İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nde düzenlenen "Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü" paneline katıldı.
Çiftçi, uyuşturucunun bireyi hedef alan sorunlar yumağı olduğunu, organize suç ağlarını büyüttüğünü, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturduğunu vurguladı. Bakan Çiftçi, "Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı borcumuzdur" dedi.
uyuşturucu kaçakçılığında türkiye'nin mücadelesi küresel güven sağlıyor
Türkiye'nin, dünyanın en stratejik coğrafyalarından birinde yer aldığını kaydeden Çiftçi, bu konumun hem büyük imkanlar sunduğunu hem de sınır aşan suçlarla mücadelede büyük sorumluluklar yüklediğini ifade etti. Çiftçi, uyuşturucu kaçakçılığı güzergahları, uluslararası suç ağları ve bölgesel istikrarsızlıklar dikkate alındığında Türkiye'nin mücadelesinin yalnızca kendi sınırlarından ibaret bir güvenlik çabası olmadığını, gerçekleştirilen mücadelenin bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sunduğunu belirtti.
Bakan Çiftçi, şöyle devam etti:
"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğinde, Türkiye Yüzyılı vizyonunu huzurun, güvenin, istikrarın ve güçlü toplum yapısının yüzyılı olarak inşa ediyoruz. Bu vizyonun merkezinde insan vardır, aile vardır, gençlik ve gelecek vardır. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılı'nı, Huzurun Yüzyılı yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda 'önleyicilik' ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz."
Bu anlayışın önemli araçlarından birinin de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü bünyesinde yürütülen Proje Destek Sistemi (PRODES) olduğunu söyleyen Çiftçi, "Bakanlığımız, derneklere proje karşılığında hibe desteği sağlamakta, STK'larımızın kurumsal kapasiteleri güçlendirilmekte, kamu-STK işbirliği geliştirilmekte ve toplumsal sorunlara gönüllü kuruluşlar eliyle çözüm üretilmektedir." dedi.
2026 yılı destek başlıkları arasında uyuşturucu ve madde bağımlılığı ile mücadelenin özel olarak yer aldığını belirten Çiftçi, bugünkü panelin de bu anlayışın somut ve kıymetli bir örneği olduğunu söyledi. Çiftçi, İçişleri Bakanlığınca gerçekleştirilen önleme projelerine değinerek, bu sayede 9 milyon 798 bin vatandaşa ulaşıldığını bildirdi.
‘Uyuşturucuyu özendiren ve normalleştiren her anlatım, uyuşturucuyla mücadeleye büyük zararlar verir’
Sahada da uyuşturucu ile mücadelenin kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Çiftçi, şöyle devam etti:
"1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46'sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir."
Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolünün, son derece ehemmiyet arz eden bir konu olduğunu ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:
"Bizler medyayı toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Burada bulunan her bir medya temsilcimizin, toplumun ortak vicdanına seslenen çok kıymetli bir sorumluluk üstlendiğini özellikle ifade etmek isterim. Çünkü bu mücadelede kelimeler de en az operasyonlar kadar önemlidir. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkilemektedir. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye büyük zararlar verir."
Uyuşturucuyu cazip, keyif verici ya da kolay ulaşılabilir gösteren her ifadenin gençler için risk ürettiğini dile getiren Çiftçi, bağımlı bireyleri de ötekileştiren, inciten, çaresiz ya da tehlikeli gösteren haber dilinden de kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Kaynak: AA
