Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, CNN Türk'te katıldığı canlı yayında Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı. İran meselesinin gündemi çok meşgul ettiğini belirten Fidan, "Bölgede çıkacak yeni bir savaşı bölgenin kaldıracak hali yok. Cumhurbaşkanımız da bu konuda maksimum hassasiyet içerisinde. Dolayısıyla olası bir savaşı önlemenin bütün imkanlarını kullanmak istiyoruz." ifadesini kullandı.
'şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor'
Fidan, ABD ile İran tarafının 2 gün önce Umman'da bir araya geldiğini, burada Umman arabulucuğu ile tarafların dolaylı görüşmeler yaptığını anımsattı. İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi'nin kendisine müzakerelerle ilgili bilgi verdiğini aktaran Fidan, ABD tarafıyla da görüşüldüğünü dile getirdi.
Fidan, gerginliğin "hemen neticeye ulaşmanın zor bir konu" olduğunu söyleyerek, tarafların müzakere etmeye devam etme hususunda bir irade koymuş olmasına işaret etti. Bir araya gelme kararı alınmasının İstanbul'daki görüşmelerde mümkün kılındığını hatırlatan Fidan, bir araya gelişte olumlu bir hava çıkmasının Ankara için önemli olduğunu vurguladı.
Fidan, "daha yaratıcı çözümler bulunması" çağrısının yankı bulduğunu kaydederek, "savaş tehdidinden uzaklaşılması gerektiği" mesajını verdi. "Şu anda en azından ani bir savaş tehdidi yok gibi duruyor." diyen Fidan, müzakereler konusunda kapının aralandığını vurguladı.
ABD VE İRAN ARASINDAKİ NÜKLEER ANLAŞMAZLIK
Bakan Fidan, 30 Ocak'ta Erakçi ile İstanbul'da yapılan görüşmeler ve ABD'li yetkililerle temasların ardından müzakere kararı alınmasının ve buna nükleer dosyasından başlanmasının önemli bir karar olduğunu dile getirdi.
Fidan, İran ile "4 maddeyi aynı anda al veya terk et" demenin gerçekçi bir çözüm arayışı olmadığını, bunu ABD'li yetkililere de anlattıklarını vurgulayarak, nükleer meselesinin en önemli konu olduğunun altını çizdi.
İran'ın, zenginleştirilmiş uranyum meselesinde mevcut uygulamanın durumunun ne olacağı ve daha önceden zenginleştirilen uranyumun akıbetini konuşmaya hazır olduğunu aktaran Fidan, bunda çözüm olması halinde, diğer konuların masaya getirilmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, nükleer meselenin, direkt ABD'nin ulusal güvenliği ve küresel güvenlikle ilgili olduğunu ancak balistik füze, vekil güçler gibi diğer meselelerin, ABD'nin güvenliğine bire bir ilişkili meseleler olmadığını, bunların İsrail ve bölgesel güvenlikle alakalı olduğunu aktardı.
Umman'daki görüşmeler ve Türkiye'nin tavrı
İran'ın kendi içinde bir karar alma mekanizması olduğunu hatırlatan Fidan, görüşmelerin Umman'da yapılması, modelite şeklinin daha önce alınmış bir karar ve devam eden bir usul olduğunu dile getirdi.
Fidan, kendisinin iki tarafa yüz yüze konuşmayı önerdiğini ancak tarafların karar alma mekanizmalarına saygı duymak gerektiğini belirtti.
İran'ın "müzakereler Türkiye'de olmasın" diye bir anlayışta olmadığına inandığını aktaran Fidan, "İran, bunu düşünecek durumda değil. Daha büyük potansiyel sıkıntılar var. Şu anda onu önlemekle meşgul, bu varlık ve yokluk meselesi." dedi.
