Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu Toplantısı'na katıldı.
kadına yönelik şiddette cezalar artırıldı
Toplantının açılışında konuşan Bakan Gürlek, kurumlar arası işbirliğini güçlendirmek ve gelecek dönem adımlarını istişare etmek için bir araya geldiklerini belirterek, "Biz tek bir kadının dahi şiddete maruz kalmasını asla kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kadın haklarının anayasal güvence altında olduğunu anımsatan Bakan Gürlek, yasal mevzuatta yapılan sert düzenlemelere dikkat çekti. Gürlek, kadına karşı işlenen suçlarda ceza miktarlarının artırıldığını belirterek, kasten yaralamanın tutuklama nedeni sayıldığını, ısrarlı takibin müstakil suç kapsamına alındığını ve bu suçlarda "iyi hal" indiriminin kaldırıldığını ifade etti.
Yargı sürecinde kadınların adalete erişimini kolaylaştırdıklarını vurgulayan Gürlek, ısrarlı takip, kasten yaralama ve işkence mağdurlarına talepleri halinde baro tarafından ücretsiz avukat görevlendirildiğini, ayrıca 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması adına her adliyede tedbir mahkemelerinin belirlendiğini bildirdi.
'2 milyon 537 binden fazla kişiye psikososyal destek sağlandı'
Başsavcılıklar bünyesindeki aile içi ve kadına yönelik şiddet suçları soruşturma bürolarının 81 ilde 303 adliyede faaliyet gösterdiğini açıklayan Adalet Bakanı Gürlek, adli süreçteki kurumsal destek verilerini şu şekilde paylaştı:
Mağdurların örselenmesini önlemek amacıyla 81 ilde 167 adliyede kurulan toplam 176 adli görüşme odasında, bugüne kadar 173 binden fazla ifade ve beyan alındı. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri: 81 ilde sayısı 180'e ulaştırılan müdürlükler aracılığıyla bugüne kadar toplam 2 milyon 537 binden fazla kişiye psikososyal destek sağlandı.
'adalet kapısı sizlere her daim açıktır'
Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi doğrultusunda adalet sistemindeki uygulamaları daha da geliştireceklerini belirten Bakan Gürlek, "Önümüzdeki dönemde de aile içi ve kadına yönelik şiddet suçları soruşturma bürolarını daha da yaygınlaştıracağız. Bu bürolarda görev yapan Cumhuriyet savcılarımızın uzmanlaşmasını güçlendireceğiz" dedi. Şiddetle mücadelenin yalnızca yasal düzenlemelerle sınırlı kalmaması gerektiğini, topyekûn bir kararlılık gerektirdiğini ifade eden Gürlek, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Kadına yönelik şiddetle mücadele yalnızca yasal düzenlemelerle değil, güçlü kurumlar arası işbirliği, etkin uygulama, hızlı mücadele ve toplumsal farkındalıkla ancak başarıya ulaşacaktır. Bu nedenle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız ile ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Şiddet mağduru kadınlara bir kez daha ifade etmek isterim ki adalet kapısı sizlere her daim açıktır.”
'erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz'
Şiddetle mücadelede yeni kurumsal adımları ve çarpıcı saha verilerini paylaşan Bakan Göktaş, yeni bir daire başkanlığının kurulacağını müjdeledi. Toplantıda yaptığı konuşmada şiddetle mücadelenin tek bir kurumun çabasıyla yürütülemeyeceğini, adalet, sağlık, emniyet ve sosyal hizmetlerin ortak haraket etmesi gerektiğini vurgulayan Bakan Göktaş, "Riski önceden gören, başvuruyu hızla alan, kadını güvenli alana ulaştıran bir sistemle çalışıyoruz. Bugün Türkiye'nin bu alandaki en önemli gücü budur" ifadelerini kullandı.
