"Haberin İşçisi"
İstanbul
Az bulutlu
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,4098 %0.24
53,5661 %0.56
6.875,62 % 0,87
3.644.870 %0.565
İşçi Haber Gündem AK Parti Sözcüsü Çelik : CHP'nin üzerindeki en büyük yük kendi yönetimidir

AK Parti Sözcüsü Çelik : CHP'nin üzerindeki en büyük yük kendi yönetimidir

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde son günlerde yaşanan tartışmalara ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ''Türkiye'nin her zaman sağlıklı bir muhalefete ihtiyacı vardır ve sağlıklı bir muhalefet demokrasiyi güçlendirir ama CHP'nin üzerindeki en büyük yük şu anda kendi yönetimidir. Bu da onların sorunudur'' dedi.

Okunma Süresi: 6 dk

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaretinde katıldığı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın "Vizyon Konuşması" etkinliğinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

SAHA 2026'nın dünyaya mesaj veren bir organizasyon olduğunu, fuarda Türkiye'nin siyasi tarihinin özetinin bulunduğunu dile getiren Çelik, fuarı sadece savunma sanayi ürünlerinin tanıtılması olarak değil, çok daha büyük açılımları, boyutları olan bir organizasyon olarak görmek gerektiğini söyledi.

'Cumhurbaşkanımızın Türkiye'ye kazandırdığı devrim niteliğinde çok büyük kazanımlar var'

Fuarda Türkiye'nin savunma sanayi konusundaki iddiasının küresel düzene verdiği mesajların çok etkili şekilde sergilendiğini ifade eden Çelik, "Birçok alanda olduğu gibi savunma sanayi alanında da Türkiye'yi geri bırakmaya dönük incelikli hamleleri, hatta geçmiş dönemlerde birtakım açıktan siyasi engellemeleri ve bu konudaki öncü kişileri hedef alan uygulamaları net bir biçimde görüyoruz. Cumhurbaşkanı'mızın Türkiye'ye kazandırdığı devrim niteliğinde çok büyük kazanımlar var. Bunlardan birinin öz güven devrimi olduğunu düşünebiliriz. Türkiye'de 'yapılamaz, edilemez' denilenlerin aslında kendi insanımız, yetişen elemanlarımız, her alandaki değerlerimiz tarafından nasıl üretildiğini, ortaya konulduğunu çeşitli sektörlerde gördük. Dolayısıyla bu tek taraflı bir öz güven devrimi değil, bütün alanları etkileyen bir öz güven devrimi." diye konuştu.

Çelik, Türkiye'nin tesadüfi bir kazanım ya da başarı içinde olmadığına işaret ederek, "Yıllar içinde üst üste koyulan, çerçevesi iyi çizilmiş, iyi planlanmış, siyasi hedefleri ve teknolojik hedefleri iyi tutturulmuş bir yürüyüş bu. Bu yürüyüşün, siyasi çerçevesi, aynı zamanda insan yetiştirmeye dönük boyutları ve etrafımızdaki güvenlik tehditlerini de doğru algılayan ve buna dönük hazırlıkları ortaya koyan bir yapısı var." dedi.

ömer çelik'ten ‘Teknoloji İnsanlık ve Temel Haklar İçin Kullanılmalı’ vurgusu

Çelik, insanın ürettiği teknolojiyi insana karşı kullanma gibi bir durumla karşı karşıya olunduğuna, yapay zeka ile Gazze'deki çocukların öldürüldüğüne, daha az mühimmatla daha çok insan öldürme gibi insanlık dışı bir matematiğin peşinden gidildiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:

"Daha ileri teknolojiler kullanılarak doğrudan devletlerin birer terör örgütü gibi davrandığı, suikast gerçekleştirdiği ve bu yolla siyasi denklemleri değiştirmeye çalıştığı, İsrail örneğinde olduğu gibi bir bakıma kural tanımazlığın bir enstrümanı olarak teknoloji kullanılıyor. Türkiye'nin yapmaya çalıştığı şey ve bununla ilgili verdiği güçlü mesaj, insanın ürettiği bu değerin yine insan, insanlık ittifakı için kullanılmasıdır. Dolayısıyla insana karşı yapay zekanın, insanlık değerlerine karşı teknolojik ürünlerin kullanılmasına karşı Türkiye'nin savunma sanayi yaklaşımı, insani değerlerimizi korumak, insan haysiyetini korumak, insanın temel haklarını korumak ve insanlara yapılan haksızlıklara karşı durmak çerçevesinde gerçekleşiyor."

'Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in SAHA 2026'yı ziyaretinde verdiği mesajlara ilişkin konuşan Çelik, "Bütün siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin burayı ziyaret etmesini çok arzu ederdik. Çünkü bunlar Türkiye'nin milli kazanımlarıdır. Geçmişte milli teknoloji hamlesinin öncülerine yapılan engellemelerin bugün de 'siyasi polemik' adı altında devam ettirildiğini görüyoruz. Buraya gelip de bu kazanımları takdir eden herkesin bu takdiri ortaya koyması değerlidir." ifadesini kullandı.

Çelik, Türkiye'de savunma sanayi çalışmalarına başlandığında engellemeye yönelik girişimlerde bulunulduğunu belirterek, çok partili hayata geçildiği zamanlarda da yapılan birçok darbe, muhtıra, engelleme girişimlerinin Türkiye'yi bu alanlarda geri bırakmak gibi sonuçlara neden olduğunu söyledi.

Bugüne göre o günlerin daha zor olduğunu dile getiren Çelik, şunları ifade etti:

"İstikrarlı, tavizsiz bir şekilde Cumhurbaşkanı'mızın bu siyasi iradeyi koyması, teknolojiyi üretecek bütün mühendislere, firmalara, çalışanlara, işçilere müthiş bir öz güven kazandırdı. Dolayısıyla bu mücadele aslında Türkiye'nin içinde bir mücadele değildir. Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır. Şimdiden geriye baktığınızda çok daha iyi okuyabilirsiniz ki darbeler ve muhtıralar aslında Türkiye'nin içindeki birtakım odaklar tarafından yapılırken, bu bir küresel vesayetin neticesi olarak yapılıyordu. Yani içerideki yerli vesayet, küresel vesayetin bir parçasıydı."

Çelik, fuarda gördükleri kazanımların, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mücadelesiyle, yerli vesayetin Türkiye gündeminden kaldırılmasından sonra küresel vesayetle perdesiz bir şekilde hesaplaşmanın neticesi olarak önlerine geldiğini belirterek, "Bu Türkiye'nin yerli vesayeti ve küresel vesayeti nasıl mağlup ettiğinin, üzerindeki karanlığı nasıl kaldırdığının ve bu tasallutu nasıl yok ettiğinin bir örneğidir." dedi.

‘özel, partisindeki yönetim problemlerini AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor’

Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçeceğine ilişkin soru üzerine Çelik, partiye geçecek belediye başkanlarını il başkanları toplantıları ve grup toplantılarında görebileceklerini söyledi.

Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuya ilişkin tepkisine yönelik de "CHP Genel Başkanı'nın şöyle bir tablosu var. Kendi partisindeki yönetim problemlerini sürekli olarak AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Partisini yönetememe, konsolide edememe diye bir durumu var. Bunu sürekli olarak AK Parti üzerinden izah etmeye çalışıyor ki bu son derece siyasi bir yetersizlik doğuruyor." diye konuştu.

CHP'nin yönetilemediğini, CHP'lilerin kendi partilileriyle sorunu olduğunu ve bütün bunların AK Parti ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ifade eden Çelik, Özel'in daha önce kitapçıları, kafeleri tehdit ettiğini, şimdi de gazetecilere çirkin ifadeler kullandığını söyledi.

Çelik, Özel'in muhalefetteyken devlet ve yargı organlarını tehdit ettiğini belirterek, "Bu yaralı bilinç içinde herkesi tehdit eden birisinin demokrasiden bahsetmesi sadece trajik bir tablo ortaya çıkarıyor." dedi.

'CHP'nin üzerindeki en büyük yük şu anda kendi yönetimidir'

CHP'nin bu kadar zayıf olmasına normalde sevinmeleri gerektiğini söyleyen Çelik, "Biz CHP'ye gönül veren vatandaşlarımıza saygı duyduğumuz, bu tabloyu onların hak etmediğini düşündüğümüz için CHP yönetimindeki bu durumu yadırgıyoruz. Demokrasimiz açısından muhalefet partisinin bu şekle düşmesinin bir eksiklik yarattığını düşünüyoruz. Türkiye'nin her zaman sağlıklı bir muhalefete ihtiyacı vardır ve sağlıklı bir muhalefet demokrasiyi güçlendirir ama CHP'nin üzerindeki en büyük yük şu anda kendi yönetimidir. Bu da onların sorunudur." ifadesini kullandı.