Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Fon Koordinasyon Kurulu'nun çalışmaları hakkında TBMM Genel Kurulu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Yılmaz, fonların tasfiye sürecinde Hazine kaynağının kullanılmayacağını belirterek olağanüstü tasfiyede ana paraya odaklanan bir yöntem izlediklerini söyledi.
Yılmaz'dan Fon Koordinasyon Kurulu açıklaması
Fon Koordinasyon Kurulu toplantısına AK Parti'den ve AK Parti Grubu'ndan isimlerin katılmasına yönelik eleştirilere yanıt veren Yılmaz, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile AK Parti Genel Başkanvekilleri Efkan Ala ve Mustafa Elitaş'ı toplantıya kendisinin davet ettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde hükümetin doğrudan kanun teklif etme yetkisinin bulunmadığını, yalnızca bütçe kanununu TBMM'ye gönderebildiğini belirten Yılmaz, kanuni düzenleme yapılması gerektiğinde parti grubuyla birlikte çalışılması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, "Dolayısıyla bir kanun teklif edilecekse bunu grubumuzla çalışmak durumundayız. Bir kanuni düzenleme tartışması varsa parti grubumuzla birlikte bu çalışmayı yapmak durumundayız. Bu kapsamda da ilgili arkadaşlarımızı davet ediyoruz. Onlarla birlikte konuşuyoruz. Çünkü yeni sistemin yapısı bu şekilde." diye konuştu.
Fon tasfiyesinde Hazine kaynağı kullanılmayacak
Fonların tasfiye sürecinde vatandaşın kaynağının kullanılmayacağını yineleyen Yılmaz, ödemelerde öncelikle fonların kendi kaynaklarının değerlendirileceğini belirtti.
Yılmaz, haksız kazanç olarak elde edilen ve fahiş fiyat ya da gelirlerden geri alınan kaynakların yanı sıra hukuksuz işlemler nedeniyle el konulan varlıklar ve gayrimenkullerin de değerlendirileceğini söyledi. Bu kaynaklarla yatırım sahiplerinin haklarının mümkün olduğunca iade edilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Güncel açıklamasında Yılmaz, tasfiye halindeki 131 fonun toplam fon sayısının yüzde 4,6'sını, portföy değerinin ise yüzde 7,7'sini oluşturduğunu belirterek sorunlu alanın sınırlı olduğunu vurguladı. Ayrıca özel zararlar için Hazine kaynağının kullanılmayacağını açıkladı.
Yılmaz: Asıl olan sisteme giren ana paradır
Olağanüstü tasfiyede ana paraya yoğunlaşan bir yöntem uyguladıklarını belirten Yılmaz, yüksek rakamlara ulaşan ve manipüle edildiğini düşündüğü değerlerin gerçek kaybı yansıtmadığını savundu.
Yılmaz, "Olağanüstü tasfiyede ana paraya yoğunlaşan bir yöntemimiz var. Belli büyüklüklerden bahsediyoruz ama aslolan sisteme giren paranın büyüklüğüdür. Manipüle edilmiş bir şekilde çok yüksek rakamlara çıkarılmış değerler gerçek kaybı bana göre yansıtmamaktadır. Aslolan o ana para ve onun karşılık geldiği değerdir. Bu konuda da elimizden gelen tüm gayreti sarf ediyoruz." dedi.
Fon yatırımcılarına ekim ayında anapara ödemesi planlanıyor
Yılmaz'ın TBMM'deki açıklamasına göre, tasfiye kurallarını içeren kanun teklifinin yasalaşması halinde ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar anapara ödemelerinin yapılması öngörülüyor.
Tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil kişinin bulunduğunu belirten Yılmaz, olağan ve olağanüstü tasfiyelerin ekim ayı içinde gerçekleştirilmesiyle yatırımcıların büyük bölümünün ödemelerini tamamen almasının hedeflendiğini ifade etti.
Üst düzey kamu görevlilerinin kurul üyelikleri de gündemde
Üst düzey kamu görevlilerinin çeşitli kurullarda görev almasına yönelik eleştirilere de değinen Yılmaz, bunun hukuki bir sorun olmadığını ancak sakıncalı olabilecek bir durum olarak gündeme geldiğini söyledi.
Yılmaz, gelecekte sistemi iyileştirecek adımlar kapsamında bu konuların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Hiçbir arkadaşımızı suçlayarak söylemiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Kişisel olarak da Devlet Denetleme Kurulu Başkanımıza da güveniyoruz. Kendisi de yapmıyor ayrıca denetlemeyi. Sonuçta oradaki müfettişler yapıyor. Ama geleceğe dönük olarak bu konularda nasıl bir çerçeve oluşturulmalı, bunun da ben üzerinde düşünmeye değer bir konu olduğunu ifade etmek istiyorum." ifadelerini kullandı.
Kaynak: AA
