"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5445 %0.02
54,8132 %0.12
6.266,48 % 1,12
3.040.535 %0.599
İşçi Haber Gündem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Liderler Paneli'nde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Liderler Paneli'nde

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında 'Değişen Dünya Düzeninde Bölgesel Sahiplenmenin Rolü' konulu Liderler Paneli'ne katıldı. Yılmaz, panelde çeşitli açıklamalarda bulundu.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Yılmaz, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında düzenlenen "Değişen Dünya Düzeninde Bölgesel Sahiplenmenin Rolü" konulu Liderler Paneli'ne katıldı. 

‘Karşımızdaki zorluklar epey büyük fakat bunlarla beraber gelen yeni fırsatlar da var’

Burada konuşan Yılmaz, küresel düzeyde büyük bir dönüşüm yaşandığını, uluslararası kurallar ve kurumların yavaş yavaş zayıfladığını belirterek, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin değiştiğini söyledi. Sadece siyasi değil ekonomik anlamda da dönüşüm yaşandığına işaret eden Yılmaz, şöyle konuştu: 

“Yeni bir ekonomik üretim, ticaret trendi var. Bununla beraber jeopolitik gerilimler yükseliyor. Bizler, bunu çok net bir şekilde kendi bölgemizde hissediyoruz. Bu dönüşüm döneminde riskler çok yüksek. Karşımızdaki zorluklar epey büyük fakat bunlarla beraber gelen yeni fırsatlar da var. Çevremizi korumak, güvence altına almak, halkımıza refah ve esenlik sağlamak için fırsatımız da var. Çalkalanmanın olduğu bir dönemde global seviyede ikili ve bölgesel işbirliklerinin çok daha önem kazandığını görebiliriz. Türkiye olarak diplomasiyi her şeyin üstünde tutup çatışmaların önüne koyuyoruz. Bu yüzden çoklu, bölgesel işbirliklerinde yer almaktayız. Bir yandan NATO'nun parçayız, Avrupa Birliği aday ülkesiyiz. Öte taraftan Türk Devletleri Teşkilatına üyeyiz, İslam ülkeleri arasında daha fazla işbirliğinden ve bölgesel güvenlik yapılarının güvenliğin tesis edilmesi için kurulmasından yanayız.” 

Yılmaz, zorlayıcı zamanlarda liderliğin çok daha önemli hale geldiğinin altını çizerek, "Bu anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Daha adil bir dünya mümkün' çağrısı çok net bir hedef hepimiz için. Bizim mutlaka iki hedefi aynı anda, eş zamanlı şekilde kovalamamız lazım. Bir yanda birlikte çalışıp daha adil bir dünya düzenine gitmemiz lazım. Bu hedefte yol almamız gerekiyor ama aynı zamanda da gerçekçi olmamız lazım. Bölgesel ve ikili işbirlikleriyle beraber zorlu zamanların üstesinden gelebilmek için birlikte çalışmalıyız" diye konuştu. 

Türkiye'nin her zaman diyaloğun destekçisi olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Türkiye olarak Afrika, Asya, Güney Amerika ülkeleriyle de işbirliği yapmaya hazırız. Neresi olursa oraya uzanmaya bu bağları halkımızın iyiliğine ve global çevrenin lehine olacak şekilde güçlendirmeye kararlıyız" şeklinde konuştu. 

‘Türkiye, bütün bölgesel bloklarla çalışmaya hazır ki Avrupa da bunlardan biri ve bizim için oldukça özel’

Yılmaz, ticaret, enerji, yeni teknolojiler ve dijitalleşmede bağlantısallığın çok önemli olduğunun altını çizdi. "Bir yanda çatışmalar var biliyorsunuz. Pesimist, kötümser bir gidişat var global anlamda fakat diğer tarafta da yeni fırsatların, yeni bağlantıların getirebileceği bir gelecek var" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:  

“O yüzden bizim bölgemizde, Kafkasya'da, Güney Kafkasya'da barışı istiyoruz. Bu, Avrupa'yı Orta Asya'ya bağlayıp Orta Koridor'u güçlendirecektir. Elbette bunun dışında bir kalkınma yolu inşa ediliyor biliyorsunuz. Türkiye'den başlayıp İran denizini geçip Körfez ülkelerini Avrupa'ya bağlıyor. Dünyanın geri kalanına alternatif kanallarla bağlıyor. Suriye'de yeni istikrarlı yapısıyla beraber bizlere lojistik anlamında da taşımacılıkta, enerjide çok fazla fırsat sağlayabiliyor. Tüm bu koşulları düşündüğümüzde Avrupa Birliği'nin çok daha aktif bir rol oynayabileceğine inanıyorum. Ekonomik bir güç ama ekonomik gücünü siyasi güce olması gerektiği, hak ettiği kadar dönüştürememiş. İnanıyorum ki burada Türkiye ve Avrupa arasındaki iyi bir bağlantı, bir kazan-kazan durumu yaratabilir. Türkiye ve Avrupa için ve dünyanın geri kalanı için de çünkü Avrupa, barış, refah, insanların esenliği temellerine kurulmuş bir yapıdır ve daha adil uluslararası çevre üzerine kurulmuştur. O yüzden inanıyorum ki Avrupa'nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var. Avrupa'nın çok daha fazla siyasi yetkinliğe ihtiyacı var ki dünyayı yeniden şekillendirebilsin. Türkiye, bütün bölgesel bloklarla çalışmaya hazır ki Avrupa da bunlardan biri ve bizim için oldukça özel. Bizler, üç kıtanın merkezinde bulunuyoruz. Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasıyız. O yüzden biz de şu anda çok pozitif bir rol oynayabiliriz bu yönde.” 

Panelde Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Cumhurbaşkanı Felix Tshisekedi, Burundi Cumhurbaşkanı Evariste Ndayishimiye, El Salvador Devlet Başkanı Yardımcısı Felix Ulloa, Sırbistan Başbakanı Duro Macut ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hikmet Hacıyev de yer aldı. 

Kaynak: AA