Efes – Türkiye
Artemis Tapınağı’yla antik dünyanın gözdesi.
Roma döneminin en büyük metropollerinden biri olan Efes, taş sokaklarında uygarlığın izlerini hâlâ taşıyor.
Petra – Ürdün
Kızıl kayaların arasına oyulmuş gizemli bir kent.
Nebatiler tarafından kurulan Petra, “Kayıp Şehir” olarak bilinir. Bir zamanlar ticaretin kalbiydi; bugün ise taşların arasına sinmiş bir medeniyetin yankısı.
Machu Picchu – Peru
And Dağları’nın zirvesinde, bulutların arasında saklı bir İnka harikası.
Yüzyıllar boyunca doğa tarafından gizlenmiş, bugün hâlâ gizemini koruyor.
Teotihuacan – Meksika
“Tanrıların doğduğu yer.” Güneş ve Ay piramitleriyle gökyüzüne uzanan bu antik şehir, Azteklerden bile eski bir uygarlığın sessiz tanığı.
Ani Harabeleri – Türkiye
Kars sınırında, taşların arasında yankılanan bir tarih.
“1001 kiliseli şehir” olarak bilinen Ani, kültürlerin kesiştiği noktada bir açık hava müzesi gibi duruyor.
Angkor Wat – Kamboçya
Dünyanın en büyük tapınak kompleksi.
Taş duvarlarında tanrılar, savaşlar ve aşk hikâyeleri oyulmuş. Güneş doğarken göl üzerindeki yansıması büyüleyici.
Pompeii – İtalya
Bir yanardağ patlamasıyla kül altında donan bir şehir.
Her sokak, her duvar Roma halkının son anlarını anlatır — adeta zamanda dondurulmuş bir an
Palmyra – Suriye
Çöl ortasında yükselen bir ihtişam.
Roma İmparatorluğu’nun doğudaki incisi olan Palmyra, hem ticaretin hem sanatın kavşak noktasıydı.
Tikal – Guatemala
Ormanların içinde gizlenen Maya medeniyeti.
Devasa tapınakları ağaçların gölgeleriyle sarılmış, kuş sesleri arasında hâlâ bir yaşam izi var.
Persepolis – İran
Pers İmparatorluğu’nun görkemli başkenti.
Taş sütunlarında kralların zaferleri, duvar kabartılarında tanrıların hikâyeleri kazılı.
