09.09.1999 sonrası çalışmaya başlayan vatandaşlar, taleplerini yetkililere duyurmak amacıyla Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği'ni (ETTDER) kurdu. Seçim öncesi bu mağduriyetin giderilmesi için birçok mecrada yetkililere seslenmeye ve mağduriyetlerini duyurmak için çalışmaya devam ediyorlar.

Uzun zamandır kademeli emeklilik için mücadelesine devam eden Emeklilikte Adalet Derneği (ETTDER), MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter ile görüştü.

Whatsapp Image 2024 05 06 At 08.38.12

MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter'den 'kademeli emeklilik' için destek istediklerini belirten ETTDER sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

Liman İş Sendikası üyeleri kaza geçirdi! Liman İş Sendikası üyeleri kaza geçirdi!

"Emeklilikte Tarihe Takılanlar MHP Genel Merkez’inde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Sayın Dr. İzzet Ulvi Yönter Beyfendiyi , MHP Genel merkezinde makamında ETTDER yönetim kurulu olarak ziyaret ettik.

“Ülkemizde kadınlar ve erkekler için emeklilik şartları farklıdır. Bu bağlamda SGK kanununa göre emekliliğini hak ettiği halde yapılan yasal kanuni değişiklikler ile çalışanların emekli olma şartları, Anayasaya aykırı şekilde çalışan aleyhine değiştirilmiş ve emekli olma şartları ağırlaştırılmıştır. Oysaki, aynı şartlara tabii olarak çalışma hayatına başlamış kadın veya erkek, kanunlarda temel alınan sigortalılık süresi, yaş ve prim ödeme gün sayısı dikkate alınmayarak, sadece işe başlama tarihinin belirleyici ana kıstas olarak 08.09.1999 olarak belirlenmesi, milyonlarca çalışana yapılmış çok büyük haksızlıktır.

Adil ve eşit olmayan emekli olma şartları; vicdanları derinden yaralamakta ve telafisi imkânsız mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Akran olan iki (kadın- erkek) insandan birinin 08.09.1999 tarihi öncesi işe girişli olması sebebiyle emekli olması mümkün iken, 09.09.1999 işe giriş başlangıcı olan bir çalışanın daha fazla sigortalılık süresi, daha fazla prim ödeme günü ile ülkemiz şartlarında kadınlarda 58 yaş ve erkeklerde 60 yaş şartının emekli edilme temel şartı olarak getirilmesi, hakkaniyet, adalet, eşitlik ve nefaset kurallarına aykırılık teşkil etmektedir.”

MHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Sayın İzzet Ulvi Yönter Bey, konuya evvelden vakıf olması sebebiyle derneğimizi kabul buyurmuşlardır. Nazik kabulleri ve yaklaşımları için kendilerine teşekkür ederiz."

GÖRÜŞMENİN DETAYLARI

Konu : E.T.T DERNEĞİ T.B.M.M’DE ve ‘KADEMELİK EMEKLİLİK’ GÖRÜŞMELERİ E.T.T Nedir ? 9.9.99 tarihi ve sonrasında

SGK girişi olan, bu tarihin kendisinden söküp aldığı eşit yurttaşlık hakkını, iş barışını ve emeklilikte akranından 17-20 yıllık farkı geri almak için, bir araya gelmiş mağdurların kurduğu dernek ve sivil toplum örgütünün adıdır. SGK Emeklilik Sitemindeki Yeni Mağduriyetlere ilişkin ETT-DER Manifestosu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10. Maddesine göre herkes kanunlar önünde eşittir.

EYT yasası sonrası kapsam içi ve dışı kalan yurttaşların eşitlikleri ortadan kalkmıştır. Kapsam içi yurttaşlar kadınlarda 38, erkeklerde 43 yaşında emekli olma hakkı kazanarak genç emekli çalışanlar olarak devletimiz tarafından avantajlı bir kesim haline gelir iken , aynı yaşlarda ve çoğunluğu daha çok prim gününe sahip bir kesim çalışan; ikinci sınıf vatandaş hissiyatını yaşayacak şekilde dışlanmıştır. Sonuç Anayasa 10. Madde Eşitlik İlkesinin ihlali

