Suriye'de Kamil Emin Sabit Kimliğiyle Casusluk Faaliyetleri
İsrail adına casusluk faaliyetlerinde bulunan ve dünya istihbarat tarihinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Eli Cohen, Suriye topraklarında Kamil Emin Sabit takma adıyla uzun süre faaliyet göstermiştir. Arapça, İbranice, İngilizce ve Fransızca dillerine ana dili gibi hakim olan Cohen, bu yetenekleri sayesinde Suriye'nin üst düzey siyasi ve askeri çevrelerine sızmayı başaran nadir İsrail ajanlarından biri olarak tanınmıştır. Cohen'in Suriye devlet yapısının en hassas noktalarına kadar ulaşması, bölgedeki dengeleri değiştiren kritik bir süreç olarak kabul edilmektedir.
Said Caviş'in İtirafları ve Deşifre Süreci
Eli Cohen'in yakalanma sürecine ilişkin en dikkat çekici detaylar, operasyonun seyrini değiştiren ve deşifre edilmesinde kritik bir rol oynayan emekli Suriyeli subay Said Caviş tarafından aktarılmıştır. Caviş'in 61 yıl aradan sonra yaptığı açıklamalar, İsrail ajanı Eli Cohen'in yakalanmasına ilişkin bugüne kadar karanlıkta kalan pek çok yönü yeniden gündeme taşıdı. Caviş'in tanıklığı, casusluk faaliyetlerinin nasıl tespit edildiğine ve güvenlik birimlerinin bu süreçteki stratejilerine ışık tutuyor.
İdam ve Naaşın Akıbeti Hakkındaki Gizem
Gerçek kimliğinin ortaya çıkmasının ardından Suriye makamları tarafından yargılanan Eli Cohen, suçlu bulunarak 18 Mayıs 1965 tarihinde Şam'da idam edilmiştir. İdamın ardından Cohen'in naaşının İsrail tarafından bulunup götürülmesini engellemek amacıyla, bölgede sürekli nöbet tutulan bir askeri kışlanın girişine gömüldüğü iddia edilmektedir. Aradan geçen yarım asrı aşkın süreye rağmen, naaşının bulunduğu yerle ilgili kesin bir açıklama yapılmamış ve süreç gizemini korumaya devam etmiştir.
İsrail'in Naaş Arayışı Devam Ediyor
İsrail devletinde bir 'kahraman' olarak kabul edilen ve anısı canlı tutulan Eli Cohen'in naaşına ulaşılması amacıyla yıllardır çeşitli diplomatik ve istihbari girişimlerde bulunulmaktadır. Bugüne kadar Cohen'e ait bazı kişisel eşyaların İsrail'e ulaştırıldığı bilinse de, naaşının akıbeti halen bir sır perdesi arkasında kalmaya devam etmektedir. Said Caviş'in son açıklamaları, bu tarihi vakayla ilgili tartışmaları yeniden alevlendirmiştir.
(Kaynak: Yeni Şafak)
