Yunan ve İngilizlerin arasına sızarak askeri harekâtlarla ilgili kritik istihbaratlar toplayan Ahmet Esat Tomruk, Kurtuluş Savaşı döneminde Türk istihbaratına büyük katkılar sağladı. Casusluk faaliyetleri sırasında defalarca tutuklanmasına rağmen her defasında kaçmayı başaran Tomruk, hafif sıklette kazandığı boks şampiyonluklarıyla da tanınıyordu. 1893 yılında İstanbul Altımermer’de dünyaya gelen Tomruk, babasının erken vefatıyla dayısı Sezai Bey’in himayesine girdi.
Çocukluk ve Eğitim Yılları
Babası Mehmet Reşit Bey, Evkaf Nezareti Varidât Kalemi Müdürüydü, annesi ise Sıdıka Hanım’dı. Babasının eğlenceye düşkünlüğü ve mali sıkıntılar nedeniyle Ahmet Esat, henüz 5 yaşındayken dayısının korumasına geçti. Çocuklukta sporla ilgilenmeye başlayan Tomruk, Emirgan’daki komşuları Talat Bey’den yüzme ve yelken dersleri aldı; ancak gerçek tutkusu pehlivanlık ve boks oldu.
İlkokulu Emirgan’da tamamlayan Tomruk, orta öğrenimini Galatasaray Lisesi’nde sürdürdü. Burada Fransızca eğitim alarak yurt dışından gelen gazeteler ve mektuplar aracılığıyla yabancı dilini geliştirdi. İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve Rumca öğrenen Ahmet Esat, aynı zamanda Jön Türk hareketiyle ilişkili fikirleri yakından takip ediyordu.
16 yaşında hafiyeler tarafından Jön Türk örgütüyle bağlantısı şüphesiyle tutuklanan Tomruk, Yıldız Sarayı’na götürüldü, ancak kısa süre sonra serbest bırakıldı. Bunun üzerine 1908’de İngiltere’ye kaçtı ve burada Navy College’de eğitim aldı. İngilizceyi ve farklı İngiliz şivelerini kusursuz konuşur hâle geldi. Okul yıllarında profesyonel boks kariyerine başladı ve birçok şampiyonluk elde etti.
Casusluk Kariyerinin Başlangıcı
Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle 1914’te İstanbul’a dönen Tomruk, topçu teğmeni olarak askere alındı ve İttihatçı istihbarat teşkilatı Teşkilât-ı Mahsusa’ya katıldı. Çanakkale cephesinde, ünlü İngiliz casusu Arabistanlı Lawrence’in izlenmesi ve Kut’ül Amare’de esir düşen İngiliz General Towshend’den bilgi alınması görevlerini üstlendi. İşgal İstanbul’unda ise Beyoğlu’ndaki boks kulüplerinde İngiliz rakiplerini yenerek ün kazandı.
Tomruk, tutuklu İttihatçıları kurtarma çabaları nedeniyle İngilizler tarafından hapse atıldı. Koçaki adlı Rum’dan yankesicilik öğrenerek hayatta kalmayı başardı. Çanakkale’deki sahra hapishanesinden Hintli askerlerin yardımıyla kaçtı ve Anadolu’ya geçerek Kuvayi Milliye’ye katıldı.
İngiliz Kemal Kod Adı ve İstihbarat Faaliyetleri
“İngiliz Kemal” kod adıyla anılan Tomruk, Ankara’ya giderek Mustafa Kemal Atatürk, Mustafa Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü Paşalarla görüştü. Kuran, bayrak ve tabanca üzerine sadakat yemini ettikten sonra İzmir’e gönderildi. Burada Yunan ordusu karargahına sızarak, Antalya ve Rodos üzerinden istihbarat topladı. Kendini Amerikalı gazeteci olarak tanıtan Tomruk, kumardan kazandığı parayla operasyonlarını finanse etti.
İzmir’de Yunan subaylarıyla yakın ilişkiler kuran Tomruk, önemli bilgileri Uşaklı Alaattin Tiritoğlu aracılığıyla Antalya mutasarrıfı Aşir Bey’e aktardı. Bir seferinde, Yunan kurmay başkanının akrabası olan Angelika’yı etkileyerek önemli stratejik bilgileri elde etti.
Tomruk, düşman arasında beş ay görev yaptıktan sonra yakalanarak beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. İzmir, Atina ve Paleovastratos hapislerinde uzun yıllar geçirdi; kimliğini gizleyerek Türk olduğunu gizledi. Atina’daki hapishaneden kaçmayı başardı ve Fransız bir şileple İzmir’e döndü. Ardından Batı Trakya’da Yunan ordusuna sızarak değerli istihbaratlar topladı.
Ulusal Kurtuluş Savaşı boyunca farklı kimliklerle faaliyet gösteren Tomruk, 1924’e kadar Genelkurmaya bağlı olarak çalıştı ve İstanbul’a yerleşerek anılarını yayımladı. Hafif sıklet boks şampiyonluğu ünvanını 1932’ye kadar korudu. Sert yumrukları nedeniyle “Tomruk” soyadını aldı.
Ahmet Esat Tomruk’un hayatının son yılları mali sıkıntı ve yalnızlık içinde geçti. TBMM tarafından 1964’te vatani hizmet tertibinden 500 lira maaş bağlandı. İlk eşi Mevhibe Hanım’dan Günseli adında bir kızı olan Tomruk, daha sonra İngiliz aktris Dorothy Minnic ile evlendi.
1966 yılında 74 yaşında vefat eden Ahmet Esat Tomruk, Emirgan’daki aile mezarlığında toprağa verildi. Onun yaşamı, casusluk, boks ve macera dolu bir hayat hikayesi olarak Türk istihbarat tarihine geçti.
