"Haberin İşçisi"
İstanbul
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,2863 %0.03
53,7442 %0.33
6.475,67 % 3,16
3.103.439 %4.702
İşçi Haber Gündem Evde saç boyası kullanımında toksik kimyasalların tespiti neden önemli?

Evde saç boyası kullanımında toksik kimyasalların tespiti neden önemli?

ABD'de yapılan bir araştırma, evde saç boyama ürünlerinde zararlı kimyasalların varlığını ortaya koydu.

Okunma Süresi: 3 dk

ABD'de Consumer Reports isimli denetleme kurumu tarafından gerçekleştirilen bir inceleme, evde saç boyama ürünlerinde tehlikeli kimyasalların tespit edildiğini ortaya koydu. Araştırmada, ülkede en çok satan 20'den fazla saç boyası test edildi ve bu ürünlerin tamamında çeşitli zararlı bileşenlerin bulunduğu belirlendi. Özellikle bu ürünler arasında kanserojen maddeler de yer almakta.

Hangi Kimyasallar Tespit Edildi?

Consumer Reports'tan Oriene Shin, günlük yaşamda zararlı kimyasallara yer olmaması gerektiğini vurguladı. Yetişkinlerin beyazlarını kapatmak için kullandığı boyalarda ve çocukların kullandığı boyalarda da zararlı bileşenlerin bulunduğu ifade edildi. Araştırmacılar, ciltte tahrişin saç boyası kullanıcıları arasında en yaygın şikayetlerden biri olduğunu belirtti. Kızarıklık, kaşıntı ve yanma hissi gibi belirtiler sıkça yaşanmakta.

Uzman Görüşleri

Columbia Üniversitesi'nde epidemiyoloji doçenti olan Dr. Adana Llanos, kalıcı saç boyalarındaki bazı bileşiklerin saç telinin derinliklerine nüfuz edecek şekilde tasarlandığını ve bu kimyasalların vücuda girdikten sonra DNA hasarına, iltihaplanmaya veya hormon bozukluğuna katkıda bulunabileceğini ifade etti. Araştırma için Consumer Reports, ülke genelinde çevrimiçi ve mağazalarda satılan 21 kutu saç boyası ve iki geçici saç tebeşiri ürününü test için üçüncü taraf bir laboratuvara gönderdi.

Uçucu Organik Bileşikler ve Sağlık Etkileri

Araştırmacılar, test edilen ürünlerde ftalatlar, ağır metaller ve uçucu organik bileşikler (VOC'ler) aradı. Bu kimyasalların havaya kolayca buharlaşarak solunabileceği biliniyor. Bazı VOC'lere kısa süreli maruz kalma baş ağrısı, mide bulantısı ve göz, burun ve boğazda tahrişe neden olabiliyor. Uzun vadede ise karaciğer, böbrekler ve merkezi sinir sisteminde hasara yol açabileceği belirtiliyor.

Ürün Güvenliği ve Şirket Açıklamaları

Consumer Reports'un ürün güvenliği direktörü Ashita Kapoor, yaptıkları testlerde bazı saç boyalarının özellikle evde sık sık saç boyayan kişiler için ciddi endişe yaratacak düzeyde yüksek VOC saldığını tespit ettiklerini ifade etti. Test edilen ürünler arasında L'Oréal Paris Féria Downtown Brown en yüksek diklorometan seviyesine sahipken, Revlon ColorSilk koyu kahverengi boyalarının iki versiyonu ise ikinci ve üçüncü sırada yer aldı. Revlon'un bir sözcüsü, ürünlerinin güvenliğinin arkasında durduklarını belirtti ve kalite standartlarının iyi belirlendiğini vurguladı.

Diğer Endişe Verici Kimyasallar

Rapor, diklorometanla sınırlı kalmayarak birçok üründe potansiyel olarak endişe verici başka kimyasal maddelerin de tespit edildiğini ortaya koydu. Altı üründe solunum yolu tahrişi ve sinir sistemi toksisitesiyle ilişkilendirilen bir çözücü olan toluen bulundu. Dört üründe ise kalp hastalığı ve insülin direncinden üreme sorunlarına kadar birçok sağlık problemiyle ilişkilendirilen bir ftalat olan DEHP tespit edildi. En dikkat çekici bulgulardan biri, çocuklar için pazarlanan bir saç ürününde kemik iliği kanseriyle ilişkilendirilen benzenin bulunması oldu.

Olumlu Gelişmeler

Araştırmada, 23 üründen 15'inde Consumer Reports tarafından test edilen beş ağır metalin hiçbirinin tespit edilebilir düzeyde olmadığı görüldü. Bu durum, bazı ürünlerin daha güvenli olabileceğine dair umut verici bir bulgu olarak değerlendirilebilir.