AFAD, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 26’ncı yılı dolayısıyla sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, depremin üzerinden çeyrek asır geçmiş olmasına rağmen acının hâlâ taze olduğu vurgulandı ve afetlerin Türkiye’nin ve dünyanın yadsınamaz bir gerçeği olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin Deprem Gerçeği
AFAD, ülkemizin tektonik, sismik ve topografik yapısı nedeniyle doğal afetlerle sık karşı karşıya kaldığını hatırlattı. Kurum, depremleri önlemenin mümkün olmasa da hazırlık ve doğru davranışlarla olası zararların azaltılabileceğini belirtti. Paylaşımda, 17 Ağustos Marmara Depremi başta olmak üzere afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı dilendi.
Deprem Öncesi ve Anında Alınacak Önlemler
AFAD, vatandaşlara deprem öncesinde ve anında alınabilecek önlemleri hatırlattı:
- Deprem tehlikesi bilgisi: e-Devlet üzerinden Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na erişim sağlanabilir.
- Bina kontrolleri: Yeni taşınacak binalarda yapı ruhsatı ve iskan belgeleri kontrol edilmelidir.
- Aile planı: Afet ve Acil Durum Aile Planı hazırlanmalı, toplanma alanları ve tahliye rotaları konuşulmalıdır.
- Tatbikatlar: Planlar 6 ayda bir uygulanarak pekiştirilmelidir.
- İlk yardım ve acil çanta: Temel ilk yardım bilgileri öğrenilmeli ve acil ihtiyaç malzemeleriyle dolu bir afet çantası hazırlanmalıdır.
- Ev güvenliği: Ağır eşyalar sabitlenmeli, yanıcı maddeler uygun şekilde depolanmalıdır.
Çocuklar ve Bilgilendirme
AFAD, çocuklara yaşlarına uygun şekilde, korkutmadan ama doğru bilgiler vererek afet bilinci kazandırılmasını öneriyor. Oyun ve tatbikatlarla çocuklar her türlü duruma hazırlanabilir.
İletişim ve Bilgi Güvenliği
Acil çağrı numarası 112’nin tüm hane halkına öğretilmesi gerektiği vurgulandı. Deprem anında çök-kapan-tutun yöntemiyle yapısal olmayan hasarlardan korunulabilir. Ayrıca, afet sırasında doğrulanmamış bilgiler yayılabileceği için resmi kaynaklar dışında paylaşılan bilgiler dikkate alınmamalıdır.
Toplumsal Sorumluluk ve Gönüllülük
AFAD, afetlerle mücadelenin toplumsal bir sorumluluk olduğunu hatırlatarak, AFAD Gönüllülük Sistemi’ne katılım ve alınacak eğitimlerle ülkenin afetlere karşı gücüne katkı sağlanabileceğini belirtti.
