Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) perşembe günü gerçekleştireceği faiz artırımı, piyasa beklentileri doğrultusunda neredeyse kesinleşmiş durumda. Ancak, enflasyonun büyük ölçüde enerji kaynaklı olması ve temel enflasyonist baskıların hafiflemesi, bu kararın alınmasını zorlaştırıyor.
Faiz Artırımının Beklentileri Neler?
Frankfurt'ta yapılacak olan toplantıda, ECB'nin faiz oranını 25 baz puan artırması bekleniyor. Bu artış, mevduat faizinin yüzde 2,25'ten yüzde 2,5'e çıkarılması anlamına geliyor. Ancak, bu kararın alınmasında etkili olan faktörler, piyasa beklentilerinin ötesinde bir karmaşıklık içeriyor.
ECB'nin faiz artırıp artırmayacağı değil, bu kararın gerekçesinin ne olacağı ve bu gerekçenin yeni veriler ışığında geçerliliğini koruyup korumayacağı önemli bir tartışma konusu. ECB'nin faiz patikası son dönemde sıkışmış durumda ve bu durum, bankanın karar almasını zorlaştırıyor.
Enflasyon Verileri Ne Anlatıyor?
Temmuz ayında ECB, enerji şokuna tepki olarak faizleri artırmıştı. Ancak, ağustos ayı enflasyon verileri, enflasyonun artışını destekleyen unsurların sınırlı olduğunu gösteriyor. Euro Bölgesi'nde enflasyon, temmuzdaki yüzde 2,9 seviyesinden yüzde 3,3'e yükselerek Eylül 2023'ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Enerji enflasyonu da yüzde 10,3'ten yüzde 14,3'e sıçradı.
Ancak, çekirdek enflasyon, enerji, gıda, alkol ve tütün fiyatları dışarıda bırakıldığında yüzde 2,5'ten yüzde 2,4'e geriledi. Bu durum, yüksek enerji maliyetlerinin ekonominin diğer alanlarına yayılmadığını gösteriyor ve ECB'nin faiz artırmaması yönündeki argümanları güçlendiriyor.
Ekonomik Gelişmeler ve Merkez Bankalarının Durumu
Euro Bölgesi ekonomisi, beklenenden daha dirençli bir performans sergiliyor. Ancak, bu durumun sürdürülebilirliği ve büyümenin hızlanıp hızlanmayacağı belirsizliğini koruyor. ING, yapılması beklenen faiz artışını "bir başka sigorta faiz artırımı" olarak nitelendiriyor. Faiz oranı yüzde 2,5'e yükselse bile, ECB'nin kendisi tarafından nötr olarak değerlendirilen aralıkta kalacağı belirtiliyor.
Diğer merkez bankalarının da faiz artırma planları, ECB'nin kararlarını etkileyebilir. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi kurumların faiz politikaları, euro üzerinde önemli etkilere yol açabilir. Fed'in faiz artırdığı, ECB'nin ise faizleri sabit tuttuğu bir senaryoda, euro değer kaybedebilir ve bu durum Avrupa'nın ihracatını etkileyebilir.
Sonuç olarak, ECB'nin eylül ayında faiz artırmasının kesinleştiği söylenebilir. Ancak bu adımın, merkez bankasının mevcut ikilemini çözmesi beklenmiyor. ECB, kontrol edemediği bir enflasyon karşısında borçlanma maliyetlerini artırmak zorunda kalırken, hâlâ desteğe ihtiyaç duyan bir ekonomiye verilen desteği azaltma riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.
