Çin'de Yerin Altında Dev Maden Keşfi
Çin'in doğusundaki sondaj çalışmalarında yerin altında dev bir altın ve bakır yatağı keşfedildi. Araştırmacılar, açtıkları kuyulardan birinde 1.371 metre boyunca maden içeren kaya tabakası tespit etti. En dikkat çekici ayrıntı ise yatağın 2 kilometreden daha derinde bile devam etmesi oldu. Uzmanlar şimdi daha da aşağı inmeye hazırlanıyor.
Keşif, Çin'in Anhui eyaletindeki Chating bölgesinde yapıldı. Ana maden yatağının yaklaşık 1,2 kilometre uzunluğunda ve 1,1 kilometre genişliğinde olduğu açıklandı.
2 Kilometrede Bile Maden Çıktı
Çalışmalar sırasında açılan en derin sondaj kuyusu 2.000 metrenin üzerine ulaştı. Ancak ekipler, yatağın derinlerdeki sınırına henüz ulaşamadı. Tek bir kuyuda 1.371 metre boyunca bakır ve altın içeren kaya tabakası tespit edilmesi ise keşfin büyüklüğünü ortaya koydu.
Şimdi 3 Bin Metreye İnecekler
Maden yatağının derinlerde de devam ettiğinin anlaşılması üzerine çalışmaların daha da genişletilmesine karar verildi. Ekipler, bölgede 3 bin metre derinliğe ulaşacak yeni bir sondaj yapmayı planlıyor. Amaç, yatağın ne kadar daha aşağıya uzandığını ve toplam kaynak miktarını belirlemek. Yetkililer, derinlerdeki madenlerin henüz tamamen araştırılmadığını ve rezervin ilerleyen çalışmalarda artabileceğini belirtiyor.
Altın ve Bakır Miktarı Dikkat Çekiyor
İlk tahminlere göre bölgede bulunan potansiyel bakır kaynağı, her biri en az 500 bin ton bakır içeren birkaç büyük madenin ölçeğini aşabilecek seviyede. Altın kaynağının ise her biri en az 20 ton altın içeren 10'dan fazla büyük altın madeninin toplamına ulaşabileceği belirtiliyor. Bölgede altın ve bakırın yanı sıra gümüş ve kükürt gibi başka değerli kaynakların da bulunduğu bildirildi.
346 Yıllık Gemi Enkazı ve Tarihi Hazine
Yerin kilometrelerce altında saklı kalan altın ve bakır yatağı, dünyanın farklı noktalarında toprağın altında ne kadar büyük zenginliklerin gizlenebildiğini bir kez daha gösterdi. Ancak bu kez adres yerin altı değil, denizin dibi. Yıllardır suyun altında saklanan 346 yıllık bir gemi enkazı, beraberinde taşıdığı tarihi hazineyle yeniden gün yüzüne çıktı.
Batan Gemideki 346 Yıllık Hazine Ortaya Çıkarıldı
1680 yılında fırtınada kaybolan bir geminin izleri, arşivlerde saklı kalan küçük bir ayrıntı sayesinde bulundu. Deniz tabanında yıllardır bekleyen enkazdan çıkarılan parçalar, araştırmacıları şaşırtırken geminin geçmişine dair önemli ipuçları verdi. Dalgıç ve araştırmacı Todd Stevens, bir arşiv haritasında gördüğü 'Cap Wildy lost' notundan yola çıkarak 1680 yılında batan Phoenix gemisinin yerini tespit etti. Yıllar süren titiz araştırmalar sonucunda ulaşılan enkazdan altın ve gümüş paralar, mücevherler, seyir araçları ve kılıç parçaları çıkarıldı. Elde edilen bazı kişisel eşyaların doğrudan geminin kaptanı William Wildy'ye ait olduğu tahmin ediliyor.
Pasifik Okyanusu'nda Teknoloji Devrimine Yol Açacak Keşif
Pasifik Okyanusu'nun binlerce metre altında, küresel teknoloji üretimini baştan aşağı değiştirecek bir keşif yapıldı. Hawaii ve Meksika arasında yer alan devasa bir deniz alanında, yeryüzündeki bilinen tüm karasal rezervlerin toplamından daha fazla metal içeren dev bir maden yatağına rastlandı. Su altındaki bu zenginlik, akıllı telefonlardan elektrikli araçlara kadar günlük hayatımızda kullandığımız birçok teknolojinin kaderinin değişmesine neden olabilir.
Teknoloji Devlerinin Aradığı 4 Kritik Metal Bir Arada
Okyanus tabanına saçılmış, patates büyüklüğündeki bu kaya benzeri yapılar, aslında oluşumu milyonlarca yıl süren mineral depolarıdır. Üstelik hepsinin içinde batarya teknolojisi için hayati önem taşıyan nikel, kobalt, bakır ve manganez bir arada bulunuyor. Günümüzde elektrikli araç pillerinden rüzgar tribünlerine kadar yeşil dönüşümün merkezinde yer alan bu metallar, küresel sanayi için altın değerinde. Üstelik bu keşif, maden tedarikinde tek bir ülkeye ya da bölgeye olan bağımlılığı kırabilecek stratejik bir kapının da açılmasını sağlıyor.
Madencilik Uğruna Gezegenin En Gizemli Yaşamı Yok Olabilir
Ancak bu durumda madalyonun bir de karanlık bir yüzü bulunuyor. Bilim insanları, bu kayaların yalnızca metal deposu olmadığını aynı zamanda binlerce nadir deniz canlısı için tek ev olduğunu vurguluyor.
(Kaynak: Sabah)
