Çin'in Ankara Büyükelçisi Ciang Şüebin, COP31 öncesinde Türkiye ile yeşil enerji alanındaki iş birliğini derinleştirmeye hazır olduklarını bildirdi. Bu kapsamda, güneş ve rüzgar enerjisinden batarya üretimine kadar birçok alanda ortak projeler geliştirilmesi mümkün. Ciang, Türkiye ile üçüncü ülke pazarlarında da birlikte hareket edebileceklerini ifade etti.
Yeşil Enerji İş Birliği Hedefleri Neler?
Ciang, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Türkiye ile yeşil enerji alanındaki iş birliğini derinleştirme niyetlerini vurgulayan Büyükelçi, iki ülkenin üçüncü ülke pazarlarında ortak projeler geliştirme potansiyeline sahip olduğunu belirtti.
Büyükelçi, COP31'in Türkiye'yi iklim diplomasisinin odağı haline getirdiğini vurgulayarak, Türkiye'nin konferansı 'Uygulama COP'u olarak tanımlamasının önemine dikkat çekti. İki ülkenin iklim değişikliğiyle mücadelede geniş bir iş birliği potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Ortak Projeler ve Fırsatlar
Çin ile Türkiye'nin yeşil kalkınma hedeflerinin örtüştüğünü belirten Ciang, güneş ve rüzgar enerjisi projelerinde ortak çalışmalar yürütülebileceğini söyledi. Türkiye'nin enerji dönüşümü hedeflerinin önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çeken Büyükelçi, iki ülke şirketlerinin yenilenebilir enerji ekipmanları, teknoloji geliştirme ve yerel üretim alanlarında iş birliği yapabileceğini kaydetti.
Büyükelçi, Çin'in enerji depolama sistemleri, elektrikli araç bataryaları ve akıllı elektrik şebekeleri konusundaki deneyimlerinin Türkiye'nin enerji dönüşümüne katkı sağlayabileceğini ifade etti. Kuşak ve Yol girişimi çerçevesinde Türkiye ile yeşil enerji alanındaki pratik iş birliğinin derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Stratejik Konum ve Pazar Geliştirme
Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Afrika arasındaki stratejik konumuna işaret eden Ciang, Çin'in sanayi kapasitesiyle Türkiye'nin coğrafi avantajlarının ortak projelerde değerlendirilebileceğini belirtti. Altyapı alanında, Türkiye'nin elektrik şebekesi altyapısının dijitalleşme ve akıllı sistemlere geçiş kapsamında modernize edilmesine katkı sağlanabileceğini ifade etti.
Daha geniş pazar açılımı kapsamında, Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Afrika'yı birbirine bağlayan coğrafi konum avantajından yararlanarak çevre ülkelerdeki üçüncü ülke pazarlarını birlikte geliştirebileceklerini vurguladı. Bu iş birliğinin, her iki taraf için de karşılıklı fayda ve kazanım sağlayacağına inandığını belirtti.
