reklam
reklam
"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0379 %0.19
52,8518 %0.28
6.815,04 % 0,53
3.513.617 %0.483
İşçi Haber Gündem Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz : Ülkemiz, dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz : Ülkemiz, dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ülkemiz bugün 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesiyle dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" dedi.

Okunma Süresi: 4 dk

Anadolu Mektebi Vakfı'nın okuma hareketinin 15'inci yılı sebebiyle düzenlenen ‘Okuma, Eğitim ve Kültür Çalıştay' kapanış toplantısı, Başkent Öğretmenevi Hitit Salonu'nda düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, öğretmenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. Tanıtım sunumuyla başlayan program, kürsü konuşmaları ile devam etti.

Türkiye'nin dört bir yanında ve uluslararası arenada binlerce gence rehberlik edildi

Gönüllü bir hareket olarak 2012 yılında temelleri atılan oluşumun, bugün Türkiye'nin dört bir yanında ve uluslararası arenada binlerce gence rehberlik ettiğini belirten Yılmaz, "40'ı aşkın ilde ve yaklaşık 15 ülkede yürütülen faaliyetleri, ortaokuldan lise düzeyine uzanan programları ve her yıl yüzlerce panelde binlerce gencin söz aldığı üretken yapısıyla, okuma kültürünü yaşayan ve yaşatan güçlü bir ekosistem haline gelmiştir. Mustafa Kutlu okumalarında 368 panelde bin 385 konuşmacının, Tarık Buğra okumalarında 259 panelde bin 50 konuşmacının, Cengiz Aytmatov okumalarında ise 154 panelde 615 konuşmacının yer alması, bu yapının ulaştığı boyutları ve yaygınlığı ortaya koymaktadır" diye konuştu.

Cevdet Yılmaz, öğrencilerin seçkin yazarların eserleri üzerinden derinlikli bir okuma ve düşünme sürecine dahil olduğunu, edindikleri birikimi yazı ve sunumlarla ifade ederek entelektüel üretime katıldıklarını belirtti. Bu sayede gençlerin köklü bir edebiyat ve fikir mirasıyla buluştuğunu vurgulayan Yılmaz, Anadolu Mektebi'nin okuyan, düşünen ve kendini ifade edebilen bireyler yetiştiren önemli bir eğitim ortamı sunduğunu dile getirdi.

'asırlık birikimimizi bugüne taşıyan dilimiz ve edebiyatımızdır'

Gençlerin, Yunus Emre'den Cengiz Aytmatov'a, Necip Fazıl'dan Cemil Meriç'e uzanan köklü bir fikir ve edebiyat mirasıyla derinlikli bir temas kurduğunu ve düşünce dünyalarını besleyen güçlü bir istikamet kazandıklarını dile getiren Yılmaz, "Bu yönüyle Anadolu Mektebi, gençlerimizi okuyan, düşünen, yazan ve söz söyleyen bireyler olarak yetiştiren gerçek bir mektep hüviyeti taşımaktadır. Bu sistemli okuma disiplini, gençlerimizin zihinsel kapasitesini artırırken onlara güçlü bir şahsiyet kazandırmaktadır. Kendi kültürel havzasından beslenen evlatlarımız, edindikleri bu birikimle yarının Türkiye'sini inşa edecek bir öz güvene kavuşmaktadır. 

Zira bu öz güvenin ve fikri derinliğin kaynağı, asırlık birikimimizi bugüne taşıyan dilimiz ve edebiyatımızdır. Türk edebiyatı, milli şuurun inşasında ve canlı tutulmasında en güçlü dayanaklarımızdan biridir. Asırlar boyunca milletimizin hafızasını, değerlerini ve istikametini kelimelerle yoğurarak bugüne taşımıştır. Bu eserlerle kurulan bağ, gençlerimizin aidiyet duygusunu perçinlemekte ve onları köklerinden kopmadan geleceğe hazırlamaktadır. Bu zeminde yetişen nesiller, tarihine vakıf, sorumluluk duygusu yüksek ve milletinin istikbaline yön verme iddiası taşıyan vakur bir duruş sergilemektedirler" açıklamasında bulundu.

Yılmaz, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan Maarif Model ile Türkçenin öğretimini; dil bilinci, düşünme becerisi ve milli-kültürel kimliğin inşası açısından stratejik bir alan olarak ele alındığını vurguladı. Cevdet Yılmaz, eğitim modelinde dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin bir bütün olarak ele alındığını belirterek, okumanın analiz ve yorumlama gibi üst düzey düşünme süreçleriyle geliştirildiğini, yazmanın ise öğrencinin kendi düşüncesini üretip ifade etmesine dayandığını ifade etti.

'Ülkemiz, dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir'

Türkiye, son 20 yılı aşkın dönemde yükseköğretim alanında hem erişim hem de kapasite bakımından önemli bir gelişim kaydettiğini söyleyen Yılmaz, "Ülkemiz bugün 208 üniversitesi, yaklaşık 187 bin akademik personeli ve 7 milyona yaklaşan öğrenci kapasitesiyle dünyanın önde gelen yükseköğretim sistemlerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu.

Cevdet Yılmaz, aynı zamanda şu ifadelere yer verdi:

“Dijital dönüşüm ve yapay zeka alanındaki gelişmeler, yükseköğretim sisteminin yeniden yapılanmasında belirleyici rol oynamaktadır. Veri, günümüzde ekonomik ve akademik karar alma süreçlerinin merkezine yerleşmiş; veri analizi ve yapay zeka, tüm disiplinler için temel bir yetkinlik alanı haline gelmiştir.”

Veri Analizi Okulu'nun katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda analitik düşünme ve problem çözme becerileri kazandırdığını kaydeden Cevdet Yılmaz, programın veriye dayalı karar alma yetkinliği geliştiren yeni nesil bir eğitim modeli sunduğunu söyledi.

Yılmaz, kütüphanelerin yalnızca sessiz çalışma alanları değil, gençlerin bir araya geldiği, kültürel ve sanatsal etkileşimin merkezinde yer alan canlı mekanlar olması gerektiğini belirtti. Bu anlayışın önemli bir örneği olarak Millet Kütüphanesi'ni gösteren Yılmaz, kütüphanelerin sosyal ve kültürel hayatın kalbinin attığı yerler haline gelmesinin önemine dikkat çekti.

Okuma kültürünün eğitimde temel bir unsur olduğuna dikkat çeken Yılmaz, Millet Kütüphanesi'nin bu anlayışın önemli bir örneği olduğunu vurgulayarak, yapılan çalışmaların gençlerin düşünce dünyasını güçlendirmesine katkı sağlamasını temenni etti. Program, toplu bir şekilde hatıra fotoğrafının çekilmesiyle sonlandı.

Kaynak: İHA