Türkiye'nin uzun süredir gündeminde yer alan kayıp vakalarından biri olan Elife Doğrul soruşturmasında, canlı yayında dile getirilen iddialar olay akışını bambaşka bir boyuta taşıdı. Yıllardır aydınlatılamayan dosya kapsamında stüdyoya bağlanan tanığın anlattıkları, cinayet şüphelerini ve olay gecesine dair bilinmeyenleri gün yüzüne çıkardı.
Televizyon programında canlı yayına katılan Muhammed Baycur, 2003 yılında yaşanan olay gecesine dair bildiklerini tüm detaylarıyla paylaştı. O dönemde yaşının küçük olduğunu belirten Baycur, Metin Musacalı ile birlikte gece saatlerinde tancılık bölgesine gittiklerini ve kendisine zorla bir çukur kazdırıldığını iddia etti. Çukurun kazıldığı sırada iki ayak gördüğünü öne süren tanık, cesedin toprağa verilmesine bizzat tanıklık ettiğini söyledi.
Kadın Kıyafetleri ve Fotoğraflar Ateşe Verildi
İddialarını sürdüren Baycur, Söke'deki huzurevinin arka kısmında yer alan kuru dere yatağına gittiklerini de anlattı. Metin Musacalı'nın talimatıyla arabadaki valizi dereye indirdiğini belirten tanık, valizin içinden kadın iç çamaşırları ve kıyafetler çıktığını ifade etti. Söz konusu kıyafetlerin yanı sıra birtakım fotoğrafların da yakılarak delillerin yok edilmeye çalışıldığı öne sürüldü.
Olayın yaşandığı dönemde 24 yaşında olan ve iki çocuk dünyaya getiren Elife Doğrul'un kızı Hülya Yıldız ile eşi Mehmet Yıldız da yıllardır yanıt aranan soruların çözülmesi için stüdyoda yer aldı. Genç kadının anlatımlarına göre annesi, eski eşinden ayrıldıktan sonra Mersin'in Silifke ilçesine taşınmış ancak belirli aralıklarla Söke'ye gelerek kendisini ziyaret etmeyi sürdürmüştü.
Metin Musacalı Suçlamaları Kesin Bir Dille Reddetti
Tanık Muhammed Baycur'un yönelttiği ağır suçlamalara yanıt veren Metin Musacalı ise kendisine kumpas kurulduğunu savundu. Geçmişte aralarında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle Baycur'un kendisine kin güttüğünü iddia eden Musacalı, tüm iddiaların asılsız ve iftira niteliğinde olduğunu belirterek suçlamaları reddetti.
Programda ayrıca genç kadının kaybolmasının ardından hayatta olduğu izlenimini yaratmak için bazı telefon aramaları yapıldığı da konuşuldu. Öte yandan ailenin merhum büyüklerinin, Talip Musacalı'ya polise doğru ifade vermemesi için açık senetlerle baskı yaptığı iddiaları da dosyaya girdi. Adli makamlar tarafından titizlikle yürütülen tahkikat çok yönlü olarak sürdürülüyor.
(Kaynak ve Görsel: A Haber)
