Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan ve 3. derece doğal SİT statüsüne sahip olan Osmanağa Koyu'na, 26 Mart sabahı itibarıyla iş makineleri girdi. Kıyıda tahribata yol açan kepçe müdahalelerinin ardından bölgeye kamyonlar dolusu tahta malzeme yığılarak tesis inşasına başlandı.
Osmanağa'da otel girişimi ekolojik dengeyi tahrip etti
Yapılan incelemelerde bölgeye devasa bir otel binası inşa edilmediği ancak kıyı kanununa aykırı olacak şekilde sazlıkların içine büfe, duş, tuvalet ve şezlong alanları yerleştirileceği ortaya çıktı. SİT alanı statüsünde olan, endemik günlük (sığla) ağaçlarına ve balıkların yumurta bıraktığı sazlıklara ev sahipliği yapan böylesi hassas bir alana bu tür yapıların kurulması, kamuoyunda ve bölge halkında büyük bir doğa talanı olarak değerlendiriliyor.
Bu girişim, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sahibi olduğu turizm şirketlerini yeniden gündeme getirdi. 1991 yılında Mehmet Nuri Ersoy ve Murat Ersoy kardeşler tarafından kurulan Ersoy Turistik Servisleri A.Ş. (ETS), lüks turizm pazarındaki yatırımlarıyla biliniyor. Şirket bünyesinde yer alan bazı otel zincirleri arasında bulunan oteller:
Maxx Royal: Belek Golf Resort, Kemer Resort ve Bodrum,
Voyage: Belek Golf & Spa, Sorgun (Antalya), Torba (Bodrum) ve Bodrum
kültür ve turizm bakanı ersoy'un çıkar çatışması
Kültür ve Turizm Bakanı'nın kendi şirketiyle ilişkilendirilen bu projede, kamusal ve koruma altındaki bir kıyı şeridini ticari tesislere açma girişimi, etik ve çevresel açıdan ciddi bir çıkar çatışması ve eleştiri konusu olmaya devam ediyor.
Yaşam savunucuları ve bölge halkı, endemik türlerin tehdit altında olduğu bu alandaki müdahaleye karşı harekete geçti. Bölgeye gitmek isteyen yurttaşların kara yoluyla girişi barikatla engellendi. Barikata rağmen deniz yoluyla Osmanağa Koyu'na ulaşmaya çalışan vatandaşlar, teknelerle koyun önünde, duruma şu sözlerle isyan etti:
“Sahil güvenlik şu anda koya girmemizi engelliyor. Halk burada toplandı, kara kapandı. Sahil Güvenlik hiçbir şekilde koya girmemize izin vermiyor. Devletimiz yanımızda, sağ olsun ama önümüz şu anda engelleniyor. Biz halkız, tekneyle buraya geldik. Bu kadar insan olmasına rağmen sahil güvenlik bizi koya sokmuyor.”
Denizde ve karada tepkilerini sürdüren bölge halkı, kıyıların özelleştirilmesine karşı duracaklarını vurguladı. Bölge sakini bir vatandaş, “Hiçbir şekilde kıyı kanununa uymayan inşaat yapıyorlar, denize sıfır. Yeşil ağaçlar, dünyaca ünlü sığla ağaçları, koruma altında. Buraya duş, tuvalet ve büfe yapıyorlarmış. Sazlığın içine şezlong da koyacaklar” diyerek tepki gösterdi.
