Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler azalırken, jeopolitik risklerin belirgin bir şekilde yükseldiği vurgulandı. Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında %2,1 arttığı, 2026 yılında ise %2,4 oranında artacağı tahmin ediliyor. Enerji fiyatları düşük seyrini korurken, jeopolitik gelişmelerin ham petrol ve değerli metaller üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Finansal Koşullar: Kredi Faizlerindeki Değişim Ve Rezerv Rekoru
Toplantı özetine göre, TCMB brüt uluslararası rezervleri 16 Ocak itibarıyla 205,2 milyar ABD dolarına yükselerek güçlü bir görünüm sergiledi. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) ise 215 baz puan seviyesine geriledi. Bankacılık verilerine bakıldığında; TL mevduat faizleri %45,0, ticari kredi faizleri ise %40,1 seviyesinde gerçekleşti. İhtiyaç kredisi faizleri ise bankaların bilanço ayarlamalarıyla %64,0 seviyesine yükseldi.
Enflasyonun Ana Eğilimi: Gıda Ve Kira Fiyatlarındaki Seyir
2025 yılı tüketici enflasyonu %30,89 seviyesinde tamamlanırken, hizmet enflasyonundaki katılık (atalet) dikkat çekti. 2025 yılında mal enflasyonu %25 olurken, hizmet enflasyonu %44 olarak gerçekleşti. Kira enflasyonu aylık bazda güç kaybetmeye devam ederek yıllık %61,61 seviyesine geriledi. Gıda grubunda ise kırmızı et ve sebze fiyatları kaynaklı yükselişlerin sürdüğü belirtildi. Piyasa katılımcılarının 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ise %23,2 seviyesine çekildi.
Para Politikası Kararları: Politika Faizi Yüzde 37'ye Çekildi
Para Politikası Kurulu, dezenflasyon sürecini güçlendirmek adına politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %38’den %37’ye indirdi. Kurul, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini, enflasyon görünümünde belirgin bir ayrışma olması durumunda ise para politikası duruşunun yeniden sıkılaştırılabileceğini ilan etti.