Son 24 yılda "sıfır tolerans" ilkesiyle hareket edilerek 6284 sayılı Kanun, ŞÖNİM'ler, KADES ve elektronik kelepçe gibi güçlü mekanizmalar kurulduğunu hatırlatan Göktaş, kurumsal kapasiteyi daha da büyütecek yeni adımı şu sözlerle duyurdu:
“Bugün sahip olduğumuz bu birikimi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Şiddetsiz yaşam ve saygı kültürü temelinde 5'inci Ulusal Eylem Planı doğrultusunda kurumsal kapasitemizi daha da güçlendiriyoruz. Bu amaç doğrultusunda 'Koruyucu ve Önleyici Hizmetler Daire Başkanlığı'mızı kuruyoruz. Böylece erken müdahale ve önleme mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz.”
fiziksel şiddete maruz kalma oranının yüzde 12,8
Bakan Göktaş, bakanlığın politikalara yön veren "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması"nın 10 yıllık aranın ardından yeniden gerçekleştirildiğini açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre 15-59 yaş aralığındaki kadınların hayatlarının herhangi bir döneminde fiziksel şiddete maruz kalma oranının yüzde 12,8 olduğunu belirten Göktaş, şöyle devam etti:
“Araştırmadaki psikolojik, ekonomik ve dijital şiddet, ısrarlı takip gibi yeni risk alanları, mücadele politikalarımızın kapsamını sürekli güncellememiz gerektiğini gösteriyor. Tam da bu noktadan hareketle 5'inci Ulusal Eylem Planımızı yeni risklere karşı daha güçlü bir mücadele zemini olarak hazırladık. Şiddet işaretlerinin erken fark edilmesini önemsiyoruz ve 'İşareti Fark Et' yaklaşımıyla toplumsal duyarlılığı artırmayı hedefliyoruz.”
'81 ilde 14 bin 841 personele eğitim verildi'
Şiddet uygulayan bireylerin davranış kalıplarını dönüştürmenin de mücadelenin hayati bir parçası olduğunu söyleyen Göktaş, faillerin büyük bir kısmının çocukluğunda şiddete tanıklık ettiğini aktardı. Bu kapsamda geliştirilen yeni rehabilite modeline değinen Göktaş, şunları kaydetti:
“Öfke kontrolü, empati, sağlıksız iletişim biçimleri ve öğrenilmiş davranış kalıpları gibi durumların öne çıkan temel risk başlıkları olduğunu tespit ettik. Bu tespitler doğrultusunda failin risk durumuna göre özelleştirilen müdahaleleri içeren modelimizi en kısa sürede 81 ilimizde uygulamaya koyacağız. Şiddet uygulayanlara yönelik çalışmalar, cezai süreçlerin alternatifi asla değildir. Bu çalışmalar, şiddetin tekrarını önlemeyi hedefleyen tamamlayıcı ve önleyici bir politika aracıdır.”
Bakan Göktaş ayrıca, hayata geçirilen "Sosyal Risk Haritası" projesi kapsamında 81 ilde 14 bin 841 personele eğitim verildiğini ve ekiplerin yüksek riskli haneleri tespit etmek için sahada yüz yüze görüşmelere başladığını bildirdi.
'Amacımız tek bir vakayı bile önlemek'
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin siyaset üstü bir insan hakları mücadelesi olduğunu söyleyen Göktaş, kadın ile aileyi karşı karşıya getiren söylemleri kesinlikle kabul etmediklerini belirtti. Meclis gündeminde olan aile hukuku ve yoksulluk nafakası tartışmalarına da değinen Bakan Göktaş, konuşmasını şu uyarı ve mesajlarla tamamladı:
“Yoksulluk nafakası başta olmak üzere bu alandaki konular çocuk refahını, ailenin korunmasını, kadın haklarını, toplumu ve nüfus politikalarını doğrudan etkileyen çok boyutlu meselelerdir. Bu nedenle aile hukukunda atılacak her adımın, söz konusu alanların tamamını gözeten bir yaklaşımla ele alınması büyük önem taşımaktadır. Bu düzenlemenin, kadınları koruyan, çocukların üstün yararını esas alan, aileyi ve toplumun adalet duygusunu güçlendiren bir çerçevede ele alınmasını bekliyoruz. Amacımız tek bir vakayı bile önlemek.”