Yine Anayasa’nın 49. Maddesi; çalışma hayatına ilişkin hak ve ödevleri tanımlamıştır. EYT’li ve ETT’li çalışan aynı çalışma ortamında, sadece SGK giriş tarihleri üzerinde 1 gün, 1 ay, 1 yıl farklılık olması sebebiyle; emekli maaşı bağlanmış, iş vereninin SGK teşviki aldığı, tazminatını devlet bankaları tarafından yine işverenine kredi kullandırılarak almış, emekli maaşı için bankalarla yüksek promosyon anlaşmasını sağlamış, asgari ücreti normalden yüksek (tüm emekli çalışanlarda olduğu gibi) ve düşük maaş artışlarından en az etkilenecek aranan bir personel pozisyonuna gelirken, ETT’ li çalışan tüm bunlardan mahrum , adil olmayan şartlarda 17 yıl daha çalışmak durumunda kalacaktır. Bir diğer husus ise; EYT ve ETT’ li çalışanların iş başvurularında maaş beklentilerini belirlemelerindeki muhtemel farkta ETT’ li çalışanın daha en başında elenmesi ve benzer yetkinliklerde EYT’ li personelin işe alımda tercih edilmesi sorunsalı olacaktır. Bunun 50’li yaşlarda ETT’ li çalışanın başına geldiğini bir düşünün. Sonuç Çalışma Barışının Bozulması

Emeklilik dönemi tüm çalışanların hayalini kurduğu bir zaman dilimidir. Herkes uzun yıllar çalışıp yorulduktan sonra hem dinleneceği hem de yapmak istediği aktivitelere vakit ayırabileceği emeklilik hayatının planlarını yapar. EYT’li aileler tüm avantajları hayatın her alanında yaşarken, ETT’ li aileler ; tüm bunlardan mahrum bir gelecekle çocuklarının fırsat eşitsizliğinin altında mağdur ve hezimet duygusuyla yaşamlarını idame edeceklerdir.

Sonuç Nesiller Arası Adaletin Bozulması

Ülkemizde kadınlar ve erkekler için emeklilik şartları farklıdır.

Bu bağlamda SGK kanununa göre emekliliğini hak ettiği halde yapılan yasal kanuni değişiklikler ile çalışanların emekli olma şartları, Anayasaya aykırı şekilde çalışan aleyhine değiştirilmiş ve emekli olma şartları ağırlaştırılmıştır.Oysaki, aynı şartlara tabii olarak çalışma hayatına başlamış kadın veya erkek, kanunlarda temel alınan sigortalılık süresi, yaş ve prim ödeme gün sayısı dikkate alınmayarak, sadece işe başlama tarihinin belirleyici ana kıstas olarak 08.09.1999 olarak belirlenmesi, milyonlarca çalışana yapılmış çok büyük haksızlıktır.

Adil ve eşit olmayan emekli olma şartları; vicdanları derinden yaralamakta ve telafisi imkânsız mağduriyetlerin oluşmasına sebebiyet vermektedir. Akran olan iki (kadın- erkek) insandan birinin 08.09.1999 tarihi öncesi işe girişli olması sebebiyle emekli olması mümkün iken, 09.09.1999 işe giriş başlangıcı olan bir çalışanın daha fazla sigortalılık süresi, daha fazla prim ödeme günü ile ülkemiz şartlarında kadınlarda 58 yaş ve erkeklerde 60 yaş şartının emekli edilme temel şartı olarak getirilmesi, hakkaniyet, adalet, eşitlik ve nefaset kurallarına aykırılık teşkil etmektedir. 1999 da söylenen ; “ 40’ında emekli mi olunur …” jargonu bitmiştir. 2023’te EYT adı altında 2,5 milyon vatandaşımız 40’larında hatta 38’inde emekli edilmiş ve çalışma hayatlarına çift maaşlı olarak uzun yıllar devam edeceklerdir. Bu sebeple, eğer sorun KADEME uygulaması ile çözülecek ise başlangıç 1999 girişlilerde 43 ile başlamalı ve Aktif Pasif dengesi şeffaf şekilde gözetilerek SGK giriş tarihleri ile orantılı arttırılmalıdır. (2000-2008 arası öncelikli olarak kademelendirilmelidir ve 2008 sonrası buna göre düzenlenmelidir.)

