Şili'nin Atacama Çölü, dünyanın en kurak bölgelerinden biri olarak bilinirken, bu bölgenin ne zaman bu kadar kurak hale geldiği konusunda yıllardır süregelen tartışmalar devam ediyordu. Ancak, yeni bir araştırma, bilim camiasının kabul ettiği tarihleri önemli ölçüde geriye çekti. Çölde bulunan sıradan görünümlü taşlar, Atacama'nın sanılandan çok daha eski bir kuraklık geçmişine sahip olduğunu ortaya koydu.
Taşların İçindeki Atomlar Sırrı Çözebilir Mi?
Araştırmayı yürüten bilim insanları, Atacama Çölü'nün en kurak bölgesinde bulunan kuvars çakıl taşlarını inceledi. Bu taşların içinde zamanla biriken nadir bir neon izotopu olan neon-21 miktarı ölçüldü. Kozmik ışınların kayalara çarpmasıyla oluşan neon-21, taşların ne kadar süredir yüzeyde kaldığını belirlemede önemli bir gösterge olarak kullanılıyor. Taşlarda tespit edilen neon-21 miktarı, araştırmacıları şaşkına çevirdi.
İncelenen 135 taşın önemli bir bölümünün 20 ila 40 milyon yıldır yerinden oynamadan bulunduğu belirlendi. Ancak bazı taşlar, çok daha eski bir geçmişe sahip olarak ortaya çıktı. Araştırmacılar, bir taşın yaklaşık 62 milyon yıldır yüzeyde kaldığını hesapladı. Bu tarih, dinozorların yok oluşundan kısa bir süre sonrasına denk geliyor.
Eski Teori Çöktü: Atacama'nın Kuraklığı Ne Zaman Başladı?
Bugüne kadar bilim insanları, Atacama'nın yaklaşık 23 milyon yıl önce kuraklaştığını düşünüyordu. Bu görüş, And Dağları'nın yükselerek nemli hava akımlarını engellemesi ve Pasifik'teki soğuk Humboldt Akıntısı'nın yağışları azaltmasına dayanıyordu. Ancak yeni bulgular, çölün bu olaylardan çok daha önce kuraklaşmaya başladığını gösterdi. Araştırmacılar, taşların yüksek And Dağları'ndan taşınmış olabileceği ihtimalini de değerlendirdi. Fakat bölgenin jeolojik yapısı ve ölçümler, taşların yerel kökenli olduğunu ortaya koydu.
Küresel İklim Değişimi Etkili Olmuş Olabilir Mi?
Bilim insanları, şu anda gözlerini bölgesel faktörlerden çok küresel iklim değişimine çevirmiş durumda. Yaklaşık 50 milyon yıl önce Dünya'nın çok sıcak bir dönemden çıkıp yavaş yavaş soğumaya başladığı biliniyor. Uzmanlar, bu küresel soğumanın yağış düzenlerini değiştirerek dünyanın birçok bölgesinde kurak alanların oluşmasına neden olmuş olabileceğini düşünüyor. And Dağları'nın yükselmesi ve Humboldt Akıntısı'nın ise daha sonra bu kuraklığı daha da şiddetlendirdiği tahmin ediliyor.
Atacama'nın Bilimsel Önemi Artıyor
Nature Communications dergisinde yayımlanan bu çalışma, Atacama'nın yaşının sanılandan çok daha eski olduğunu ortaya koyarken, çölün bilimsel önemini de artırdı. Aşırı kurak koşulları nedeniyle Atacama Çölü, uzun süredir Mars'ın yüzey koşullarını anlamak için doğal bir laboratuvar olarak kullanılıyor. Bu yeni bulgular, Mars araştırmaları için de kritik bir öneme sahip olabilir.