'her görevi kararlılıkla yerine getireceğiz'
Şiddete karşı "sıfır tolerans" vurgusu yapan Bakan Çiftçi, KADES, elektronik kelepçe ve eğitim faaliyetlerine ilişkin çok önemli güncel veriler paylaştı.
Kadına yönelik şiddetle mücadelenin devlet sorumluluğu olduğunu belirten Çiftçi, "Kadına yönelen her türlü şiddet, insan haysiyetini zedeleyen, aile yapısını sarsan, toplumsal vicdanı yaralayan ağır bir ihlaldir. Biz bu meseleye hukukla, vicdanla, merhametle ve devlet sorumluluğuyla yaklaşıyoruz" dedi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun merkezinde huzurlu bir aile ve insan onurunun olduğunu söyleyen Çiftçi, "Bakanlığımız açısından önceliğimiz son derece nettir, riski erken görmek, mağdura hızlı ulaşmak, koruyucu ve önleyici tedbirleri etkin biçimde uygulamak, şiddeti besleyen zemini ortadan kaldırmak ve kurumlar arası işbirliğini daha güçlü hale getirmek" ifadelerini kullandı.
Bakan Çiftçi, Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES) ve HAYAT 112 Acil mobil ihbar uygulamasının önemine dikkat çekerek akıllı saat üzerinden de tek tuşla ihbar yapılabildiğini anımsattı. Çiftçi, KADES'e ait güncel verileri şu sözlerle paylaştı:
“1 Haziran 2026 itibarıyla KADES, 9 milyon 713 bin 686 kişi tarafından indirilmiş, uygulama üzerinden 2 milyon 117 bin 98 ihbar alınmıştır. Bu veriler teknolojiyi insan hayatını koruma amacıyla güçlü bir güvenlik mekanizması olarak kullandığımızı da göstermektedir.” Yüksek riskli vakaların anlık takibi için kurulan elektronik izleme altyapısının genişletildiğini belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, merkeze ilişkin şu istatistikleri aktardı:
“2026 yılı itibarıyla elektronik izleme merkezimizin kapasitesi 2 bin aktif vaka izleme seviyesine çıkarılmış, 64 izleme ünitesiyle hizmet verilmeye başlanmıştır. 1 Haziran 2026 itibarıyla 1596 vaka aktif olarak takip edilmekte, bugüne kadar toplam 10 bin 808 vaka izlenmiş bulunmaktadır.”
Emniyet ve Jandarma bünyesinde 1175 aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele birimi bulunduğunu ve buralarda 20 binden fazla kolluk personelinin çalıştığını açıklayan Çiftçi, yürütülen geniş çaplı eğitim seferberliğinin bilançosunu açıkladı:
"2020-2026 yılları arasında 1 milyon 367 bin kolluk personeline, 553 bin özel güvenlik görevlisine, 243 bin 500 er/erbaşa ve 2 bin 127 mülki idare amirine şiddetle mücadele eğitimi verildi. "Kadına El Kalkamaz" kampanyası kapsamında 2022-2026 yılları arasında 42 milyon 763 bin 516 erkeğe bilgilendirme ve farkındalık faaliyeti gerçekleştirildi.
Mücadelenin sadece kolluk tedbirleriyle değil toplumsal bilinçle kazanılacağını ifade eden Bakan Çiftçi, konuşmasını şu kararlılık mesajıyla tamamladı:
“Bir kadının can güvenliği, bir ailenin huzuru, bir çocuğun geleceği için üzerimize düşen her görevi kararlılıkla yerine getireceğiz."
Kaynak: AA
