Saraybosna'da bir otelde 9-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenen Avrupa Müslüman Kuruluşları Konferansı, Avrupa'nın dört bir yanından gelen temsilcileri bir araya getirdi. Etkinliğe Almanya, Fransa, Avusturya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Danimarka, Norveç, İtalya ve Birleşik Krallık'tan çok sayıda katılımcı iştirak etti. Konferansta, Avrupa'da yaşayan Müslümanların karşılaştığı meselelere dair bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulurken, ortak konular değerlendirildi ve gelecekteki işbirliği imkanları detaylıca ele alındı.
Konferansta Öne Çıkan Başlıklar
Dört oturum halinde gerçekleştirilen konferansta Avrupa'daki sosyal ve siyasi gelişmeler, Müslümanların kamusal hayata katılımı, devlet kurumlarıyla ilişkiler ve temsil kuruluşlarının kurumsal gelişimi gibi kritik konular masaya yatırıldı. İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete, Avrupa toplumlarında misafir olmadıklarını vurgulayarak, 'İçinde yaşadığımız toplumların ayrılmaz ve kalıcı bir parçasıyız' ifadelerini kullandı. Mete, temsil kuruluşları arasındaki istişarenin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, 2025 yılında Brüksel'de Gazze Deklarasyonu ile başlayan sürecin devam ettirilmesinin önemine değindi.
Kurumsal İşbirliği ve Stratejik Yaklaşımlar
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan, Avrupa'daki Müslümanların ortak sorunlar etrafında bir araya gelmesinin değerli olduğunu belirtti. Eski Bosna Hersek İslam Birliği Başkanı Mustafa Ceric ise 'Güçlü kurumlar, dini bağlılığı toplumsal güvene, Müslümanların demografik varlığını sivil katkıya ve içlerindeki çeşitliliği ilkeli işbirliğine dönüştürmelidir' çağrısında bulundu. Konferansın ilk oturumunda Fransa İslam Konseyi (CFCM) Başkan Yardımcısı Eyüp Şahin, artan İslam karşıtlığına ve din özgürlüğü tartışmalarına dikkat çekerken, Britanya Müslüman Konseyi (MCB) temsilcisi Moustapha Al-Dabbagh, medya gözlem çalışmalarıyla Müslümanlara yönelik ayrımcılığın arttığını gözler önüne serdi.
Geleceğe Yönelik Çözüm Önerileri
İtalya İslami Cemaatler Birliği (UCOII) Başkanı Yassine Baradai, yapay zeka destekli bir çalışma modelini tanıttı. İkinci oturumda Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM) temsilcisi Laurent Ibra, Müslüman karşıtı ırkçılık ve dini cemaatlerin kurumsal tanınması konularını ele aldı. Hollanda'dan Mohammed Hasham Hussein, Müslümanların toplumun bir parçası olmasına rağmen baskı altında olduklarını vurgularken, Danimarka Müslümanlar Birliği'nden (DMU) Imran Hussain ise katılımın kabul görmeye giden bir yol olduğunu ifade etti.
Üçüncü oturumda Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ) temsilcisi Edina Husovic, İslam'ı tanıma modelinin örnek teşkil ettiğini aktardı. Belçika Müslümanları Yürütme Organı (EMB) Başkanı Mehmet Üstün ve Norveç İslam Konseyi (IRN) Başkanı Badreddine Maizi, kurumsal meşruiyet ve demokratik temsil konularında görüşlerini bildirdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nden (UNHCR) Fatih Kılınç, insani yardım faaliyetlerine değinirken, son oturumda İsviçre ve Hollanda'dan gelen temsilciler kurumsallaşmış ayrımcılık ve toplumsal aidiyet konularını değerlendirdi.
(Kaynak: Anadolu Ajansı)
