Alaska'nın Whittier kasabasında, yaklaşık 260 kişilik bir nüfus, tüm ihtiyaçlarını tek bir yapıda karşılayarak dış dünyadan izole bir yaşam sürmektedir. Bu sıradışı yaşam tarzı, sert iklim koşulları ve coğrafi izolasyon nedeniyle ortaya çıkmıştır ve 'Begich Kuleleri' adı verilen devasa bir yapıda hayat bulmaktadır.
Bölge, dik dağlar ve denizle çevrili olup, ulaşım tamamen geceleri kapanan 4,2 kilometrelik dar bir tünel üzerinden sağlanmaktadır. Sakinler, dondurucu soğuklar ve saatte 96 kilometreyi bulan fırtınalar nedeniyle dışarı çıkmadan aylar geçirebilmektedir.
Askeri Kışladan Sivil Yerleşime Geçiş Nasıl Oldu?
Begich Kuleleri'nin temelleri, 20. yüzyılın ortalarında ABD ordusu tarafından askeri kışla olarak atılmıştır. Ordunun 1960 yılında bölgeyi terk etmesinin ardından, yerel halk yeni evler inşa etmek yerine bu güvenli yapıda kalmayı tercih etmiştir. Günümüzde 200 ila 260 kişinin ikamet ettiği bu kule, modern bir şehrin sunduğu tüm temel hizmetleri tek bir çatı altında toplamaktadır.
Yapının içerisinde postane, bakkal, çamaşırhane, kilise ve tıp kliniği gibi hayati birimler aktif olarak hizmet vermektedir. Bu durum, sakinlerin günlük yaşamlarını kolaylaştırmakta ve ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Eğitim Süreci Nasıl Devam Ediyor?
Whittier, yılda ortalama 6,7 metre kar yağışı alan bir bölge olup, sosyal yaşamın devamlılığı için alışılmadık mühendislik çözümleri uygulanmıştır. Whittier Topluluk Okulu’na giden öğrenciler, binayı okula bağlayan yeraltı tünellerini kullanarak zorlu hava şartlarından etkilenmeden sınıflarına ulaşmaktadır. Bu sistem sayesinde bölgedeki eğitim süreci, dışarıdaki fırtına ve kar yağışına rağmen kesintiye uğramadan devam etmektedir.
Bu mühendislik çözümü, öğrencilerin eğitim hayatlarını sürdürebilmeleri açısından büyük bir avantaj sağlamaktadır. Yeraltı tünelleri, öğrencilerin güvenli bir şekilde okula ulaşmalarını mümkün kılmaktadır.
Özel ve Kamusal Alan Nasıl Bir Arada Yaşıyor?
Whittier'deki yaşam, oldukça dar ve sınırlı bir alanda sürdüğü için özel ve kamusal alan arasındaki sınırları büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Bina sakinleri, koridorlarda, posta kutularının başında veya ortak kullanım alanlarında gün boyu etkileşim kurmaktadır. Bu durum, toplumsal bağların güçlenmesine katkı sağlamaktadır.
Temel gıda maddelerinin uzak şehirlerden kısıtlı seferlerle getirilmesi nedeniyle halk, kötü hava koşullarına karşı stok yapmayı ve toplu yaşamın getirdiği lojistik kurallara uymayı alışkanlık haline getirmiştir. Bu durum, topluluk içinde dayanışma ve yardımlaşma kültürünü de pekiştirmektedir.