Fidan, Türkiye'nin Umman'daki görüşmelerden iyi bir sonuç çıkmasını istediğine dikkati çekerek, Ankara'nın iki taraf ile de çokça konuştuğunu ve Katar, Suudi Arabistan, BAE, Mısır gibi ülkelerle de görüşmeler yaptığını bildirdi.
Filistin meselesinde, Türkiye'nin ortaya attığı fikirle bölgesel sorunları çözmede bölge ülkelerini bir araya getirdiğini hatırlatan Fidan, "Filistin meselesinde muazzam bir mücadele koyduk, diplomatik mücadele. Aynı türden dayanışmayı ayrı ayrı çalışacağımıza, İran meselesinde de gösterelim. Bir platform oluşturalım, fikir birliği yapalım, fikirlerimizi tartışalım ve hem Amerikalılara hem İranlılara buradan bir ses üretelim." diye konuştu.
Fidan, bunu ABD'lilerin de çok sevdiğini vurgulayarak, ABD'li muhataplarının bu türden çalışmanın Gazze'de verimini gördüklerini ifade ettiklerini söyledi.
İRAN'A YÖNELİK OLASI BİR SALDIRI TÜRKİYE'Yİ NASIL ETKİLER?
İran'ın büyük bir saldırıya uğraması halinde karşılık vereceğini söylediğini kaydeden Fidan, "Bu karşılığın içerisinde aslında bölge ülkelerindeki bir takım hedeflere saldırı da var." dedi.
Fidan, bölge ülkelerinde enerji altyapılarının, "ABD üslerine saldırı" adı altında vurulmasının bölgedeki savaşın yaygınlaşmasını da beraberinde getirebileceğini dile getirerek, bunun olması halinde "nerede durulacağının" belli olmayacağını belirtti.
Türkiye'nin de bu işin tam yanı başında olduğunu vurgulayan Fidan, "Bizim uzun yıllardır hassasiyet gösterdiğimiz tehdit alanları var. Milli güvenliğimizle ilgili yakından takip ettiğimiz konular var, terörle mücadele başta olmak üzere. Bu konulara olumsuz etki edecek, var olan ortamı daha da negatif hale çevirecek bir senaryoyu biz görmek istemiyoruz açıkçası." diye konuştu.
Fidan, bölgede her yıkıcı savaşın beraberinde çok büyük dramları ve istikrarsızlıkları meydana getirdiğini vurgulayarak, bunun Irak, Suriye ve Afganistan da görüldüğüne dikkati çekti.
İRAN'DA REJİM DEĞİŞİR Mİ?
"İran'a yönelik bir hava saldırısı söz konusu olduğunda, bu saldırıyı düzenleyecek olanlar rejimin yıkılmasını hedefliyorlar. Böyle bir saldırıda rejim yıkılır mı? sorusuna Fidan, "Hayır, yıkılmaz." cevabını verdi.
Fidan, İran toplumunda var olan bir takım sıkıntılara yönelik sahici memnuniyetsizliklerin, protestoların, başkaldırıların ve bunlara sert cevapların ortada olduğunu belirterek, protestolardaki can kaybına yönelik ciddi spekülasyonlar olduğunu aktardı.
Bu konuda resmi rakamların 3 bin civarında olduğunu belirten Fidan, farklı mevkidaşlarının farklı sayılar söylediğini dile getirdi. Fidan, insan hayatı söz konusu olduğunda bunların büyük rakamlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Böyle bir sıkıntı alanı var ama bu sıkıntı alanı, rejimi değiştirmeyle alakalı veya rejimi değiştirecek bir şey olmaz, savaşta olsa bile. İran'da belli senaryoları dillendirmek istemiyorum ama hava saldırısıyla veya başka bir şeyle rejim değişmez. O, boş bir hayal. Şu olur, hükümet zayıflar, sistem zayıflar, halk karşısında hizmeti götüremez hale gelir. Kendisi daha sonra, mevcut rejim çok daha radikal kararlar alıp belki düzeltmeyi tercih edebilir. Dönüşebilir."
Kaynak: AA