Nasıl ki, bir oldu- bitti ile milyonlarca Emeklilikte Yaşa Takılan (EYT) çalışanlarının haksızlığa uğratılarak, çalışma barışı ve anayasal düzenin bozulması toplumun geniş katmanlarında huzursuzluğa sebep olduysa, yine yapılan bir yanlış hesaplama ile sigortalılık süreleri, prim ödeme gün sayıları ve yaşları dikkate alınmayan 08.09.1999 tarih sonrası çalışanlarının da haksızlığa uğratılarak mağdur edildiği tartışılmaz bir gerçektir. Türkiye şartlarında 60 – 65 yaşına kadar çalışılması hem mevcut çalışma hayatı hem de demografik yapımız gereğince sadece bir temennidir. ETT-DER olarak , neslimizin bu deneysel çalışmanın kobayı olmasını kabul etmiyoruz. AB ülkeleri çalışanlarına sağlanmış hakların hiç birine sahip değilken, emeklilik yaşının AB normları üzerinden yasalaşması , yani imkansızının bize dayatılması yerine Türkiye şartlarına göre realize edilmiş yeni yaş düzenlemesi talebimizdir.

Staj ve Çıraklık başlangıçları SGK giriş tarihi olarak kabul edilmelidir. Bu iki kavram birbirinden ayrılamaz. Çünkü, öğrenim hayatını tamamlayabilmek için; MEB ve YÖK zorunlu stajı tamamlanması gerekli olan bir şart olarak belirlemiştir. Bu şart aynen Askerlikte olduğu gibi öğrencinin bu süre zarfında SGK’lı bir işte çalışmasına engel teşkil etmektedir ve etmiştir. Böyle bir şartın seneler sonra çalışan karşısına emeklilikte 17 , 20 yıllık bir fark olarak hak mahrumiyetine sebep olmasına, ‘’ O bir eğitimdi, gerçek bir çalışma değildi ‘’ şeklinde bir sav ile izin verilemez. Devlet vatandaşlarını hak mahrumiyetine uğramamaları için zamanında ve doğru bilgilendirmek ile yükümlüdür.

Emeklilik sistemimizde öncelikle anneler olmak üzere , kadın çalışanlar için hakkaniyetli pozitif ayrım ile devam etmelidir. Erkek çalışanlar için ; askerlik görevinin bitmiş olması uzun vadeli çalışma hayatındaki engelin ortadan kalması anlamında iken, kadın çalışanlarda; hamilelik süreci ve doğum sonrası (bebeğin aşısı , hastalıkları, vb durumdan kaynaklı izinlerin işe engel olma durumu düşüncesi) iş hayatına işverenin olumsuz değerlendirmeleri sonucu başlayamamasına sebebiyet vermektedir. Mevcut EYT yasası ile 43 yaşında erkek çalışan emekli edilir iken , kapsam dışı anne bir kadın 58 yaşına mahkum edilmiştir. Hangi vicdan kendisinden Cumhurbaşkanımızın; defaatle belirttiği ‘’3 çocuk ‘’ talebine binaen böyle bir farkı ve ayrımı kabul edebilir. Askerlik Borçlanmasından yararlanmak için askere gitmiş olmak yeterlidir. Doğum borçlanmasından yararlanabilmek için ise işe giriş tarihinden sonra doğum yapmış olma şartı aranmaktadır. Her iki hak kendi içinde değerlendirildiğinde kadın işçinin şartlı yararlanarak bir hak sahibi olduğunu görüyoruz.

Hakların saydığı faydalara bakıldığında, askerlik borçlanması işe giriş tarihini askerlik sürecince geri çekebilmektedir. Doğum borçlanmasında ise sadece prim günü açısında bir fayda sağlamaktadır. Bu durum kadınlar açısında muazzam bir mağduriyet ve hak eksikliği olarak düşünülmeli ve bu çerçeve de bakılıp reşit olan her kadının doğurganlık hakkının tıpkı askerlik borçlanmasında olduğu gibi değerlendirilmesini talep etmek makul ve yerli yerindedir

Ulaşmak istediğimiz ; adil ve sürdürülebilir emeklilik sistemi için kapsamlı bir reform öncesinde 9.9.99 tarihinin meydana getirdiği tüm mağduriyetleri giderecek, kanun düzenlemesinin TBMM’de yasalaşmasını sağlayacak gerekli kamuoyu desteğini ivedilikle oluşturmaktır.

