İstanbul’da 4 Temmuz’da casusluk suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün, İngiliz istihbaratıyla bağlantılı faaliyetleri ve Türkiye’de yürüttüğü casusluk operasyonları ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında, Gün’ün kriptolu haberleşme programları üzerinden eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) danışmanları ve gazetecilerle de iletişim kurduğu belirlendi.
casusluk Soruşturması Nasıl Başladı?
Soruşturma, Ü.D.A. isimli şahsın üvey babası Hüseyin Gün hakkında yaptığı ihbarla başladı. Üvey oğul, Gün’ün İsrail, İngiltere ve ABD lehine ajanlık faaliyetlerinde bulunduğunu, farklı ülkelerdeki iç karışıklıkları finanse ettiğini ve Türkiye’deki seçimlerde hükümet aleyhine propaganda yapmak amacıyla bazı grupları desteklediğini anlattı.
Ü.D.A., Gün’ün kriptolu telefon ve el yazısı dokümanlarını da yetkili birimlere teslim etti. Yapılan incelemelerde, sivillerin veya şirketlerin temin etmesinin mümkün olmadığı askeri mühimmat fotoğrafları, pasaport görselleri ve stratejik belgeler bulundu.
İngiliz İstihbaratıyla Bağlantılar
Hüseyin Gün’ün, İngiliz istihbarat görevlisi Christopher P.M. (Chris Mcgraht) ile uzun süredir irtibat halinde olduğu tespit edildi. Yapılan dijital incelemeler, Gün’ün İngiltere’deki faaliyetleriyle ilgili bilgi talep ettiğini ve gizli mesajlaşmalarla yönlendirme sağladığını ortaya koydu.
Gün, kriptolu “Wickr” programı üzerinden İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan ile de iletişim kurdu. Özkan’ın rumuzu “Bluestar81”, Gün’ün ise “Jupiter1881” olarak kaydedildi. Yazışmalarda, seçim kampanyalarında dijital istihbarat toplama yöntemleri ve özel toplantılarla ilgili hassas bilgiler paylaşıldığı belirlendi.

Casusluk Faaliyetleri ve Siyasi Hedefler
Soruşturma kapsamında tespit edilen belgeler, Hüseyin Gün’ün:
Suriye ve Orta Doğu’daki muhalif gruplarla ilgili veriler topladığı,
FETÖ/PDY ve PKK/KCK bağlantılı kişilerle temas kurduğu,
Türkiye’deki seçimler için fon ve strateji oluşturduğu,
Toplanan bilgileri yabancı istihbarat görevlilerine aktardığı
bilgilerini ortaya koyuyor. Ayrıca, İngiliz istihbaratıyla yürütülen yazışmalarda, “Sublime” kod adlı Türk Cumhurbaşkanı hakkında bilgi toplama girişimleri ve üst düzey bakanlarla ilgili fotoğraf ve belge paylaşımları olduğu tespit edildi.
Dijital ve Mali İncelemeler
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemeleri, Gün’ün ticari faaliyeti olmamasına rağmen yüklü miktarda yurt içi ve yurt dışı para transferi yaptığını ve 85 milyon lirayı nakit olarak çektiğini ortaya koydu. Ayrıca el yazısı notlarında, siyasi ve istihbari bilgiler için detaylı kodlamalar kullanıldığı belirlendi.

İmamoğlu ve Diğer Şüphelilerle Bağlantılar
Soruşturma kapsamında, eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, danışmanı Necati Özkan ve gazeteci Merdan Yanardağ’ın isimleri öne çıktı. Savcılık, bu kişilerin seçim kampanyalarında yabancı istihbarat servisleriyle iş birliği yaptığı, seçmen bilgilerini strateji belirlemek amacıyla paylaştığı ve casusluk faaliyetlerinde yer aldığı tespitini yaptı.
Merdan Yanardağ ise gözaltına alınarak sorguya çekildi. TELE1 kanalının da, TMSF tarafından kayyum atanması kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Casusluk Soruşturmasında Son Durum nedir?
Hüseyin Gün, İngiliz ve Türk vatandaşı olarak iş adamı kimliği altında faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle yeniden Emniyet’e getirilecek.
Necati Özkan ve Merdan Yanardağ da casusluk suçlamasıyla savcılığa çağrıldı.
İmamoğlu suç örgütüyle ilişkili olduğu iddialarıyla soruşturmanın odağında yer alıyor.
