"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,1566 %0.05
53,4200 %0.19
6.042,05 % 0,05
2.838.901 %-0.833
İşçi Haber Gündem Bakan Fidan, AA Editör Masası'nda

Bakan Fidan, AA Editör Masası'nda

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na katıldı. Bakan Fidan çeşitli açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 5 dk

AAtölye'de Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'na konuk olan Fidan, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. 

‘45 veya 60 gün müzakerelerin devam edebilmesi için ilave bir ateşkesin gündeme gelebilir’

Fidan, İran ile ABD arasında Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılan müzakereleri değerlendirerek, dün itibarıyla tarafları aldıkları mesafeyi kamuoyuyla paylaştıklarını, öncesinde de olduğu gibi ortaya çıkan tabloda Türkiye'nin ne yapabileceğini ve katkısının ne olabileceğini değerlendirmek, müzakerenin nerede tıkandığına bakmak için dün gün boyu müzakerede bulunan taraflarla iletişim halinde olduklarını söyledi.  Gelinen noktada ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in müzakerelerin ardından basın toplantısı düzenlediğini belirten Fidan, Vance'in açıklamalarının masaya bir teklif getirdiklerine ve nükleer konuda genel itibarıyla bir tıkanma olduğuna işaret ettiğini aktardı. 

Fidan, "Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkese ulaşmada, devam ettirmede, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında" diye konuştu. 

Her zaman için bir İsrail faktörü olduğunu dile getiren Fidan, "İsrail'in buradaki oyun bozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler. Bir cevap verecekler diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. 

Türkiye'nin her zaman için bunun ipucunu verdiğini kaydeden Fidan, tarafların iyi gittiği takdirde 45 veya 60 gün müzakerelerin devam edebilmesi için ilave bir ateşkesin gündeme gelebileceğini vurguladı. 

‘Kırılganlık çok fazla bütün ülkeler üzerinde’

"Hürmüz Boğazı üzerindeki kilitlenmenin nasıl çözüleceğinin" ve Türkiye'nin yaklaşımının sorulması üzerine Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı aslında savaşın bölgesel bir savaş olmadığını, küresel etkileri olan bir savaş olduğunu da gösteren en önemli örnek" yanıtını verdi.  Bakan Fidan, "Çok büyük bir lojistik zincirinin, üretim ve sanayi altyapısının aslında inkıtaya uğramasıyla karşı karşıyayız burada. Dünya piyasalarının bunu bu kadar yakından hissettiği bir yerde, global bir ilginin, global bir çözüm arayışının olması normal" ifadelerini kullandı. 

Ateşkesle beraber Hürmüz Boğazı'nın açılması, her iki tarafın da ateşkese riayet etmesi prensibinin geliştirildiğini vurgulayan Fidan, "Şimdi Hürmüz Boğazı bundan sonra nasıl işletilecek diye bir soru var. Bütün bölge ülkeleri ve dünyanın istediği Hürmüz Boğazı, uluslararası geçişleri tamamıyla serbest olan yani hiçbir ülkenin burada herhangi bir para ödeme durumunda kalmadan geçmesi ve geçişinde engellenmemesi gerekiyor. Genel kabul bu, yani savaştan önce olduğu gibi" diye konuştu. 

İranlıların ateşkes anlaşmasının veya ileride yapılacak barış anlaşmasının bir parçası olarak Hürmüz Boğazı ile ilgili belli talepleri gündeme getirdiğini aktaran Fidan, "Benim gördüğüm yani serbest geçişle ilgili bir sıkıntı olmaz. Yani orada da gerekli şartlar sağlandıktan sonra burada bir sıkıntı olmaz" dedi. Fidan, bundan etkilenen Avrupa ülkeleri, Asya Pasifik'te Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'nin bu sorunun çözümü için arayış içinde olduklarını belirterek, şunları kaydetti: 

“Avrupa'da Fransızların, İngilizlerin teklif ettiği modeller var. Bazılarında, 'Uluslararası güç oluşturalım, gemilerin geçişini biz uluslararası güç olarak buradan mümkün kılalım. Savaşta ateşkes olmuş, olmamış, devam etmiş, etmemiş. Biz ülkelerin anlaşma takvimine bağlı kalmaya sabredecek bir ekonomik dayanıklılığımız yok. Kırılganlık çok fazla bütün ülkeler üzerinde. Bunun açılması lazım' yaklaşımı var. Haklı olarak böyle bir yaklaşım da var.” 

Bakan Fidan, Türkiye'nin duruşunun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başından beri ortaya koyduğu "Türkiye'yi savaşın dışında tutma politikası" olduğunu dile getirdi. 

'Hürmüz Boğazı'nın öneminde stratejik olarak belli yüzdeler şeklinde eksiltme olacak'

Fidan, 2008'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Kralı ve Katar Emiri'nin olduğu bir ortamda, Katar'ın ürettiği doğal gazın Suudi Arabistan üzerinden Türkiye'ye gelip oradan uluslararası pazarlara çıkması projesinin gündeme geldiğini, bu projenin hayata geçmesi halinde bunun bölgeye ciddi bir etki oluşturacağını söyledi.  Fidan, 4 yıl önce Iraklıların, Kalkınma Yolu Projesi yapmak istediklerini ve bu projeyi Türkiye'ye teklif ettiklerini söyleyerek, şöyle devam etti: 

“(Proje) Bu, Körfez'den Faw Limanı'nın olduğu yerden Türkiye'ye direkt demir yolu hattı, doğal gaz ve petrol boru hattı ve fiber hatlarının olacağı bir altyapıyı içermekte. Irak ilk defa bölgede pozitif bir gündemle, projeyle gündeme geldi. Bu gerçekten aslında bölgeye de örnek gösterecek bir proje. Cumhurbaşkanımız konuya olumlu yaklaştı. Biz de bunun için çok çalıştık. Bölge ülkeleriyle bir araya geldik. Bölge ülkeleri daha sonra bu konuyu ilerletmede biraz frene bastılar. Geçen gün hatırlattım onlara, bu dört yılı kaybettik.” Fidan, bu türden projeler hayata geçtiği zaman Hürmüz Boğazı'nın öneminde stratejik olarak belli yüzdeler şeklinde eksiltme olacağının altını çizerek şunları kaydetti: 

"Bizim desteklediğimiz, arkasında durduğumuz projeler hayata geçseydi bugün aslında Hürmüz Boğazı'yla ilgili sorunun daha az negatif sonuç ürettiğini görecektik. Şimdi ülkeler artık bundan ders çıkardılar. Kimse bu şekilde, buna bağlı olmak istemiyor ama tabii ki bu altyapıyı döşemek zaman alacak ama bir yerden başlamaları gerekiyor. 

Bakan Fidan, Körfez ülkeleriyle güvenlik mimarisinin yeniden sağlanması için Türkiye'nin oynadığı rolün sorulması üzerine, "İki tane husus; birincisi genel güvenlik mimarisi, bir de ülkelerin, ülke güvenlik kapasitelerinin artırılması meselesi. Genel güvenlik mimarisine baktığımız zaman böyle bir konuya ihtiyacın olduğunu biz Türkiye olarak hatırlarsanız son iki yıldır giderek artan bir şekilde daha yapısallaştırılmış bir formülasyonla dile getirmeye başladık" dedi. 

Kaynak: AA