Tropikal Pasifik’te El Niño koşulları hızla güçleniyor ve bu durum, dünya genelinde aşırı hava olaylarının artmasına neden olabileceği öngörülüyor. Meteorologlar, önümüzdeki aylarda yaşanacak bu gelişmelerin, sıcak hava dalgaları, kuraklıklar ve şiddetli yağışların olasılığını artıracağını ifade ediyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), temmuz-eylül döneminde güçlü bir El Niño olayının yaşanacağını ve bunun iklim üzerindeki etkilerinin önemli olacağını belirtiyor. WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, bu durumu yönetmek amacıyla Birleşmiş Milletler genelinde ve bölgesel düzeyde bir seferberlik başlatıldığını duyurdu. Gelişmiş mevsimsel tahminler ve erken uyarı sistemlerinin, can kayıplarını önlemek ve ekonomik etkileri azaltmak için kritik öneme sahip olduğu vurgulanıyor.
El Niño Nedir ve Hangi Etkilere Sahip?
El Niño, Doğu Pasifik Okyanusu’nda deniz suyu sıcaklıklarının olağandışı bir şekilde yükseldiği ve ortalama her iki ila yedi yılda bir ortaya çıkan doğal bir hava olayıdır. Bu durum, küresel sıcaklıkları artırarak aşırı hava olaylarının daha sık yaşanmasına yol açmaktadır. Önceki El Niño olayları, rekor sıcaklıklara neden olmuş ve dünya genelinde uzun süreli kuraklıklar ile orman yangınlarının artmasına katkıda bulunmuştur.
El Niño’nun etkileri genellikle tropik kuşakta daha belirgin hissedilmektedir. Geçmiş dönemlerde Güney Amerika, ABD’nin güneyi, Doğu Afrika ve Orta Asya gibi bölgelerde sel riski artarken, Avustralya ve bazı Asya ülkelerinde kuraklık ve orman yangını riski yükselmiştir.
Avrupa El Niño’dan Nasıl Etkileniyor?
Avrupa’da El Niño’nun etkileri daha dolaylı ve genellikle daha hafif olmaktadır. Bu doğal olgu, yılın ilerleyen dönemlerinde daha değişken hava koşullarının ortaya çıkmasına neden olabilir; örneğin, daha yağışlı ve rüzgarlı bir sonbahar ile erken kışın görülme olasılığı artmaktadır. Ancak, El Niño’nun Avrupa üzerindeki etkisinin 2026 yazını etkilemesi beklenmemektedir.
Son haftalarda Avrupa’da yaşanan kavurucu sıcaklıkların, bazı gazetelerde El Niño ile ilişkilendirilse de, bu durumun El Niño’nun sonucu olmadığı belirtilmektedir. Bununla birlikte, dünyanın diğer bölgelerindeki aşırı hava olayları Avrupa’yı dolaylı olarak etkilemeye devam etmektedir. Uzmanlar, olası gıda kıtlıkları konusunda uyarılarda bulunmaktadır.
Gıda Güvenliği ve El Niño İlişkisi
Hollanda’daki IHE Delft Su Eğitimi Enstitüsü, El Niño’dan doğrudan etkilenen bölgelerde çalışmakta ve Avrupa’nın ithal ettiği birçok temel gıda ürününün risk altında olduğunu bildirmektedir. Örneğin, Nikaragua gibi kırılgan bölgelerde mısır ve fasulye gibi temel ürünlerin başarısız olabileceği, bu durumun da gıda güvensizliğine yol açabileceği ifade edilmektedir.
Yağışların azalması ve nehir debilerinin düşmesi, Kolombiya, Brezilya’nın kuzeydoğusu ve Hindistan’daki sulanan ürünlerin ciddi kısıtlamalarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu durum, yeraltı suyuna daha fazla bağımlı hale gelinmesine yol açarak, aşırı çekim riski ve ihracat sıkıntılarına neden olabilir.
İklim Değişikliği ve El Niño
El Niño’nun etkileri göz ardı edilmemelidir; ancak iklim uzmanları, aşırı hava olayları ve yükselen sıcaklıklarda daha büyük rol oynayan faktörün iklim değişikliği olduğunu vurgulamaktadır. Çoğu El Niño olayı, küresel ortalama sıcaklığı geçici olarak yaklaşık 0,2℃ artırırken, iklim değişikliği, sanayi öncesi döneme göre küresel yüzey sıcaklığını yaklaşık 1,3-1,5℃ yükseltmiştir.
Bu nedenle, El Niño’nun etkileri, zaten ısınan bir dünyada ek bir etken olarak birikmektedir. 2016’dan daha sıcak olan 2025 yılı, kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl olmuştur. Imperial College London’dan iklim bilimci Friederike Otto, El Niño’nun doğal bir olgu olduğunu belirtirken, iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla dikkat çekilmesi gereken bir konu olduğunu ifade etmektedir.
