Yeni bir araştırma, mutfakta gazlı ocaktan elektrikli ocaklara geçmenin astım hastaları için yaygın olarak kullanılan ilaçlar kadar etkili olabileceğini ortaya koymuştur. Bu değişiklik, astım hastalığını tamamen iyileştirmemekle birlikte, maruziyeti azaltarak mevcut tedavileri destekleyebilmektedir.
Gazlı Ocakların Sağlık Üzerindeki Etkileri Nedir?
Doğal gazlı ocaklarda yemek pişirmek, iç mekân hava kirliliğinin önemli kaynaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle azot dioksit (NO2) gibi zararlı gazların salınımı, astım ataklarını tetikleyebilir. Gazlı ocakların kullanımı, pişirme sırasında ortama salınan diğer azot oksitleri ile birlikte astım alevlenmelerine yol açabilmektedir.
ABD'deki Case Western Reserve Üniversitesi'nden araştırmacılar, gazlı ocaktan elektrikli ocağa geçişin iç mekân kirliliğini önemli ölçüde azalttığını tespit etmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, iç ortam azot dioksit düzeyleri %70 oranında düşmüştür ve bu durum katılımcıların astım belirtilerinde iyileşme sağlamıştır.
Astım Belirtilerinde Gözlemlenen İyileşmeler Neler?
Çalışmanın ortak yazarlarından Ashwini Sehgal, bulguların çarpıcı olduğunu belirtmiş ve ocak değişiminin ardından astım belirtilerindeki iyileşmenin, yaygın astım ilaçlarının klinik denemelerinde bildirilenlerle aynı düzeyde veya daha yüksek olduğunu ifade etmiştir. Katılımcılar, ocak değişiminden sonra daha az nefes alma sorunu yaşadıklarını ve günlük yaşamlarının daha az kısıtlandığını bildirmişlerdir.
Ayrıca, katılımcılar arasında astım nedeniyle acil servis başvuruları ve hastane yatışlarının %70 oranında azaldığı, astım nedeniyle işe veya okula gidilemeyen günlerin ise yaklaşık %80 oranında düştüğü tespit edilmiştir. Bu durum, elektrikli ocakların sağlık üzerindeki olumlu etkilerini gözler önüne sermektedir.
Elektrikli Ocakların Tercih Sebepleri Nelerdir?
Sehgal, elektrikli indüksiyonlu ocakları tercih ettiklerini, çünkü bu ocakların çok hızlı ısınıp soğuduğunu ve elektrikli rezistanslı ocaklara göre daha güvenli ve temizlenmesinin daha kolay olduğunu belirtmiştir. Ancak, ocak değişiminin astımı tedavi etmediği ve herkes için faydalı olmayabileceği vurgulanmıştır. Astım hastalarının, doktorlarıyla işbirliği içinde çalışmaya devam etmeleri ve reçete edilen ilaçları kullanmaya devam etmeleri gerektiği ifade edilmiştir.
Gazlı ocakların elektrikli ocaklarla değiştirilmesinin maliyetinin herkes için karşılanabilir olmayabileceği, özellikle düşük gelirli topluluklar için önemli bir engel oluşturabileceği de belirtilmiştir. Bununla birlikte, acil servis başvuruları ve hastane yatışlarının azalmasından kaynaklanabilecek maliyet tasarrufları göz önüne alındığında, hükümetlerin veya sağlık sigortası kuruluşlarının bu değişimin maliyetini sübvanse etmesinin mantıklı olabileceği ifade edilmiştir.
Çalışma, astımı yeterince kontrol altında olmayan 85 katılımcıyı kapsamaktadır. Proje, Aralık 2024'te ABD Çevre Koruma Ajansı'nın Community Change Grants Programı aracılığıyla üç yıllık finansman almaya hak kazanmıştı. Ancak, Trump yönetimi projeyi erken sonlandırmış ve araştırmacıların Mayıs 2025'ten sonra yeni katılımcı kaydetmesini imkânsız hale getirmiştir.
