Altın fiyatları, Fed'in faiz kararı öncesinde güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Yatırımcılar, ons altında kritik seviyeleri izlerken dikkatlerini Fed'in açıklamaları ve ABD enflasyon verilerine çevirmiş durumda.
Altın fiyatlarında son durum nedir?
Salı günü işlemlerinde altının ons fiyatı, yüzde 0,7'ye yaklaşan kayıpla 4.050 dolar seviyesinin altına geriledi. Bir önceki seansta 4.116 dolara kadar yükselen değerli metal, doların güç kazanması ve ABD tahvil faizlerinin yüksek seyrini koruması nedeniyle kazançlarını geri verdi. Petrol fiyatlarındaki sert düşüş, enflasyon endişelerini hafifletse de bu durum altına destek vermedi.
Piyasalardaki odak noktası yeniden 4.000 dolar seviyesi oldu. Petrol fiyatlarındaki gerileme, ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı saldırıların durması ve diplomatik temasların artması sonucunda gerçekleşti. Ancak enerji fiyatlarındaki bu düşüş, güçlü dolar nedeniyle altına beklenen desteği sağlayamadı.
Doların altın üzerindeki etkisi nedir?
Dolar endeksi, 101,55 seviyesine yükselerek son bir ayın en yüksek düzeylerinden birine ulaştı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi ise yüzde 4,64-4,65 bandında seyrini sürdürüyor. Doların değer kazanması, altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için daha pahalı hale getirirken, yüksek tahvil faizleri de faiz getirisi bulunmayan altının cazibesini azaltıyor. Bu nedenle altın fiyatlarındaki yükseliş denemeleri sınırlı kalıyor.
Piyasaların en önemli gündem maddesi, 28-29 Temmuz tarihlerindeki Fed toplantısı olmaya devam ediyor. Faizlerin yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakılması temel beklenti olsa da vadeli piyasalarda en az 25 baz puanlık faiz artışı olasılığı son bir haftada yüzde 16'dan yüzde 36,3'e yükseldi. Bu durum, yatırımcıların temkinli davranmasına neden olurken, ons altının 4.100 doların üzerinde kalıcı olmasını zorlaştırıyor.
Fed'in eylül toplantısı ve olası etkileri
Faiz baskısı yalnızca temmuz ayıyla sınırlı değil. Piyasalar, eylül toplantısında faiz artışı ihtimalini yüzde 81 seviyesinde fiyatlıyor. Fed'in beklenenden daha şahin bir duruş sergilemesi halinde dolar ve tahvil faizlerinde yeni yükselişler görülebilir. Buna karşılık, faizlerin sabit tutulması ve daha yumuşak mesajlar verilmesi altın fiyatlarında yeniden toparlanma beklentilerini güçlendirebilir.
Fed kararının ardından piyasalar, ABD'nin ikinci çeyrek büyüme verisi ile kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonunu takip edecek. Mayıs ayında yıllık PCE enflasyonu yüzde 4,1'e, çekirdek gösterge ise yüzde 3,4'e yükselmişti. Beklentilerin üzerinde gelecek yeni veriler, faiz artışı beklentilerini artırarak altın üzerinde ilave baskı oluşturabilirken, daha zayıf veriler ise doların gücünü sınırlayarak altına destek sağlayabilir.
Gram altın iç piyasada nasıl bir seyir izliyor?
Ons altındaki gerilemeye rağmen gram altın, iç piyasada daha dirençli bir görünüm sergiliyor. Gram altın, 6.200-6.210 lira bandında işlem görürken, çeyrek altın yaklaşık 10.100 lira, yarım altın 20.200 lira ve Cumhuriyet altını 41.600 lira seviyelerinde fiyatlanıyor. Dolar/TL'nin 47,35 seviyesinin üzerinde kalması, ons altındaki düşüşün gram fiyatlarına tam olarak yansımasını engelliyor.
Kısa vadede 4.050 dolar, ilk önemli destek seviyesi olarak takip ediliyor. Bu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde 4.000 dolar psikolojik desteği yeniden test edilebilir. Yukarı yönlü hareketlerde ise 4.070 dolar ara direnç, 4.110-4.116 dolar bandı ise güçlü direnç bölgesi olarak öne çıkıyor. Hareketli ortalamaların bulunduğu 4.074-4.078 dolar aralığının altında kalındığı sürece satış baskısının devam edebileceği değerlendiriliyor.
Altın fonlarındaki gelişmeler
Küresel altın fonlarından haziran ayında 8,9 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Fonların toplam altın varlıkları 74 ton azalarak 4 bin 47 tona gerilerken, yılın ilk yarısındaki toplam varlıklar hâlâ 18 ton artıda bulunuyor. Uzmanlar, Fed'in faiz artırmaması, petrol fiyatlarının düşük seyretmesi ve enflasyonun yavaşlaması halinde altının yeniden güç kazanabileceğini belirtiyor. Ancak İran ile ilgili jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi durumunda güvenli liman talebinin hızla artabileceği ifade ediliyor.
