İngiltere merkezli Reuters, ABD ile İran arasında barışa yönelik bir mutabakat imzalanmasının ardından, üç ayı aşan bu savaş sürecinde ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş başlatırken belirlediği hedeflerin ne kadarının gerçekleştirildiğini detaylandıran bir haber yayımladı.
Savaşın Başlangıcı ve İlk Hedefler
ABD Başkanı Donald Trump, 28 Şubat tarihinde İran’ın çeşitli şehirlerine yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla savaşın fitilini ateşledi. Bu saldırılar, ABD-İran arasındaki çatışmanın başlangıcını simgeliyor ve savaşın 107 gün sürmesi bekleniyordu.
Bu süreçte hem ABD hem de İran, önemli kayıplar verdi. Donald Trump, savaşın başında İran’ın nükleer kapasitesinin yok edileceği, İran füzelerinin imha edileceği ve rejimin çökmesi gibi hedefler belirlemişti.
İran'ın Füze Kapasitesi ve Sonuçları
Habere göre, savaş öncesinde İran, Orta Doğu’nun en büyük balistik füze stokuna sahipti ve bu stokta 2.500 ila 6.000 arasında füze bulunuyordu. Bu füzelerden bazıları 2.000 kilometreye kadar menzil kapasitesine sahip olup, İsrail’i hedef alabiliyordu.
Savaşın başlamasından yaklaşık bir ay sonra, ABD, İran’ın cephaneliğinin üçte birinin yok edildiğini ve diğer üçte birinin muhtemelen hasar gördüğünü bildirdi. ABD’li Amiral Brad Cooper, İran’ın füze ve uzun menzilli İHA üretme kapasitesinin yıllarca geriye itildiğini ifade etti.
İran'ın Askeri Kapasitesi ve Saldırılar
İran’ın geriye kalan füze kapasitesi net olarak bilinmemekle birlikte, ülke hala ABD müttefiklerini vurma kapasitesine sahip. En son 6 Haziran’da Kuveyt ve Bahreyn’e saldırılar düzenlediği, 7 Haziran’da ise İsrail’e füze attığı bildirildi. Bu saldırılarda ciddi hasar oluşmadığı açıklandı.
ABD ordusu, İran’ın bölgedeki güç projeksiyonu ve ABD operasyonlarını tehdit etme kapasitesinin zayıfladığını değerlendirdi. Brad Cooper, İran’a ait 161 deniz aracının imha edildiğini ve hava savunma sistemlerinin %82’sinin devre dışı bırakıldığını belirtti.
İran'ın Nükleer Programı ve Sonuçları
Donald Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemenin ana hedefi olduğunu defalarca ifade etti. Ancak savaş, İran’ın nükleer kapasitesinde önemli bir değişiklik yaratmadı. ABD istihbaratı, İran’ın nükleer silah üretmek için bir yıldan az süreye ihtiyaç duyacağını tahmin etti.
Trump, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ülke dışına çıkarılması gerektiğini belirtirken, İran’ın dini lideri Ayetullah Mojtaba Khamenei bunun yurtdışına gönderilmemesi gerektiğini savunuyor. İran, savaşın başlamasından bu yana vekil gruplara desteğini kesme yönünde bir adım atmamış olsa da, ABD ordusu, İran’ın vekil ağının etkisinin azaldığını ortaya koydu.
Sonuç Olarak Ne Söylenebilir?
Savaş, İran’daki teokratik rejimi devirememiş olsa da, Trump, Hamaney’in yerine oğlu Ayetullah Mojtaba Khamenei’nin geçtiğini belirterek hedeflerine ulaştığını ifade etti. Trump, bu yeni liderliği daha ılımlı bir rejim olarak tanımladı ve son haftalarda İranlı liderlerin devrilmesi yönündeki çağrılarını tekrarlamaktan kaçındı.
Sonuç olarak, Donald Trump’ın İran savaşındaki hedeflerinin gerçekleştirilme oranı karmaşık bir tablo çizmektedir. Savaşın başlangıcında belirlenen hedeflerin bir kısmı kısmen gerçekleştirilmiş olsa da, İran’ın askeri ve nükleer kapasitesinde köklü bir değişiklik sağlanamamıştır.
