Medeniyetlerin Buluşma Noktası: Filibe
Meriç Nehri'nin iki yakasında yer alan Filibe, geçmişten bugüne farklı kültürlerin ve medeniyetlerin buluştuğu bir merkez olarak öne çıkıyor. Zengin kültürel mirası ve mimarisiyle dikkati çeken şehir, Bulgaristan'ın 'kültür ve sanat başkenti' olarak da anılıyor.
Tarihin İzlerini Taşıyan Nebet Tepe
Bulgaristan'ın Filibe kentindeki en eski yerleşim alanlarından biri olan Nebet Tepe, binlerce yıllık tarihi, antik dönemden bugüne ulaşan kalıntıları ve kente hakim konumuyla göze çarpıyor. İlk yerleşim izleri MÖ 4. bin yıla kadar uzanan tepede, eski kale surları ve savunma sistemine ait yapıların izleri bulunuyor. Adını Türkçedeki 'nöbet' ve 'tepe' kelimelerinden alan bu alanda, antik dönemde kenti koruyan bir garnizonun bulunduğu tahmin ediliyor.
Antik Tiyatro ve Roma Stadyumu
Filibe'nin önemli tarihi yapılarından biri olan Antik Tiyatro, Roma döneminden bugüne ulaşan ve Bulgaristan topraklarında varlığını koruyan tek antik tiyatro yapısı olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 3 bin 500 seyirci kapasiteli tiyatro, günümüzde de çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Şehir merkezinde, Cuma Camisi'nin yanında yer alan Roma Stadyumu ise antik dönemde spor müsabakalarına sahne olurken, bugün kavisli bölümleri ve oturma sıralarıyla kentin Roma mirasını yansıtıyor.
Osmanlı Mirası: Cuma Camisi ve Saat Kulesi
Filibe'nin merkezinde yer alan Cuma Camisi, yaklaşık 6 asırlık geçmişiyle Osmanlı döneminden bugüne ulaşan önemli bir dini yapı olarak öne çıkıyor. Sultan I. Murad dönemine uzanan cami, Balkanlar'daki çok kubbeli ulu cami mimarisinin önemli bir örneğidir. Şehrin bir diğer simgesi olan ve 16. yüzyılın sonu ile 17. yüzyılın başında inşa edildiği tahmin edilen Saat Kulesi, Avrupa'nın en eski saat kuleleri arasında gösteriliyor.
'Filibe Avrupa'nın Yaşayan En Eski Şehridir'
Kentin tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan 'Eski Filibe' Devlet Enstitüsü başrehberi Vangel İliev, şehrin yalnızca Avrupa'nın en eski yerleşimlerinden biri olmasıyla değil, farklı din ve kültürlerin izlerini bir arada yaşatmasıyla öne çıktığını belirtti. İliev, 'Filibe, Avrupa'nın yaşayan en eski şehridir. Şehrimizin ve ülkemizin tarihinden geçen tüm dinler, etnik gruplar ve medeniyetler bize bir şey bıraktı' dedi. İliev ayrıca, kentin adının Trak döneminde 'Evmolpia', Yunan döneminde 'Philippopolis', Roma döneminde 'Trimontium' olarak anıldığını ve bugünkü isminin bu tarihsel süreçten evrildiğini ifade etti.
Kültür ve Sanatın İkonları: Müzeler ve Boyadzhiev Sergisi
İliev, Bulgaristan'da eczacılık tarihine adanmış tek müze olan Hippocrates Eczacılık Müzesi'nin orijinal koleksiyonuyla büyük önem taşıdığını vurguladı. Öte yandan, sanatseverler için büyük değer taşıyan Zlatyu Boyadzhiev'in eserlerinin yer aldığı daimi sergi, sanatçının felç geçirdikten sonra sol eliyle resim yapmayı öğrenerek sergilediği büyük iradeyi gözler önüne seriyor. İliev, bu serginin ziyaretçiler için bir ilham kaynağı olduğunu belirtti.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
