Kripto para analisti Jordi Visser, Bitcoin fiyatında 2026 yılının kalanında neler olabileceğine dair yeni tahminlerini paylaştı. Bitcoin ve kripto para piyasasına yönelik iyimser görüşleriyle bilinen yatırımcı Jordi Visser, yılın son çeyreğinde piyasada güçlü bir hareket yaşanabileceğini savundu.
Visser’a göre Bitcoin’in 82.000 doların üzerine çıkması boğa trendinin teyit edildiğini gösterirken, piyasaya yeni yatırımcıların girişi ve kurumsal tarafta giderek artan ilgi FOMO’nun çok yakında hızlanmasına yol açabilir. Visser, Bitcoin’in 82.000 dolar seviyesini aşmasını daha önce boğa trendinin teyidi olarak tanımladığını belirterek temel görünümün de her geçen gün güçlendiğini söyledi.
Kurumsal Yatırımcıların Rolü Nedir?
Visser özellikle 4. çeyreğin kurumsal yatırımcılar açısından önemine dikkat çekti. Geleneksel dört yıllık kripto döngüsüne fazla önem vermediğini belirten yatırımcı, büyük fon yöneticileri ve sermaye tahsisinden sorumlu karar vericilerin bir sonraki yıl için en kritik portföy kararlarını genellikle yılın son çeyreğinde, özellikle de son iki ayında aldığını ifade etti.
Visser’a göre kurumsal yatırımcıların kripto varlıklara yönelik araştırmalarını şimdiden artırması, önümüzdeki dönemde piyasaya yeni bir talep kaynağı oluşturabilir. Kurumsal taraftaki değişimin Wall Street’te oluşmaya başlayan FOMO ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunan Visser, daha önce kripto paralara mesafeli duran varlık yöneticilerinden artık kendisine yatırım seçenekleri konusunda sorular geldiğini anlattı.
Makroekonomik Koşulların Etkisi Nedir?
Goldman Sachs, Morgan Stanley ve Citi gibi geleneksel finans kuruluşlarının tokenizasyon ve stablecoin alanlarında çalışmalar yürütmesine işaret eden Visser, finans sektörünün blockchain altyapısına yönelik ilgisinin giderek genişlediğini düşünüyor. Makroekonomik koşulların da Bitcoin açısından daha destekleyici hale gelebileceğini söyleyen Visser, faizlerin mutlaka sert biçimde düşmesine gerek olmadığını belirtti.
Analiste göre asıl önemli olan tahvil faizlerinin sürekli yükseldiği bir ortamın sona ermesi. Visser, çekirdek PCE verisinin beklentilerin altında kalması ile iş gücü ve ücret verilerindeki zayıflamanın faizler üzerindeki yukarı yönlü baskının dengelenmesine yardımcı olabileceğini ifade etti. Böyle bir ortamın riskli varlıklara yönelik iştahı destekleyebileceğini düşünüyor.
Yapay Zekanın Kripto Piyasasındaki Rolü Nedir?
Visser’ın dikkat çektiği bir başka unsur ise yapay zekâ yatırımlarından kripto paralara doğru olası sermaye rotasyonu. Daha önce yapay zekâ hisselerinde elde edilen kazançların zaman içinde Bitcoin’e geri dönebileceğini söylediğini hatırlatan Visser, bu rotasyonun küçük ölçekte başlamış olabileceğini belirtti. Yatırımcıya göre yapay zekâ teması ortadan kalkmayacak ancak piyasa katılımcıları aynı anda Bitcoin ve kripto paralara yeniden daha fazla ilgi göstermeye başlayabilir.
Visser ayrıca yapay zekâ ajanlarının blockchain teknolojisinin kullanım alanlarını önemli ölçüde genişletebileceğini düşünüyor. Yapay zekâ ajanlarının hızlı ve otomatik işlemler gerçekleştirebilmesi için mevcut finansal altyapının yetersiz kalabileceğini savunan Visser, blockchain tabanlı ödemeler, stablecoin’ler ve tokenizasyonun bu noktada önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
Analiste göre yapay zekâ ajanlarının yaygınlaşması, token işlem hacimlerinde ciddi bir artışa neden olabilir. Bu gelişmeleri kripto piyasasının “Micron anı” olarak tanımlayan Visser, yatırımcıların teknolojik değişimin ne kadar hızlı gerçekleşebileceğini küçümsediğini düşünüyor.
Stablecoin ödemeleri, tokenizasyon ve yapay zekâ ajanlarının etkisiyle token hacimlerinin güçlü biçimde büyüyebileceğini belirten Visser, yapay zekâ ajanlarının bu süreci hızlandırmasının kriptoya yönelik iyimserliğinin temel nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Visser’ın değerlendirmesine göre tüm bu faktörlerin aynı dönemde birleşmesi, Bitcoin ve daha geniş kripto para piyasası açısından 2026’nın son çeyreğini dikkat çekici hale getiriyor.
