"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,4292 %0.05
54,4591 %0.03
6.171,68 % -0,42
3.031.556 %0.29
İşçi Haber Gündem Cevdet Yılmaz, 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı'nda

Cevdet Yılmaz, 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı'nda

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla düzenlenen, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz toplantıda çeşitli açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: İHA
Okunma Süresi: 6 dk

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Ankara’da bir otelde düzenlenen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Danışma Kurulu Toplantısı’na katıldı. 

'bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor'

Burada konuşan Yılmaz, tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğunu ve insanlığın var olduğu günden bugüne kadar gıda ve tarım meselesinin gündemde olduğunu kaydederek, insanlığın teknolojik olarak hangi seviyeye gelirse gelsin tarım ve gıda konusunun hep gündemde olacağının altını çizdi. Son dönemde dünya genelinde yaşanan pandemi, savaş, iklim değişikliği tartışmaları gibi konuların tarım sektörünün stratejik önemini daha da artırdığına dikkat çeken Yılmaz, gıda güvenliği konusunu çok çok önemli gördüklerini belirtti. 

Halkın rahat erişebileceği bir tarım sektörü olmasının ülke ve milletin geleceği için çok kritik olduğunu ve bu anlayışla hareket ettiklerini aktaran Yılmaz, "Tarım sektörümüz geçen yıl şanssız bir dönem yaşadı, talihsiz bir dönem yaşadı. Hem don hadiseleri hem de kuraklık hadiseleri aynı sene içinde gerçekleşti. Bu tarımsal hasılamız üzerinde maalesef olumsuz bir etki yaptı. Geçen yıl tarım sektörümüzde bir küçülme yaşamış olduk ama bu sene bereketli bir sene olacak gibi görünüyor. Yapılan tahminler o yönde. Hem geçen senenin bazının düşük olması hem de bu sene yağışların uzun yıllardan sonra çok üst seviyelerde gerçekleşmesi tarımsal büyümemize büyük bir güç verecek. Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek" değerlendirmesinde bulundu. 

'Ülkemizde bir arz problemi yaşamıyoruz'

Tarım sektöründe 4 buçuk milyondan fazla istihdam olduğuna ve istihdamın bu yıl artmasını beklediklerine değinen Yılmaz, "Tarım sektöründe maalesef yaş ortalaması giderek yükseliyor. Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum. Bugünün şartlarını dikkate alarak gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde de çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı. Yılmaz, tarım sektörünün yıldan yıla çok farklılıklar gösterebildiğine ve yaşanan iklim değişikliği ve artan su tüketimi nedeniyle mutlaka planlı tarımın güçlendirilmesi gerektiğine de vurgu yaptı. 

Türkiye’nin bulunduğu bölgede küresel ekonomiyi etkileyen bir savaş sürecinin var olduğunu dile getiren Yılmaz, "Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla birlikte sadece doğal gaz ve petrol değil, gübre açısından da çok sıkıntılı bir tablonun oluştuğunu ifade etmek isterim. Savaşla birlikte özellikle amonyak tedariğinde ciddi sorunlar doğmuş durumda. Yine enerji maliyetlerinin artması; mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı. Ama biz bütçeden fedakarlık yaparak bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu. Dünyada da bu konu tartışılıyor. Savaş çok uzarsa, bu maliyetler artarsa Sahra Altı Afrika'da açlık problemiyle karşılaşılacağına dair beklenti ifade edenler dahi var. Böyle bir dönemden geçiyoruz ama çok şükür biz tedbirlerimizi aldık. Ülkemizde bir arz problemi yaşamıyoruz. Özellikle Tarım ve Orman Bakanlığımızı ve Ticaret Bakanlığımızı tebrik etmek istiyorum. Savaşın ilk anlarından itibaren gübre konusunda ihracatın yasaklanması, ithalatın kolaylaştırılması, stoklarımızın yeterli seviyede olması, bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatmamızda çok önemli pay sahibi" dedi. 

'konut ve gıda konusu bizim için çok önemli iki başlık'

Makroekonomi politikalarında da en önemli görülen hususun enflasyonu aşağı çekmek olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Özellikle geniş kitleler açısından konut ve gıda konusu bizim için çok önemli iki başlık. Çünkü vatandaşlarımızın, özellikle de dar gelirli vatandaşlarımızın harcama kompozisyonu içinde bu iki kalem çok çok kıymetli. Buralarda elde ettiğimiz başarılar toplumumuzun, özellikle dar gelirli kesimlerin refahına daha fazla katkı yapıyor. Biz de bu anlayışla konut sektöründe 500 bin sosyal konut kampanyası başlattık. Arzı arttırmaya çalışıyoruz. Enflasyonun bir talep tarafı var, bir de arz tarafı var. Merkez Bankamızın para politikalarıyla yaptıkları devam ediyor. Bir taraftan da enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla olmadığının da farkındayız. Maliye politikamız ve yapısal dönüşümler çok kıymetli ve bu çerçevede arz yönlü tedbirler çok önemli. Bir taraftan da arzı arttırmamız gerekiyor. Bir taraftan da gıda arzını, gıda üretimini arttırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor" diye konuştu. Sulama yatırımlarının çok ciddi ölçüde artırıldığına dikkati çeken Yılmaz, tasarruf konusunun ön plana çıkarıldığı kamu harcamalarında getirilen sınırlamaların içerisinde sulama harcamalarının olmadığına vurgu yaptı. 

'633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk'

Yılmaz, 2020 yılında sulamaya reel olarak verilen 51,2 milyar lira olan ödeneğin 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yaptığını aktararak, "Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp katlanarak arttırılması sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır. 2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde ancak 2026 yılı henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle hali hazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece 4,45 iken 2026 yılında bu pay 7,62 seviyesine yükselmiş durumda. Dolayısıyla biz politika belgelerimizde tarım ve gıda öncelikli derken bunu bir laf olsun diye yazmıyoruz. Rakamlarla da bütçeden ayırdığımız kaynaklarla da bunun arkasında duruyoruz" ifadelerini kullandı. 

Toplam tarım bütçesinin 2026 yılında 938 milyar Türk lirası olduğunu belirten Yılmaz, "Bunun bir kısmı destek programları, tarıma dönük yatırımlar, çiftçilerimize sunduğumuz subvansiyonlu krediler, bir kısmı da vergi harcaması dediğimiz, vazgeçtiğimiz vergiler. Bunları topladığımızda milli gelirin 1,2’sine ulaşan bir tarımsal destekten bahsediyoruz. Önümüzdeki dönemde de sulama projelerini yine öncelikli alan olarak görmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. 

Kaynak: İHA