Türkiye Yenilenebilir Enerjide Büyük Bir Sıçrama Kaydetti
Türkiye, son birkaç yılda elektrik üretiminin yüzde 40'ından fazlasını yenilenebilir kaynaklardan karşılayarak enerjide dönüşüm sürecini başarıyla sürdürüyor. Bu yılın ilk 8 ayında ise elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payı yüzde 60'ı aştı. Rüzgar enerjisi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmalarla birlikte enerji arz güvenliği stratejilerinin merkezine yerleşti. İthalata, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş güzergahlarına ve ambargolara bağımlı olmaması nedeniyle rüzgar enerjisi, Türkiye'ye önemli bir arz güvenliği avantajı sağlıyor.
Yerli Sanayi ve İstihdamda Rüzgar Etkisi
Türkiye, yüksek rüzgar potansiyeli ve coğrafi avantajlarıyla sektörünü büyütmeye devam ediyor. Küresel rüzgar enerjisi kurulumlarında geçen yıl 165 bin megavatlık ilave kapasite eklenirken, bunun 2 bin megavatı Türkiye'de kaydedildi. Türkiye'nin 126 bin megavatlık toplam elektrik kurulu gücü içinde karasal rüzgar enerjisi kurulu gücü Ekim sonu itibarıyla 15 bin 900 megavata ulaşmış durumda. Rüzgar enerjisinin Ağustos 2026 elektrik üretimindeki payı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde bulunuyor.
İthalat Faturasında Milyar Dolarlık Tasarruf
Türkiye'de kurulan her 1000 megavatlık rüzgar enerjisi kapasitesi, doğal gaz ithalatını yıllık yaklaşık 250 milyon dolar azaltma imkanı tanıyor. Mevcut 16 gigavatı aşan mekanik rüzgar kapasitesi, yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık doğal gaz ithalatı tasarrufu sağlıyor. Sanayi kümelenmesi İzmir, Balıkesir, Bursa ve Yalova hattından İstanbul'a uzanırken, Türkiye rüzgar türbini, bileşenleri ve ham madde ihracatından yıllık 2 ila 2,5 milyar dolar gelir elde ediyor.
Gelecek Vizyonu ve 2035 Hedefleri
Türkiye, Ulusal Enerji Planı kapsamında 2035 rüzgar ve güneş enerjisi kurulu güç hedefini 120 gigavata yükseltti. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) ise bu hedefin 48 gigavatlık kısmının rüzgardan karşılanmasını öngörüyor. Sektör, Avrupa'nın en büyük tedarikçilerinden biri konumuna gelirken, denizüstü rüzgar projelerinin de büyümeyi desteklemesi bekleniyor. Türkiye'nin 2035 hedeflerine ulaşabilmesi için her yıl yaklaşık 8 bin megavatlık yeni kapasite kurulumu gerçekleştirmesi planlanıyor.
Finansman ve Şebeke Yatırımları Kritik Önemde
48 gigavatlık kapasite hedefine ulaşıldığında, doğal gaz ithalatından sağlanan yıllık tasarrufun 10-12 milyar dolar seviyesine çıkması öngörülüyor. Bu hedefler doğrultusunda şebeke yatırımlarının artırılması, izin süreçlerinin hızlandırılması ve uygun maliyetli finansman temini büyük önem taşıyor. Elektrikli araçların yaygınlaşması, yapay zeka uygulamaları ve sanayide elektrifikasyon süreci, yenilenebilir enerjiye olan ihtiyacı her geçen gün daha da artırıyor.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
