Hollanda'da Bakımevi Skandalı: İnsan Hakları İddiası Çöktü
Kendini 'insan hakları, gelişmişlik ve refahın beşiği' olarak pazarlayan Batı, Hollanda'dan gelen son skandalla bir kez daha sınıfta kaldı. Utrecht kentinde Careyn bakım kuruluşuna bağlı Nieuw Tamarinde bakımevinde patlak veren vahşet boyutundaki ihmaller, 'Avrupa medeniyeti' adı altındaki kurumsal çürümeyi ve insan hayatına verilen değersizliği gözler önüne serdi. Demans ve Parkinson hastası yaklaşık 20 çaresiz yaşlı insanın kaderine terk edildiği, donmaya bırakıldığı ve sistemli bir şekilde istismar edildiği ortaya çıktı.
Bir Yıl Boyunca Banyo Yaptırılmadı
RTV Utrecht'in resmi bakım kayıtlarına dayanarak gün yüzüne çıkardığı tablo kan donduracak nitelikte. İdrar ve dışkı kaçırma sorunu bulunan demans hastası bir kadına 'direnç gösteriyor' bahanesiyle tam bir yıl boyunca tek bir kez dahi duş aldırılmadığı belgelendi. Bakımevi sakinlerinin tırnak aralarında dışkıların biriktiği, elbiselerinin pislik içinde kaldığı ve takma dişlerinin aylarca çıkarılmayarak etlerine sıkıştığı tespit edildi. Yaşlı ve hasta insanların yardım çığlıkları koridorlarda yankılanırken, vicdansız personelin görev yerlerini terk edip balkonda sigara keyfi yaptığı anlar kameralara yansıdı.
İlaç Skandalı ve Sahte Kayıtlar
Zulüm ve vurdumduymazlık yalnızca kişisel bakımsızlıkla sınırlı kalmadı. Zamanında verilmesi hayati önem taşıyan Parkinson ilaçlarının geciktirildiği, düşme sonucu kalçası kırılan hastaların günlerce doktora gösterilmeyip muayenelerinin engellendiği görüldü. Şiddetli ağrılar çeken yaşlılara reçete edilen güçlü ağrı kesicilerin hastalara verilmediği halde dosyaya 'verildi' şeklinde sahte kayıtlar düşüldüğü, ilaçların yatak altlarına saçıldığı belirlendi. Hastalara verilmesi gereken bağımlılık yapıcı ve güçlü ilaçların buharlaşması ise kurumda zehirli bir suistimal şüphesini doğurdu.
Devlet Denetim Kurumu Sessiz Kaldı
Isıtma sistemleri kapatılarak soğukta adeta ölüme terk edilen yaşlıların çığlığına bakımevi yönetimi kulak tıkadı. Hollanda Sağlık ve Gençlik Denetleme Kurumu'nun (IGJ) 2025 başından bu yana kuruma dair 7 resmi bildirim ve şikâyet almasına rağmen derin bir sessizliğe bürünmesi, skandalın sadece bir bakımeviyle sınırlı olmadığını, devlet organlarının da bu insanlık suçuna göz yumduğunu kanıtladı. 'Refah devleti' iddiasındaki Hollanda; yaşlısına bakmaktan aciz, hastasını unutan ve insan onurunu ayaklar altına alan sistemiyle bir kez daha iflas etti.
(Kaynak: Yeni Akit)
