu yönetiminin tarafsızlığını zayıflatmayı amaçlayan girişimler olarak nitelendirildi.
Müslüman Kardeşler Terör Listesine Alınacak Mı?
Parlamento, Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve kuruluşların AB'nin terörle mücadele yaptırımları listesine alınmasına ilişkin hukuki koşulların incelenmesini talep etti. Ancak kabul edilen karar, Müslüman Kardeşler hareketinin doğrudan terör örgütü ilan edildiği anlamına gelmiyor. AB'nin terör yaptırımları listesine yeni kişi veya kuruluşların eklenebilmesi için ilgili hukuki kriterlerin değerlendirilmesi ve AB Konseyi tarafından ayrı bir karar alınması gerekiyor. Parlamentonun çağrısının ardından konunun AB Konseyi düzeyinde değerlendirilmesi gündemde bulunuyor.
Türkiye ve Katar'a Yönelik Finansman Çağrısı
Kararın dikkat çeken bölümlerinden biri de Avrupa'da faaliyet gösteren bazı dini ve siyasi kuruluşların yabancı ülkelerden sağladığı finansmanla ilgili oldu. Parlamento, AB kaynaklarının demokratik kurumları ve temel özgürlükleri tehdit ettiği değerlendirilen kişi veya kuruluşlara aktarılmasının önlenmesi için denetimlerin artırılmasını talep etti. Bu kapsamda Türkiye ve Katar'dan sağlandığı ifade edilen finansmanın da daha yakından incelenmesi istendi. Karar, Türkiye veya Katar'a doğrudan yaptırım uygulanmasını öngörmüyor. Bunun yerine yabancı finansman kaynaklarının şeffaflığına yönelik denetimlerin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Kadın Hakları ve İfade Özgürlüğü Vurgusu
Kararda, Avrupa Parlamentosunun 'İslamcı sızma' olarak tanımladığı faaliyetlerin kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği, cinsel sağlık ve üreme hakları ile LGBTİ+ hakları bakımından risk oluşturduğu savunuldu. Ayrıca ifade ve vicdan özgürlüğü, kamu düzeni ve toplumsal uyumun korunmasının önemine dikkat çekildi. Parlamento, demokratik kurumların işleyişini zayıflatmayı amaçladığı değerlendirilen ağlara kurumsal meşruiyet kazandırılmasına karşı olduğunu bildirdi.
ABD'den Karara Destek ve Tepkiler
ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Kıdemli Danışmanı Massad Boulos, kararın kabul edilmesini memnuniyetle karşıladı. Boulos, ABD'nin terör faaliyetleri ve istikrarsızlaştırıcı girişimlerle bağlantılı Müslüman Kardeşler yapılanmalarına karşı adımlar attığını belirtti. Kararın hazırlanmasında rol oynayan Fransız Avrupa Parlamentosu üyesi Céline Imart ise oylamanın sonucunu 'tarihi' olarak nitelendirerek, AB kurumlarının yaklaşımında önemli bir değişime işaret edildiğini savundu. Oylama sonuçları, Parlamento içindeki siyasi gruplar arasında belirgin bir görüş ayrılığı bulunduğunu da gösterdi. Merkez sağ ve sağ partilerin çoğunluğu kararı desteklerken, sosyal demokrat, yeşil ve sol grupların büyük bölümü karşı oy kullandı.
(Kaynak: Cumhuriyet)
