ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa Birliği'nden ithal edilen otomobil ve kamyonlara uygulanan tarifeyi yüzde 25'e çıkarma kararı, Almanya ekonomisinde yaklaşık 15 milyar euroluk üretim kaybına neden olabilir. Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü'nün aktardığı tahmin, AB'nin en büyük ekonomisinin ABD ithalat tarifelerine ne kadar açık olduğunu ortaya koymaktadır.
Uzun Vadeli Etkiler Neler Olacak?
Kurum, söz konusu kaybın uzun vadede yaklaşık 30 milyar euroya kadar çıkabileceğini hesapladı. Enstitü Başkanı Moritz Schularick, bu durumun etkilerinin önemli olacağını ifade etti. Eğer bu tahminler gerçekleşirse, Almanya'nın otomotiv sektörü ciddi bir darbe almış olacak.
IfW ekonomisti Julian Hinz de zaten zayıf seyreden Almanya büyümesinin bu karardan sert şekilde etkileneceğini belirtti. Kiel Enstitüsü, Almanya ekonomisinin bu yıl yüzde 0,8 büyümesini beklemektedir. Bu büyüme oranı, otomotiv sektöründeki kayıplarla birlikte daha da düşebilir.
Trump'ın Açıklamaları ve Avrupa'nın Tepkisi
Trump, cuma günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği'nin Washington ile yaptığı ticaret anlaşmasına uymadığını savunarak, otomobil tarifesini gelecek hafta daha önce üzerinde uzlaşılan yüzde 15 seviyesinden yüzde 25'e çıkaracağını duyurmuştur. Bu durum, Avrupa'daki otomotiv sektörünü doğrudan etkileyecek bir adım olarak değerlendirilmektedir.
Kiel Enstitüsü, otomotiv sektörü güçlü olan diğer Avrupa ekonomilerinin de bu adımdan ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtmiştir. Özellikle İtalya, Slovakya ve İsveç'in de önemli kayıplarla karşı karşıya kalması beklenmektedir. Bu ülkelerin otomotiv sektörleri, Almanya ile olan ticaret ilişkileri nedeniyle doğrudan etkilenebilir.
Almanya'dan Gelen Tepkiler ve Beklentiler
Almanya Maliye Bakanı'nın başdanışmanı Jens Suedekum, Trump konusunda temkinli olunması gerektiğini ifade etti. Suedekum, Avrupa Birliği'nin şimdilik bekle-gör yaklaşımı izlemesi gerektiğini belirterek, Trump'ın büyük tarife tehditlerini hızla askıya alma ya da geri çekme eğiliminde olduğunun bilindiğini ifade etti.
Suedekum ayrıca Trump'ın, AB'nin mevcut ticaret anlaşmasına neden uymadığını düşündüğünü açıklaması gerektiğini ve son tarife tehdidinin hukuki dayanağının da net olmadığını söyledi. Bu durum, sürecin oldukça dürtüsel göründüğünü de ortaya koymaktadır.
