İstanbul'da Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ile İbn Haldun Üniversitesinin desteği ve otuzdan fazla ülkenin temsilci katılımıyla hayata geçirilen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu başladı. Küresel ticaret, jeopolitik gelişmeler ve uluslararası işbirliği vizyonunun masaya yatırıldığı zirvenin açılış oturumunda kürsüye çıkan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin ekonomik avantajlarına ve stratejik konumuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Küresel Bağlantısallık ve Lojistik Güç
Konuşmasında küresel ticaret ağlarında Türkiye'nin rolünün güçlenmesinin büyük önem taşıdığına vurgu yapan Bakan Şimşek, Türk Hava Yolları'nın dünyada en fazla noktaya sefer düzenleyen hava yolu şirketi olduğunu hatırlattı. Güvenilir bir iş ortağı olmanın temel yolunun bağlantısallığı artırmaktan geçtiğini dile getiren Şimşek, Pekin ile Londra arasındaki en hızlı güzergahların Türkiye üzerinden geçtiğini ve Çin'den İngiltere'ye demir yoluyla yük nakliyatının on sekiz günde tamamlandığını aktardı. Ülkenin enerji alanında da kritik bir bölgesel merkez konumunda bulunduğunu belirten Şimşek, bölgesel krizlere karşı barış ve istikrarı savunarak refahı artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Ticari Anlaşmalar ve Üretim Potansiyeli
Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin yeni bir normal haline geldiğine dikkat çeken Şimşek, Türkiye'nin bu sürece kurallara dayalı ticaret çerçevesinde yanıt verdiğini kaydetti. Şu anda Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile serbest ticaret anlaşmaları müzakere ettiklerini bildiren Şimşek, Gümrük Birliği dahil halihazırda elli dört serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu belirtti. İmalat sanayisinin kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya oranla Asya Kaplanları ile başa baş seviyede olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, yatırım taahhütlü avans kredileriyle orta-yüksek ve yüksek teknolojili yatırımları desteklediklerini kaydetti.
Borçluluk Oranlarında Avantajlı Konum
Küresel ekonominin en büyük problemlerinden birinin yüksek borçluluk olduğuna işaret eden Bakan Şimşek, dünya genelinde toplam borcun küresel hasılaya oranının yüzde üç yüzü, gelişmekte olan piyasalarda ise yüzde iki yüz otuzu aştığını belirtti. Türkiye'nin borçluluk oranları açısından oldukça avantajlı bir konumda bulunduğunu vurgulayan Şimşek, bu durumun ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı artırdığını bildirdi. Bütçe açığının ve kamu borcunun GSYH'ye oranlarının gelişmekte olan piyasa ortalamalarının oldukça gerisinde olduğunu dile getiren Şimşek, milli gelirin mevcut döviz kurlarıyla bu yıl yaklaşık 1,8 trilyon dolara, satın alma gücü paritesine göre ise yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasını beklediklerini sözlerine ekledi.
(Kaynak ve Görsel: Türkiye Gazetesi)
