Türk edebiyatının dikkat çeken kalemlerinden biri olan Emrah Serbes, 27 Ocak 1981 tarihinde Yalova’da doğdu. Üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde tamamlayan Serbes, Tiyatro Teorisi ve Tarihi Anabilim Dalı'ndan mezun oldu. Akademik geçmişi ve edebi yönü, eserlerinde sahneleme, anlatım gücü ve dramatik yapı açısından kendisini hissettirdi.
Basın, Dergi ve Eleştirmenlik Çalışmaları
Serbes’in edebi üretimleri yalnızca roman ve öyküyle sınırlı kalmadı. BirGün gazetesi için zaman zaman röportajlar gerçekleştirdi; Radikal 2 için tiyatro eleştirileri kaleme aldı. Ayrıca Hayvan dergisinin Ankara temsilciliğini üstlendi. Bu dergide, felsefeci Ahmet İnam ve psikiyatrist Cengiz Güleç ile gerçekleştirdiği sohbetleri daha sonra kitaplaştırarak, “Şen Profesörler: Metaforla Saadet Olmaz” adlı çalışmasını 2006 yılında Say Yayınları aracılığıyla yayımladı.
Edebi Eserleri ve Romanları
Emrah Serbes, edebiyat dünyasında özellikle polisiyeye olan katkıları ile bilinir. İlk romanı "Her Temas İz Bırakır", 2006 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Bu eser, yurt dışında da ilgi gördü ve Almanca'ya çevrildi. İkinci romanı “Son Hafriyat” ise 2008 yılında yayımlandı ve aynı karakterler üzerinden devam eden bir polisiye kurgu sundu.
2009 yılında ilk öykü kitabı olan “Erken Kaybedenler”, farklı sosyal sınıflardan karakterlerin duygusal ve bireysel çöküşlerini hikâye etti. 2012 yılında yayımlanan “Hikâyem Paramparça”, yazarın aforizmalar ve hayata dair kısa notlarını içerdi. 2014 yılında ise “Deliduman” isimli romanı ile gençlik sorunları, toplumsal baskılar ve bireysel başkaldırı temalarını işledi.
Dizi ve Film Senaristliği
Serbes’in adı, televizyon izleyicileri tarafından özellikle “Behzat Ç.” dizisiyle özdeşleşti. Popüler polisiye dizinin 10 bölümünde senarist olarak görev aldı. Ayrıca 2011 yılında vizyona giren “Behzat Ç. Seni Kalbime Gömdüm” adlı sinema filminin senaryosunu da yazdı.

Emrah Serbes’in Eserleri
Her Temas İz Bırakır (Roman, 2006)
Son Hafriyat (Roman, 2008)
Erken Kaybedenler (Öykü, 2009)
Hikâyem Paramparça (Deneme/Aforizma, 2012)
Deliduman (Roman, 2014)
Şen Profesörler: Metaforla Saadet Olmaz (Söyleşi, 2006)
Trafik Kazası ve Sonrası: Üç Kişilik Aile Hayatını Kaybetti
22 Eylül 2017 tarihinde Emrah Serbes, İzmir’in Torbalı ilçesinde trafik kazasına karıştı. Aşırı hız yaptığı belirtilen Serbes, direksiyon hâkimiyetini kaybederek önünde seyreden bir araca arkadan çarptı. Kazada Ayhan Özçelik, Nilgün Özçelik ve 13 yaşındaki kızları Zeynep Özçelik hayatını kaybetti.
Kazanın ardından kamuoyunda büyük yankı uyandıran gelişmeler yaşandı. Olay sonrası Serbes, suçu yan koltukta bulunan arkadaşının üstlenmesini sağladı. Ancak bir hafta sonra, sosyal medya üzerinden yayımladığı bir mektupla aracı kendisinin kullandığını itiraf etti. Bu gelişme, hem kamuoyunda hem de yargı sürecinde önemli bir dönüm noktası oldu.

Mahkeme Süreci ve Verilen Ceza
Emrah Serbes hakkında, üç kişinin ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle dava açıldı. Yargılama sonucunda, mahkeme tarafından 13 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak cezanın infaz sürecinde yaşanan gelişmeler, kamuoyunda tartışmalara neden oldu.
Serbes, 2017 yılında cezaevine girdi; ancak yalnızca 4 yıl cezaevinde kaldıktan sonra, 2021 yılında tahliye edildi. Bu tahliye, üç kişinin yaşamını kaybettiği bir kazanın ardından verilen cezanın kısa sürede infaz edilmesi nedeniyle, geniş kesimler tarafından eleştirildi.
Emrah Serbes’in trafik kazası sonrası yargı süreci, hem yazarın kariyerinde hem de Türkiye kamuoyunda uzun süre gündemde kaldı. Özellikle adalet sistemi, ceza süreleri ve etik sorumluluk gibi konular yeniden tartışmaya açıldı. Serbes’in edebi kariyeri ile yaşadığı hukuki süreç, kamuoyunda iki ayrı başlık altında değerlendirilirken, yaşanan trajik kaza ve kayıplar, aileler ve toplum üzerinde derin etkiler bıraktı.
