Birleşik Arap Emirlikleri, tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğu kurak iklim koşullarında çözümü deniz suyunu arıtmakta buluyor. Ülkenin en büyük su arıtma projelerinden biri olan NAQA’A Tesisi, her gün yüz milyonlarca litre suyu içilebilir hale getirerek su güvenliğinde önemli bir rol üstleniyor.
NAQA’A Tesisinin İşleyiş Süreci Nasıldır?
NAQA’A tesisinde yürütülen çalışmada süreç, deniz suyunun 600 metreik açık bir kanal aracılığıyla arıtma tesisine taşınmasıyla başlıyor. Ana arıtma aşamasına başlamadan önce denizden alınan su, pompalama, eleme ve filtreleme sistemlerine tabi tutuluyor. Bu sayede suyun içerisinde bulunan parçacıklar azalıyor ve ters ozmoz membranlarının daha verimli bir şekilde çalışması sağlanmış oluyor.
Denizle tesis arasındaki bağlantıyı kuran bu kanal, her gün yüz milyonlarca litre su üretiminin başlangıç noktasını oluşturuyor. Bu sistem, suyun arıtma sürecinin verimliliğini artırarak içme suyu üretiminde önemli bir katkı sağlıyor.
Ters Ozmoz Yöntemi ile İçme Suyu Üretimi Nasıl Gerçekleşiyor?
Ters ozmoz sisteminde, tuzlu su yüksek basınç altında özel membranlardan geçirilerek tuz ve diğer maddelerden ayrıştırılıyor. Membrandan süzülen su içme suyu olarak işlenirken, tuz yoğunluğu yüksek olan diğer akış ayrı bir sisteme aktarılıyor. Bu yöntemle NAQA’A tesisi, günde 681,9 milyon litreye kadar içme suyu üretebiliyor.
Yaklaşık olarak 23,5 hektarlık bir alana yayılan tesis, Kuzey Emirlikleri'nin su ihtiyacında önemli bir rol oynuyor. Üretilen içme suyu, bölgedeki su kaynaklarının sürdürülebilirliğini artırmaya yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Atık Tuzlu Su Yönetimi Nasıl Sağlanıyor?
Deniz suyu arıtma işlemi sırasında geriye tuz yoğunluğu yüksek bir akış kalıyor. NAQA’A tesisinde bu akış, 3,6 kilometrelik deniz altı deşarj hattıyla kontrollü bir şekilde denize geri gönderiliyor. Bu altyapı, yalnızca içme suyu üretimini değil, aynı zamanda arıtma sürecinde ortaya çıkan tuzlu atık suyun yönetimini de kapsıyor.
ACWA Power'a göre proje, yaklaşık 3 milyar Birleşik Arap Emirlikleri dirhemi (37.944.180 Türk Lirası) yatırımla hayata geçirildi. Böylece, su arıtma teknolojileri kullanılarak sürdürülebilir bir içme suyu üretim süreci oluşturulmuş oluyor.
