Sabah keyfi için demlediğiniz bir fincan çayın içine sadece çay yaprakları değil, milyonlarca hatta bazı poşetlerde milyarlarca mikro ve nanoplastik parçacık da karışıyor olabilir.
Chemosphere dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, piyasada yaygın kullanılan bazı çay poşetlerinin sıcak suyla temas ettiğinde ciddi miktarda mikroplastik saldığını gösterdi.
Hangi Poşetler Daha Fazla Mikroplastik Salıyor?
İncelenen üç poşet türü arasında en yüksek salınımı polipropilen içerikli poşetler yaptı. Selüloz esaslı poşetler daha düşük, naylon poşetler ise daha farklı düzeylerde parçacık saldı.
Bu durum, çay poşetlerinin içerdiği malzeme türünün, mikroplastik salınımı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
Mikroplastikler İnsan Sağlığını Tehdit Ediyor Mu?
İşin daha da düşündürücü tarafı ise laboratuvar deneylerinde bu mikro ve nanoplastiklerin insan bağırsak hücreleri tarafından içeri alınabilmesi ve bazı parçacıkların hücre çekirdeğine kadar ulaşabilmesiydi. Ancak henüz 'Bir bardak poşet çay kanser yapıyor.' diyemeyiz.
Bilim bunu söylemiyor. Ama şu da bir gerçek: Vücudumuzun plastiğe ihtiyacı yok. Mikroplastiklerin bağırsak, bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve kronik iltihap üzerindeki olası etkilerini araştıran çalışmalar her geçen gün artıyor.
Güvenli Çay Seçenekleri Neler?
Bugün elimizde daha güvenli seçenekler varken plastikten yapılmış poşetleri kaynar suya sokmanın hiçbir mantıklı açıklaması yok. Çayın kendisini değil, ambalajını demliyoruz. Eskiler boşuna demliği sofranın başköşesine koymamış.
Cam demlik, porselen demlik, metal süzgeç gibi alternatifler, hem çayın tadını artırmakta hem de plastik yükünü azaltmaktadır. Bir fincan çay huzur vermeli; mikroplastik takviyesi değil!
