İstanbul’da 2 Mart Pazar günü Belgrad Ormanı’na gideceğini söyleyerek evden ayrılan peyzaj mimarı Ece Gürel, kaybolmasının ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarının dördüncü gününde bulunmuştu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Maslak’taki özel bir hastaneye kaldırılan Gürel, tüm çabalara rağmen yaşamını yitirmişti.
Gürel’in ölümünün ardından eşi Sezer Gürel ile babası Muharrem Koçoğlu, olaydan bağımsız olarak genç kadının çalıştığı hukuk bürosunda mobbing ve baskıya maruz kaldığını öne sürerek büroda görev yapan avukatlardan şikayetçi oldu. Bu başvuru üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından inceleme başlatıldı.
ece gürel davasında BASKIYLA İSTİFA BELGESİ İMZALATTIRILDIĞI İDDİASI
Sabah'ın haberine göre soruşturma kapsamında ifadeleri alınan aile, Gürel’in iş yerinde mobbing gördüğünü kendilerine aktardığını, büro içinde yaşadığı rahatsızlıkları dile getirdiğini ve kendisine tuvalet temizliği ile çay servisi gibi işler yaptırıldığını söylediğini belirtti. Ayrıca Gürel’in baskı altında istifa belgesi imzalamak zorunda kaldığını ifade ettiğini iddia ettiler.
Şüpheli olarak ifade veren avukatlar ise Ece Gürel’in 10 yıldır bürolarında çalıştığını ve ölümünden dolayı büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Gürel’in WhatsApp üzerinden kendi isteğiyle istifa dilekçesi gönderdiğini, buna yanıt vermeyip yüz yüze görüşmek istediklerini belirten şüpheliler, yapılan görüşmede Gürel’in özel hayatında zor bir dönemden geçtiğini, yeni bir düzen kurmaya çalıştığını ve büroya olan bağlılığını kaybettiğini ifade ettiğini aktardı. Ayrıca kendisine işten ayrılmak yerine 2 aylık ihbar süresini kullanarak çalışmaya devam edebileceğinin teklif edildiğini, istifa dilekçesinin bu süre boyunca işleme konulmayacağının bildirildiğini ve isterse görevine devam edebileceği yönünde mutabakata varıldığını söylediler.

mobbing davasında takipsizlik kararı çıktı
Şüpheliler, mobbing ve baskı iddialarını reddederken, iş yerinde yiyecek, içecek ve temizlik işlerinden sorumlu ayrı bir personelin bulunduğunu vurguladı. Gürel’in vefatının ardından ailesiyle iletişim kurmaya çalıştıklarını ancak geri dönüş alamadıklarını belirten şüpheliler, kıdem ve ölüm tazminatının mahkeme kararı doğrultusunda mirasçılar adına açılan hesaplara ödendiğini ifade etti.
Yürütülen soruşturma sonucunda savcılık, dosya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, iddiaların soyut nitelikte kaldığı, taraflar arasındaki ilişki çerçevesinde ne tür bir baskı uygulandığının somut şekilde ortaya konulamadığı belirtildi. Ayrıca Gürel’e yönelik hakaret, tehdit ya da taciz gibi suç unsurlarına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi.
Kararda, "Mobbing iddialarının tazminat talebi gibi hukuk davalarında ileri sürülebilecek taleplere gerekçe yapılabilecek iddialar mahiyetinde kaldığı ve avukatlar hakkında suç işlediklerine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı" kaydedildi.