Görüşmelerin ayrıntıları;

MHP Genel Merkezine kabul edilen, Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği (ETT-DER) temasları ile MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Dr. İzzet Ulvi Yönter, MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Zühal Topçu, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Merve Menekşe ile görüşülmüş olup, derneğin faaliyetleri anlatılmıştır.

7438 sayılı EYT yasası ile hüsranla sonuçlanması, mağduriyetin daha dramatik hale gelindiği, halk nezdinde sosyal, psikolojik, olumsuz travmalara yol açtığı değerlendirilmiştir Türkiye’de Sosyal Güvenlik alanında reform niteliğinde bir çalışma olması gerektiği iletilmiştir. Çözüm olarak; Avrupa örneğinde olduğu gibi doğum yılına bağlı kademeli emekliliğin sürdürülebilir, adil ve makul bir emeklilik sistemi olduğu anlatılmıştır. ETT-DER yönetim kadrosu tarafından, hadisenin hukuksal ve yasal zemine oturulması gerektiği, Cumhur ittifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi üst düzey yöneticilerine aktarılmıştır. ETT-DER emeklilik sistemi ile ilgili kapsamlı dosyanın teslim alınarak bizzat Başdanışman Sayın Merve Menekşe tarafından, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli bey’e iletileceği belirtilmiştir.

Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa Milletvekili Sayın İbrahim Özyavuz ve MHP Gümüşhane Milletvekili Sayın Musa Küçük ile görüşmelerde, 7438 sayılı EYT yasası sonrası oluşan tüm mağduriyetlerin bilinci içerisinde, yeni düzenlemenin komisyon üyesi vekilleriyle kapsamlı ele alınması gerektiğini ifade etmiştir. Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği (ETT-DER) Genel Başkanı Sayın Filiz Konca 9.9.1999 ve sonrası SGK girişliler için, Avrupa örneğinde olduğu gibi doğum yılına bağlı kademeli emeklilik hakkında bilgi vermiş akabinde kapsamlı sunum dosyasını bizzat teslim edilmiştir. Vekiller, mağduriyetlerin giderilmesi hususunda hükümet tarafından başlatılan çalışmalara destek verebileceklerini ifade etmişlerdir.

İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sayın Mustafa Cihan Paçacı ile yapılan görüşmede, EYT yasasının kapsayıcı çıkartılamadığı ve tüm mağduriyetlerden haberdar oldukları, Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği (ETT-DER)’nin talep ve sunum dosyasının komisyonlarda görevli vekillerle paylaşılacağı dile getirilmiştir.Derneğin ziyaretinden ve mağduriyetin farklı bir vizyonla ele alınmasından memnuniyet duyulduğu belirtilmiştir.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sayın İsa Mesih Şahin ile yapılan görüşmede, Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği (ETT-DER)’ni misafir etmekten memnuniyet duyduklarını, kademeli emeklilik konusunu parti olarak yakından takip edip, üzerinde çalıştıklarını, ayrıca ETT-DER derneğinin ‘Doğum Tarihine Göre Kademelendirme’ çalışmalarının ilgilerini çektikleri, yeni ve adil kademeli emeklilik sistemi ile alakalı ETT-DER dernek yöneticileri ile süreç içerisinde birlikte olunacağı, arzularının Türkiye’de gerçekten kapsamlı değişimin olması, adil, kalıcı ve sürdürülebilir emeklilik reformun şart olduğu, bunun için yoğun gayret sarf edileceği, bu çabanın ETT-DER derneği ile birlikte, çalıştay yaparak ilerlemek istediklerini , Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneğinin yönetim kadrosunu misafir etmekten, derneğin planlamaları, stratejisi , manifestosu, farklı bakış açısı kattıkları belirtilmiştir.

Demokrat Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sayın Cemal Enginyurt ile yapılan görüşmede, Kademeli Emekliliğin, insani olarak ve vicdani olarak, bir devletin vatandaşına tanıması gerektiği en önemli hak olduğu, bu hakkın teslimi için TBMM çatısı altında Emeklilikte Tarihe Takılanlar Derneği (ETT-DER)’nin ve tüm mağduriyetlerin sesi olmaya devam edileceği, sosyal medyada, ulusal basında ve her alanda bu hassasiyetin dile getirileceği, Kademeli emeklilik hakkının hep birlikte kazanılacağı fikir birliğine varılmıştır.

Editör: Zeynep Peksoy